“Din bir imtihan / sınavdır. Bir tecrübedir. Yüce ruhları; alçak ve kötü ruhlardan ayırır. Akla kapı açar. İrade, seçme ve tercih etmeyi, kulun elinden almaz.
Sahabe devrinde İsrailoğulları / Yahudiler ve Hristiyan âlimlerin çoğu İslâmiyete girdiler. Eski malûmatları da, onlarla beraber Müslüman oldu. Bazı gerçeklere zıt olan yalanları; geçmişteki eski bilgileri, İslâmiyetin malı sanıldı.
Hadis rivayet edenlerin bazı sözleri, ya da onlardan çıkardıkları mânalar; hadis metni olarak anlaşılıyordu. Halbuki, insan hatadan boş olmadığı için, gerçeğe aykırı bâzı çıkarım ve sözleri hadis zannedilerek, onların zayıflığına hükmedilmiş.
Bâzı keşif ehli velîlerin ilhamlarıyla gelen bâzı mâna ve anlamlar, hadis telâkkî edilmiş / hadis sanılmış. Oysa, evliya ilhamları hatâlı olabilir. İşte bu çeşitten, bir kısmı gerçeğe aykırı çıkabilir.
Nitekim, halk arasında meşhur olmuş bâzı hikâyeler vardır ki, atasözleri hükmüne geçmiştir. Asıl mânasına bakılmaz, ne maksat için ileri sürülür, ona bakılır. İşte bu çeşitten halk arasında bilinen bâzı kıssa ve hikâyeler; irşadî bir maksat için, örnek olarak zikredilmiştir. Bu çeşit mes’elelerin hakîkî mânasında kusur varsa; örf, görenek ve geliş yollarından kaynaklanır.
Pek çok teşbih / benzetme ve temsiller bulunuyor ki, zamanla veya ilmin elinden cehlin eline geçmesiyle, maddî hakîkat olarak kabul ediliyor.”
x
“Dinler, başka bir ifadeyle vahiy, insan içindir.
Hayat denen gerçeğin, kullanım kılavuzudur.
Hayat ise dinamiktir, değişkendir.
Dolayısıyla insanoğluna düşen; vahiy projeksiyonuyla sürekli dinamik olan hayatı izlemek,
Hayatını bu ışık altında yaşamaktır.”
x
“Kur’an, dünya hayatında ve ölümden sonraki hayatta, insanın mutluluğunu sağlayacak evrensel prensipleri sunan, içerisine insan eli karışmamış, dünyanın her bucağında konuşulmaya başlanmış en son İlahî dînin, mukaddes / kutsal kitabıdır.”
x
“Kur’an’da, insanların dikkatini çekmek için evrenin yaratılışına, insanın anatomisine, tabiatta cereyan eden kanunlara ve nihayet tarihte yaşamış çok eski ulusların uğradığı ibret verici İlahî cezalara işaret eden, çok sayıda âyet vardır.”
x
“Okumak, anlamak içindir.”
x
“Kurân-ı Kerîm’in tetkik edilmesi / incelenmesi netîcesinde, O’nda astronomi, fizik, kimya, biyoloji gibi tabiî ve tarih, sosyoloji, psikoloji ve lengüistik gibi beşerî ilimlere temas eden pek çok işaretlerin bulunduğu görülecektir.
(Çünkü, Kur’ân her gün inmekte, her zamanın problemlerine ışık tutmaktadır.
Çünkü ezelî ve ebedî’dir.
Sonsuz geçmişi anlamamızı sağlar.
Sonsuz geleceği aydınlatır.
Bu tesbîte Hz. Âdem dahil olduğu gibi, Kıyamet’ten önce var edilecek son insan da dahildir.)
Böyle İlahî bir kitabın;
Belli bir çağa, belli bir kültür ve bilgi birikimine bağlanması
Ve geçmişte yapılan yorumlarla gelmiş ve gelecek bütün nesillerin ihtiyaçlarının karşılanması
Mümkün olmadığı gibi,
Bütün bu nesillerin
Bunun gibi Kur’ân tefsirleriyle tatmin olmalarının beklenmesi de
Doğru olmayacaktır.”


