Yeni Anayasa ve 1920 Ruhunu Çağırma

33

T.C. tehlikeli bir eşikten döndürülmüştür. Demokratikleşme
diye milli devletimizin yapısı tanınmaz hale getirilebilir; ülkemiz etnik
guruplar kullanılarak çözülebilirdi. Tarihin derinliklerinden gelen Türk
devleti öcü olarak gösterildi; devletsiz, milletsiz, bağımsız fert ütopyası
ortada dolaştırıldı. Terörle hukuk devleti içinde mücadele yerini müzakereye,
Dolmabahçe toplantısına, Oslo görüşmelerine bıraktı. Bir ara Ermeni açılımına
da merak sarmış, açılımlara doyamamıştık. Türkiye-Ermenistan milli maçına
Erivan’a gitmiş, maalesef Asala liderine yakın oturtulmuştuk. Türkiye’de
marjinal bazı bölücü görüşler, sanki çoğunluğun görüşü gibi takdim edilmeye
çalışıldı. Bu marjinal görüşler aslında 15 Temmuz işgal ve darbe teşebbüsüne girişenlerin
görüşlerinden farklı değildi. Yıkım projeleri demokratikleşme diye yutturulmaya
çalışıldı. Aslında hem 15 Temmuza karşı olacaksınız; hem de Türkiye sadece
Türklerin değildir, Türkiye’de başka milletler de vardır diyeceksiniz. Bundan
büyük çelişki olur mu? Türklüğü etnik çağrışım yapıyor diye anayasadan
utanmadan çıkarmaya çalışacaksınız; Türk Dünyası ile ilişkileri nasıl
sürdürecek; onlara ne diyeceksiniz?

            Geçmişte
yeni anayasa tezgâhı bir sivil darbe olarak ülkenin önüne çıkarıldı. Yeni
anayasa çalışmaları ülkenin ihtiyaç duyduğu değişiklerden çok ülkeyi tanınmaz
hale getirici çabalardı. Başdanışmanlığa getirilenleri görünce yarın da bundan
farklı olmayacağı anlaşılmaktadır. Türkiye’de 1453’ün, 1071’in ve 1923’ün
tarihi intikamını alabilmek için fırsat kollayanlar da farklı
düşünmemektedirler. Sağın ve solun içinde bulunup bir tasfiye sürecinin
ittifakı içinde birlikte olanlar yine ortaya düşeceklerdir. Anayasa orta
oyununa geçmiş yıllar itibariyle pek yabancı değiliz.

            1923’e
reddiye çıkaranlar 1920 ruhunu çağırma peşindedirler. Bunlar Milli Mücadele ve
Cumhuriyetle kavgalıdırlar. Bunlar Atatürk’e ve Türk kimliğine Yunan ve Ermeni
terör örgütleri kadar düşmandırlar. Kindar yetiştirilmişlerdir. Onlara göre,
1920’de birleşmişiz ama 1923’te ayrılmışız. Osmanlı’nın son dönemlerinde
Osmanlıcı ve din birliği tezleri üzerine padişah ve şeyhülislamların mesaj ve
gayretleri acaba karşılık bulabildi mi? Osmanlıyı çöküşten kurtarabildi mi? Egemen
bir devlet ortada kalabildi mi? Herhalde son çare olarak zor şartlar altında
Milli Mücadeleye soyunmak mecburiyetinde kalanların, Atatürk gibi sine-i
millete dönenlerin, İngiliz emrindeki sarayla hiçbir şey yapılamayacağını
görenlerin saraya karşı bir darbe veya ihtilal yaptıkları da ileri sürülemez. Ortada
devlet ve otoritesi kalmamış, İngiliz’e sığıntı bir siyasi bakiye ortaya
çıkmıştı. Bu acı ve üzücü ortamdan ülkeyi kurtarmak için ölümü göze alanlar, Anadolu’ya
paraşütle indirilen yabancı sivil ve askerler değildi. Milli Mücadeleyi ithal
bir millet ve kadro yapmadı. Onlar tabi ki Osmanlı kurumlarından yetişen asker
ve sivillerdi. 1299’da kurulan Osmangazi’nin Osmanlısı bu duruma layık değildi.
1299’da Osmanlı’yı kuran irade ne ise; 1923’te Milli Mücadele ile Cumhuriyeti,
yeni Türk Devletini kuran irade de odur. Osmanlı sonrası T.C. ile Türk’ün
tarihi yürüyüşü sürdürülmektedir. Geliniz 1923’ü içimize sindirelim ve 1920
ruhunu çağırma yanlışlarına ve çelişkilerine düşmeyelim. Açık ve samimi olalım.
Milli Mücadeleye karşı olanlar, İngiliz’e bel bağlayanlar ne 1920’de, ne de
1923’te kurtuluş trenine binmediler. 

Önceki İçerikAzerbaycan Millî İlimler Akademisi Üyesi Dr. ELÇİN İBRAHİMLİ ile Geçmişten Günümüze TÜRK DÜNYÂSINDA ALFABE PROBLEMİ Hakkında Konuştuk.
Sonraki İçerikBu Pik Başka Peak
Avatar photo
1944 İstanbul doğumludur. Orta Öğrenimini Maarif Kolejinde, yüksek öğrenimini İktisadî ve İdari Bilimler Yüksek Okul'unda tamamlamıştır. 1967'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne asistan olarak girmiştir. Ord. Prof. Dr. Z.F. Fındıkoğlu'na asistanlık yapmıştır. 1972'de "Bölgelerarası Dengesizlik" teziyle doktor, 1977'de "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" teziyle doçent, 1988'de de profesör olmuştur. 1976 Haziranında yurt dışına araştırma ve inceleme için giden Erkal 6 ay Londra ve Oxford'ta inceleme ve araştırmalar yapmış, Doçentlik hazırlıklarını ikmal etmiştir. 1977 yılında hazırladığı "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" isimli Eğitim Sosyolojisi ve Eğitim Ekonomisi ağırlıklı tezle Doçent olmuştur. 1988'de Paris'de, 1989'da Yugoslavya Bled'de yapılan milletlerarası UNESCO toplantılarında ülkemizi birer tebliğle temsil etmiştir. 1992 Yılında Hollanda'da yapılan Avrupa Konseyi'nin "Avrupa'da Etnik ve Cemaat İlişkileri" konulu toplantısına tebliğle katılmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi dışında dönem dönem Harp Akademilerinde, Gazi Üniversitesi'nde, Karadeniz Teknik (İktisadi ve İdari Bilimler Yüksek Okulu) ve Marmara Üniversitelerinde de derslere girmiştir ve konferansçı olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı, Metodoloji ve Sosyoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü, İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ve İstanbul Türk Ocağı üyesi olan Prof. Dr. Erkal'ın yayımlanmış ve bir çok baskı yapmış 15 kitabı ve 700 civarında makalesi vardır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde Pazar günleri makaleleri yayımlanmaktadır. Prof. Dr. Erkal evli ve üç çocukludur. Dikkat Çeken Bazı Kitapları : Sosyoloji (Toplumbilimi) (İlaveli 14. Baskı), İst. 2009 Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri, İst. 1978 Bölgelerarası Dengesizlik ve Doğu Kalkınması,(2. Baskı), İst. 1978 Sosyal Meselelerimiz ve Sosyal Değişme, Ankara 1984 Bölge Açısından Az Gelişmişlik, İst. 1990 Etnik Tuzak, (5. Baskı), İst. 1997 Sosyolojik Açıdan Spor, (3. Baskı), İst. 1998 İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, (5. Baskı), İst. 2000 Türk Kültüründe Hoşgörü, İst. 2000 Merkez Binanın Penceresinden, İst. 2003 Küreselleşme, Etniklik, Çokkültürlülük, İst. 2005 Türkiye'de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Önerileri (Ortak Eser), İst. 2001 Ansiklopedik Sosyoloji Sözlüğü (Ortak Eser), İst. 1997 Economy and Society, An Introduction, İst. 1997 Yol Ayrımındaki Ülke, İst. 2007 Yükseköğretim Kurumlarının Bölgelerarası Gelişme Farklılıkları Açısından Önemi ve İşlevleri, İTO, İst. 1998 (Ortak Araştırma)