23.8 C
Kocaeli
Perşembe, Ağustos 13, 2026
Ana SayfaGüncelPKK’ya Af Yasası ve Sonrası

PKK’ya Af Yasası ve Sonrası

TBMM’de kabul edilen “Çerçeve Yasa” veya “PKK’ya Af Yasasını” PKK/DEM kanadı “kök yasa” olarak nitelendiriyor. Bunu takip edecek yasal ve anayasal değişikliklerle kökten, gövde ve dallar çıkarmaya çalışacaklar.

Devlet Bahçeli ve İktidar kanadı “Terörsüz Türkiye” projesinin maksadını “Terörün jeopolitik bir müdahale aracı olarak Türkiye aleyhine kullanılmasını engellemek” olarak açıklıyor.“PKK’nın silahlı bir aktör olarak varlığına son vererek, Türkiye’nin terörle bağlantılı güvenlik risklerini sıfırlamak. Örgütü uluslararası güçlerin (ABD/İsrail) kontrolünden çıkarıp etkisizleştirmek” isteği ifade ediliyor.

Niyet bu olabilir ama “çerçeve yasa” ve sonrasında yapılacaklar bu niyete mi hizmet edecek, Türkiye’yi kaos ve parçalanmaya mı sürükleyecek? Bu sorunun cevabını bulmalıyız.

Bizim gibi projeye karşı çıkanlar ise, söz konusu yasal düzenlemelerin, bölgesel bir projenin (4 parçalı Kürdistan) parçası olduğu ve Türkiye’nin üniter yapısını hedef aldığı düşüncesindeyiz. Yapılanın örgütün terör yoluyla elde edemediği amaçlarına müzakerelerle kavuşması anlamına geldiğini, bunun “silahlı örgütün tasfiyesi” değil, “siyasal dönüşüm” (bölünme/ federasyon/ Lübnanlaşma) süreci olduğunu savunuyoruz.

PKK’nın sadece sembolik adımlar atacağı (bazı mağaraları boşaltma vb) ancak profesyonel ordu yapılanmasının Suriye’de, Irak’ta, İran’da varlığını sürdüreceği endişesini taşıyoruz.

Cezaevlerinden çıkacak kadroların, bir iç tehdit oluşturabileceği ve bu durumun toplumsal/ siyasi dengeleri bozacağını düşünüyoruz.

Yasa sonrası, PKK’nın terör listelerinden çıkarılması ile küresel çapta meşruiyet kazanması sağlanacaktır. ABD’nin bu yapıyı bir “Kara Gücü” olarak kullanma ihtimalinin büyük olduğunu görüyoruz. Bahçeli’nin beklentisinin tam tersine PKK’nın ABD güdümünde meşru bir silahlı güç haline geleceğini, sonuçta Türkiye’nin federatif bir yapıya zorlanacağını öngörüyoruz.

ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın daha önce ifade ettiği, “4 parçalı Kürdistan” ve “Laik Türkiye Cumhuriyeti” yerine “Osmanlı modeli” tavsiyesi hatırdan çıkarılmamalıdır.

Bu teze götürecek ilk adım “çerçeve yasa” ile atıldı.

PKK/DEM ve iktidar kanadının açıklamalarından, ikinci etapta yeni anayasa ile Türkiye’yi üniter-milli devlet olmaktan çıkaran, “Türk- Kürt- Arap federasyonu” tasarımına sıra geleceği anlaşılmaktadır.

******************************

Af Yasası Uygulanacak Mı?

“Çerçeve yasa” hemen uygulamaya geçemeyecek. Kanunda örgütün tanımı ve yasanın uygulama şartları açıklanmış:

“Bu Kanunda geçen; Örgüt: PKK/KCK terör örgütünü ve bağlı bütün oluşumlarını ifade eder” diye tanımlanmış.

Sonra MADDE 3- Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla” örgüt üyelerinin soruşturma ve kovuşturmaların erteleneceği yazıyor.

Yani af yasasının uygulanabilmesi için PKK/KCK ve bağlı bütün oluşumlarının fiili varlığı sona erecek, her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiği güvenlik kurumlarınca tespit edilecek. Bu da yetmiyor bu tespit MGK tarafından teyit edilmiş olacak.

ABD 2026 bütçesinde PKK-YPG’ye 130 milyon dolar yardım fonu ayırmış. KCK yapılanmasının İran’daki kolu PJAK’a çok ciddi silah verildiğini Trump açıklamıştı. Feshedilecek bir örgüte ABD bu yardımları yapar mı?

Kaldı ki kendi ülkemiz dışındaki bu oluşumların silah, mühimmat envanterini tam olarak bildiğimiz söylenemiyor. Göstermelik “keleş kebabı” sahnelerini devletimiz yeterli bulacak mı?

Burada son karar Cumhurbaşkanı Erdoğan’da. Güvenlik bürokrasisini de MGK üyelerini de atayan O.

Kanunun bu açık emrine rağmen gerçek bir fesih olmaz ve silahlar teslim edilmezse, “Habur sınır Mahkemelerinin” yargılaması gibi yapılır mı? “Yeter ki süreç zarar görmesin” diye af hükümleri uygulanır mı?

Kanuna bu sigortayı koyan iradenin böyle yapmaması gerekir.

******************************

Projeden Dönüş İhtimali

Acaba Erdoğan ve Bahçeli “Seçime kadar bu maddeye dayalı olarak oyalama yapar, Erdoğan’ın seçilmesi sağlandıktan sonra ‘gerekli şartlar yerine getirilmedi, aldatıldık’ diyerek Terörsüz Türkiye projesinden vazgeçerler mi?”

Eğer bu işin dış ayağı olmasa idi böyle düşünebilirdik. “İhanet yasası” denilen bir yasa çıkarma riskini iktidarını devam ettirmek için göze almışlardır. Birinci Çözüm Sürecinde olduğu gibi bir geri dönüş planlanmış olabilir diyebilirdik.

Ama bu konularda ABD talepleri belli. Trump’ın “Ondan istediğim her şeyi yaptı” dediği Erdoğan’ın, “diğer ülkelerden çok daha sadık bir müttefik” olarak nitelendirdiği Türkiye’nin ABD planları çerçevesinden çıkmasını istemeyecektir.

“Brunson vakası”, İsveç’in NATO üyeliği, Kaşıkçı cinayeti, Suudi Arabistan, Rusya, BAE ve Mısır’la ilişkilerdeki savrulmalar gibi tarihi örnekler, Türkiye’nin karar vericilerinin baskı anındaki “esneklik” kapasitesini anlamak için kritik birer ölçüt sayılabilir.

Türkiye’yi yönetenlerin uluslararası aktörlerle (Özellikle ABD/Trump yönetimi) kurduğu ilişki biçimi, milli güvenlik meselelerini siyasi beka pazarlığına dönüştürme potansiyeline sahiptir.

Eğer “Çerçeve Yasa” bir güvenlik projesi değilse, süreç dış baskı (Trump’ın tehditleri veya ABD’nin “4 parçalı Kürdistan” stratejisi etkisi) ile yürütülüyorsa, “PKK’ya af yasası”nın uygulanmasından kaçınmak kolay olmayacaktır.

******************************

Siyasal İslamcılara Yeni Osmanlıcılık Oltası

İktidar içinde güçlü bir “siyasal İslamcı” kanat var. Bunları “Yeni Osmanlıcılık” oltasıyla avlamak kolay olabilir. ABD, Siyasal İslam’ın “ümmet” vurgusu ile Kürt coğrafyasındaki demografik/kültürel yakınlığı kullanma arzusunu, stratejik bir “olta” olarak kullanabilir.

Bölgeyi yeniden tasarlayan küresel aktörler için, yerel karar vericilerin ‘İmparatorluk hayalleri’ en verimli yakıtı sağlar. Büyük Kürdistan projesi, yerel liderlere ‘Yeni Osmanlı’ vizyonu olarak ambalajlanıp sunulurken, üniter devletin temelleri sessizce aşındırılır.

“Yeni Osmanlıcı” perspektif, sınırların ötesinde bir nüfuz alanı yaratma (bölge liderliği) hayali kurarken, aslında bölgenin (ABD/İsrail eliyle) yeniden dizayn edilme sürecinin bir “taşeronu” durumuna düşebilir.

İktidarın, “terörsüz Türkiye” hedefiyle başlayan süreci, bir noktada “Ortadoğu’da Kürtlerle genişleme” veya “Büyük Kürdistan projesine eklemlenmiş bir bölge gücü olma” illüzyonuna kurban edip etmeyeceğini tam olarak öngöremiyorum.

Bu yüzden çok endişeliyim.

Ruhittin sönmez
Ruhittin sönmez
Ruhittin Sönmez 1956 Bucak/ Burdur doğumludur. 1980’den itibaren Kocaeli’de yaşamaktadır. EĞİTİM: İlkokul, orta okul ve lise eğitimlerini Bucak’ta yaptı. 1973’te İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi - Kimya Yüksek Mühendisliğinden ve 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. İŞ HAYATI: 1978-1980 Akyazı/Sakarya Yonca Süt Fabrikası İşletme ve Laboratuvar Şefi 1980-1995 Petkim A.Ş. Yarımca Kompleksi (İşletme Mühendisi, İşletme Şefi, Başmühendis.) 1995-2001 Satış Müdür Muavini 2001’de 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kauçuk Ürünleri Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı. 2001-2004 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdür Yrd. 2004 - 01.02.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdürü. 01.02.2007 - 30.09.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi İnsan Kaynakları Müdürü. 01.01.2008 - 30.10.2008 Yantaş Yavuzlar Plastik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı. 03.03.2010’den itibaren Serbest Avukat 2018’den itibaren Arabulucu Sosyal Faaliyetler: Yaklaşık 16 yıl Türk Sanat Müziği korolarında korist olarak çalıştı. (İstanbul Üniversitesi Korosu, Kubbealtı Musiki Cemiyeti ve Tüpraş Türk Sanat Müziği Grubu) 250 Mühendis üyesi bulunan Petkim Mühendisler Derneği'nde 4 yıl başkanlık yaptı. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nda Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi ve 7 yıl Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptı. 2001-2002 yıllarında Kocaeli TV' de "Geniş Açı" adlı siyasi, sosyal, kültürel tartışmaların yapıldığı programın yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Ocak 2023’ten itibaren aynı programı noktaTV’de devam ettirmektedir. Halen Kocaeli Gazetesinde haftada 2 gün köşe yazısı yayınlanmaktadır. Bu yazıların tamamı kocaeliaydinlarocagi.org.tr sitesinde yer almaktadır.

Seçtiklerimiz

spot_img