16.6 C
Kocaeli
Çarşamba, Eylül 16, 2026
Ana SayfaÖne ÇıkanlarViyana’yı gezip görünce

Viyana’yı gezip görünce

‘Okuyabildiğin kadar oku, gezebildiğin kadar gez’

Şehrimizin marka değerlerinden pişmaniyemizin müzesinin olmadığına üzülürüm.

Viyana Avusturya’nın baş şehri olup müzeleri, klasik batı müziğinin üstatlarına ev sahipliği yapması ile birlikte tarihi dokusunu koruması ile bilinir. Bu özellikleri ile ilgimi çeken bu şehri ancak bu sene imkan bulup görebildim. Coğrafi olarak Avrupa’nın; Budapeşte, Prag, Zagrep, Münih gibi Avrupa’nın önemli şehirlerinin orta noktasındaki konumu ile seyahat severlerin gözdesi olan bir şehirdir. Tuna nehrinin kenarında olması, 1600’lerde yapılan Tuna kanalı ile daha da zenginleşmiş doğal yapısı ve 1.5 milyonu aşan nüfusu ile önemli bir yerleşim yeridir.

OSMANLI-TÜRK TARİHİNDEKİ YERİ

Viyana milattan önce kurulmuş olan bir yerleşim yeridir. Roma ve Avusturya- Macaristan İmparatorluklarına baş şehirlik yapmıştır. Osmanlı Türk tarihinde de önemli bir yeri vardır. Osmanlı Devletimiz Kanuni Sultan Süleyman zamanında, 1526’daki Macarlara karşı Mohaç Meydan Muharebesini kazanmış ve Macaristan bölgesine hakim olmuştur. 3 yıl sonra, 1529’da bu bölgedeki hakimiyetini güçlendirmek için 1.Viyana kuşatması yapılmış fakat sonuç alınamamıştır.

Daha sonra, 1683’de Sultan 4.Mehmet zamanında, Vezir-i Azam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasında Viyana tekrar kuşatılmış yine sonuç alınamamıştır. Bu Viyana bozgunu Osmanlı devletimiz için ilerlemenin durup gerilemenin başlangıcı olarak da kabul edilir. Bu şehrin önde gelen kültürel zenginliği haline gelmiş olan kahve ile de tanışmalarının kuşatma sonrası ganimetlerden olduğu söylenir.

AİLECE VİYANA GEZİSİ

Viyana’ya her mevsim gidilebilir. Bizde ağustosun ilk haftasında büyük kızım Şule Elif Demircioğlu’nun rehberliğinde, O’nun eş ve çocukları ile birlikte 6 kişilik küçük bir grup olarak bu geziyi gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanından kalkan uçağımız bizi 2 saat kadar sonra Viyana Havaalanına indirdi. Burası, İstanbul’a göre küçük ama bakımlı, temiz bir havaalanıdır. Elektronik sistemler sayesinde pasaport işlemlerimiz kolayca tamamlanıp araba kiralama bölümüne geçerek gezimizde kullanacağımız arabamıza geçtik.

KARTAL FİGÜRÜNÜN ÖNEMİ

Geçiş bariyerlerinde gördüğümüz kartal figürleri dikkat çekici idi. Buradaki kartal egemenlik ve bağımsızlığı, göğsündeki kırmızı-beyaz ülkenin bayrağını, ayaklarındaki orak ve çekiç tarım ve sanayii, kırık zincir 1945’de yeniden elde edilen özgürlüğü, başındaki taç ile halkın temsil edildiği bilgisini öğrendik.

Kartal, insanlar nezdinde güç, hürriyet ve yükselişi temsil eden özellikleri ile Avusturyalılar gibi Selçuklu Türkleri ve Roma İmparatorluklarınca da kullanılmıştır.

Viyana’da önce Ferhat Döner’e gidiyoruz. Şehrin en merkezi yerinde bulunan bu yer, Türk dönerini şöhret etmiş, aranılan ve çok gelinen bir yer haline gelmiş olup mutfağımızın bu yemeği, Viyanalıların gönlünü fethetmiştir. Otuz yıl kadar önce Konya’dan gelip bu alanda hizmet vermeye başlayan ve işini bu hale getiren Ferhat Ustayı bulup tebrik ediyoruz. Sonra otelimize gelip yerleşiyoruz. Kısa bir moladan sonra 3 büyük müzenin bulunduğu şehir merkezine gidiyoruz.

Biletler internet üzerinden ve saati belirtilmiş olarak alınıyor. Her üç müze büyük binalar da olup biz tabiat tarihi müzesi ile sanat tarihi müzelerini gezebileceğiz. Binalar 1800’lerde yapılmış ve orijinalliği bozulmadan restore edilmiş tarihi yapılardır.

Müzeler genel kültürü geliştirmek ve yeni bilgiler edinmek yönü ile de çok etkileyici mekanlardır. Müze olarak kullanılan binaların ortasında süs havuzları ile de güzelleştirilmiş çok büyük bir bahçe ve ortasında devasa Maria Theresa heykeli dikkatimizi çekiyor. Bir zamanların güçlü kraliçesini en üstte tahtında oturur ve etrafında değişik konumda 16 evladını gösteren bu heykel gelenler için ayrı bir görsel zenginlik sağlamaktadır.

Bu evlatlarından birisi de ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler dediği söylene, Fransız ihtilali sonrası giyotinle idam edilen Fransız Kralı 14. Louis’nin eşi olan Marie Antoinette’tir.

Sonra bu şehrin önemli yapılarından Stephansdom katedralini ve çevresini geziyoruz. Bu katedral 1147’lerde yapılmış gotik ve barok mimari özellikli görkemli bir yapıdır. Katedralin kulesi 137 metre olup 1956’ya kadar ovayı gözetleyen görevlisi varmış. Bu katedralin çanının Viyana kuşatması sonrası ele geçirilen ganimetlerden yapıldığı söylenir.

TARİHİ MEKANLARA GEZİ

Katedralin kuzey köşesindeki bir heykelde Osmanlı askerini ayaklar altında gösteren tasvir bizlere için iç buruklatıcı bir görüntü idi.

Buradan yürüyerek Viyana’nın tarihi yerlerini görmeye devam ediyoruz. Dünyanın en eski kraliyet binicilik okulu, Hofburg Sarayı, opera binası… Her biri dünün ihtişamını gösteren ve bugün restore edilip farklı amaçlarla kullanılan mekanlar. Bazı yollar trafiğe kapatılmış olup buralarda atlı arabalar ve otantik otomobiller turistlerin hizmetinde, isteyen insanları gezdirmekte…

Ertesi gün büyük bahçeleri de olan Schönburg(güzel çeşme) ve Belvedere saraylarını görüyoruz. Belvedere sarayı, içinde barındırdığı değişik dönem ve akımlardaki sayısız resimleri ile bilinen ve gezilen bir saray müze…

Sonra şehir merkezine tekrar gelip gündüz gözü ile gezerek Veba anıtını görüyoruz. Veba Anıtı 1693’deki 80 bini aşkın insanın ölümüne yol açan salgın sonrası imparator tarafından tanrıya şükür amaçlı yaptırılmış, üzerinde dini motiflerin olduğu mermer bir anıttır.

TOPLU ULAŞIM DÜZENİ

Viyana, dünyadaki tramvay ve metro sistemleri ile toplu ulaşımın en güzel ve yeterli çalıştığı şehirlerden biridir. Şehir içinde tramvayların ve diğer kara taşıtlarının aynı yolu birlikte kullanmaları dikkat çekicidir. Bu yollarda tramvaylarda diğer taşıtlar gibi trafik ışıklarına uymaktadır. Otopark konusunda da çok titiz bir takip var. Sadece otopark olarak kullanılan paralı binalar ile bu konuyu çözmüşler. Bize verilen bilgiye göre yanlış parkların getirdiği olumsuzluklar ciddi cezalar uygulanarak çözüme kavuşturulmuş.

Gezilerin bir diğer ayağı alışveriştir. Viyana’nın Pandorf Outlet Alışveriş Merkezide bu maksatla şehir merkezinin 40 km. kadar dışına yapılmış büyük bir alış veriş merkezidir. Yolumuz üzerinde gördüğümüz ve şehrin hemen bitişiğindeki çöp yakma merkezi koku dahil hiçbir olumsuzluğunun olmaması ile dikkatimizi çekmiştir. Bizdeki İzaydaş’ın koku sorunu ile yeni yapılacak olan çöp yakma tesisinin yer tespiti çatışmalarını hatırlayıp bu konunun burası gibi sorunsuz bir tesis ile çözüleceği umudunu paylaştık.

TATLI YEDİK, KAHVEMİZİ İÇTİK

Pandorf alış veriş merkezi dünyanın büyük markalarının mağazalarının bulunduğu bir yer. Yerli ve yabancı insanların çokluğu ve insanların yaptıkları alışveriş sebebi ile ellerinin dolu olması dikkat çekici idi. Turizmin bu ve benzeri yerler ile o ülke için daha verimli olduğunu gördüğümüz bir ziyareti yapmış olduk.

Son olarak merkezde, 1873’de Cafe Landman ismi ile açılmış(153.yılı) ve şimdi müşterisini randevu ile kabul eden pastanede, tatlısını yiyip meşhur kahvesinden içerek Viyana gezisini tamamladık.

Viyana gezisi ile kültürel değerlerin korunması ve müzeler gibi görsel imkanlara kavuşturulmasının şehirlere büyük zenginlikler kazandırdığını gördük. Bu gibi mekanların şehrimiz ve ülkemizde de çoğalması ve insanlarımızın daha çok ilgi alanına girmesi temennilerimiz ile bu gezimizi tamamladık. Şimdi sıra Prag’ı görmekte!

Not: Bir sonraki yazım Prag

Viyana’yı gezip görünce

Maria Theresia ve evlatlarının tasvir edildiği heykel önünde, eşim Fatma Kahraman ile fotoğraf çekildik.

Viyana’yı gezip görünce

Saraybosna Çarşısı,1907 değişik inançtaki insanların barış içinde yaşadığını gösteren tablo. Güstav Klint isimli ressamın eseri.

Viyana’yı gezip görünce

1693’deki 80 bini aşkın insanın ölümüne yol açan salgın sonrası imparator tarafından tanrıya şükür amaçlı yaptırılmış Veba Anıtı’nın önünde eşim ve torunlarım ile birlikte görülüyoruz.

Viyana’yı gezip görünce

Konya’dan gelerek Viyana’yı fetheden, ülkede şöhret olmuş Ferhat Usta ile dükkanının önünde.

Viyana’yı gezip görünce

Viyana’da tarihi alanları gezmek isteyenler, bu atlı arabaları tercih ediyor.

Viyana’yı gezip görünce

Tabiat Tarihi Müzesi’nde ilk insanın avcılığını tasvir eden balmumu heykel.

Viyana’yı gezip görünce

Şehir merkezindeki yürüyüş yolu üzerinde içilebilir su tabelalı çeşmeler hayli dikkatimizi çekti.

Önceki İçerik

Seçtiklerimiz

spot_img