2020’nin Yaprakları Dökülürken

32

                      Sonbaharların bir özelliği ilkbaharın yeşillendirdiği bitkilerin
sararması, ağaçların yapraklarının sararıp dökülmesidir. Bu,  yeşilin tabiata verdiği neşe ve coşkunun yerine
hüzne dönüşmesine sebep olur. Şu günlerimizdeki hüznümüzü,  bazı dost ve arkadaşlarımızın kaybı ve buna COVID-19
salgınının kısıtlamalarının eklenmesi ayrıca artırmıştır.

                      Vefatı
ile bizleri üzen isimlerden biri Ali
Koç’tur.
İzmit merkezde ticaretle uğraşan bu hemşerimizi Kocaeli Aydınlar
Ocağı faaliyetlerinden tanırım. Beyefendi tavrı, bulunduğu ortamlardaki yapıcı
yaklaşımları ile çevresine örnek olan bir insandı. Kendisi 70 li yıllarda Adalet
Partisi ve 80 li yıllarda Anavatan Partisi’nde yöneticilik yapmıştır. Şehrimizin
sorunlarının çözümünde gerek sivil toplum kuruluşları gerekse siyasi parti
çalışmaları ile faydalı olma gayretini hep sürdürmüştür. Ocağımızın
faaliyetlerine eşi Nevin hanımla katılırdı. Sohbetlerinde çok iyi yetişmeleri
için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığı çocukları makine mühendisi Murat bey,
elektronik mühendisi İskender bey ve halen Kocaeli Üniversitesi’nde öğretim
görevlisi olan Prof. Nevcihan hanımla gurur duyardı. Kendisini rahmetle anarken
geride kalan eşi ve çocuklarına sağlık ve mutluluklar dilerim. Diğer bir kaybımız
Fevzi Genç’tir.  Kandıra‘nın yetiştirdiği bu güzel insanı İSU
yönetim kurulu üyeliğim sebebiyle tanımıştım. Bölgeye yapılan Namazgâh
Barajının açılışına müteakip muhtar olan yeğeni ve o bölgenin köy muhtarlarının
bir kısmı ile hem teşekkür etmek hem de çözülmesi gereken bazı sorunları dile
getirmek üzere gelmişlerdi. Bu tavrı onun yüksek sorumluk taşıyan samimi ve
öncü bir kişiliği olduğunu göstermekteydi. Gördüğüm kadarı ile Kandıralılar
Derneği toplantıların aranan bir yüzü idi. Bu toplantılara mutlaka getirdiği Kandıra
yoğurdu onun için güzel ve makbul bir hediyeydi. Kasabasına, köyüne, çevresine
faydalı olma gayreti, bu konudaki yüksünmez tavrı onu takdir edilen ve aranan
bir insan yapmıştı. Kendisini Aralığın ilk haftası geçirdiği kalp krizi sonucu
genç sayılacak bir yaşta kaybettik. Sonbahardan kışa girerken bizi hüzne boğan
diğer bir kaybımız Ahmet Erdoğan
olmuştur. 85 li yıllarda kavurma yemeği için Yuvacık’daki küçük lokantası
İzmitliler için aranan ve gidilen bir adresti. Babası Hasan Usta (Cumhurbaşkanımız
Recep Tayyip Erdoğan’ın abisidir) ile birlikte işlettikleri bu lokantayı
1995’te İzmit Sanayi Sitesi dört yola taşımıştı. Bu adresinde kavurma dediğimiz
et yemeği, kuru fasulyesi ve özel yaptırılmış ev yoğurdundan yemek isteyenler
için aranan, gidilen bir adres olmaya devam etmiştir. Etin seçiminden pişirilip
servis edilmesine kadar dikkat eden, işini aşk ile yapan, müşterilerine karşı
beyefendi kişiliğiyle saygı uyandıran Ahmet Erdoğan örnek bir esnaftı. 7-8 yıl
önce yakalandığı kanser hastalığını yenip işinin başına dönmüştü. Fakat
yakalandığı Covit-19 hastalığını maalesef atlatamayarak aramızdan ayrılmıştır. Bu
ve benzeri kayıplar bu sonbaharı bize daha hüzünlü yapmıştır.

           Bir de düşmemeye
çalışan yapraklarımız vardır. Bunlardan birisi Bedri Akçay’dır. Şu anda yoğun bakımdaki covit-19 hastalarındandır.
Kendisi 35 yıl sağlık hizmeti verdiğim Kocaeli Tıbbi Tahlil Laboratuvarımdaki
yardımcılarımdandı. Başta Aydınlar Ocağı olmak üzere sosyal çalışmalarımda hiç
yüksünmeden fedakârca yardımcı olmasını unutamam. Emekli olduktan sonra
fotoğraf merakı O’nu bu alanda sevilen sayılan bir insan yapmıştır. Çektiği
fotoğraflar büyük beğeni alarak bu alanda çalışanların takdir ettiği eserler
arasına girmiştir. Dilerim ki hastalığını atlatıp ortaya koyacağı fotoğraflarla
şehrimizi de tanıtan çalışmalara imza atar.

           Yazımı tüm ölenlerimize rahmet, hastalarımıza
şifa ve 2021 in bu salgının tüm olumsuzlukların bittiği daha iyi bir yıl olarak
geçmesi dua ve dileklerimle bitirirken tüm dost ve okurlarıma saygılarımı,
sevgilerimi sunarım.