Türkçe ve İnkılap Tarihi dersleri gereksiz mi?

31

Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik, üniversitelerde birinci sınıflarda okutulan “İnkılap Tarihi ve Türk Dili Edebiyatı” derslerinin öğrencilere külfet geldiğini belirttikten sonra, gerekçesini şöyle açıklamış;

Dünyanın medeni ülkelerinde bu dersler, çocuklara ilkokul, orta öğretim ve lise çağında verilir. Türkiye’de ise 12 Eylül 1980 sonrası bu dersler kondu. Bu dersler, öğrencilere biraz da külfet geliyor. Çok isteyerek bu derslere girmiyorlar. Bu dersler uzaktan eğitimle verilmeli. Umuyorum ki, gelecekte yapılacak bir yüksek öğretim reformu ile bu dersler üniversite müfredatından kaldırılır!”

İşte, Türkiye’nin bugün geldiği nokta budur!

Rektör Çelik, bir yönüyle haklı.

Bir ulusun çocukları, ana babalarının varlığını ve kimliklerini borçlu oldukları kahramanlarını ve onların yazdığı tarihi ve ana dillerini okul öncesinden ailelerinden başlayarak, daha sonra da ilk ve orta dereceli okullarda öğrenmelidirler.

Ama bu ülkede ilk ve orta dereceli okullarda öğretim kalitesi hızla bozulmuştur.

Öğrenciler, aldıkları bilgiyi ezberleyen ama o bilgiyi yaşam pratiği içinde kullanamayan papağanlara dönüştürülmüştür.

“Çoktan seçmeli sınav” koşullandırması içinde, aklı ve mantığı öne çıkaran bir eğitim-öğretim sisteminden yoksun kalmanın bedelini, “ana dillerini düzgün kullanamaz” hale getirilmişlerdir!

Üniversiteye gelen gençlerin büyük çoğunluğu, “düzgün cümle kuramaz” ve aldıkları derslerle ilgili “yorum yapamaz” haldedirler!

Bu iddiamı hemen bütün öğretmenler onaylamaktadırlar.

Sevgili veliler de, üniversitede okuyan çocuklarını karşılarına alıp bir sınasınlar; herhangi bir konuda beş dakika konuşmalarını ya da yarım sayfalık bir kompozisyon yazmalarını istesinler!

Çocuklarının ne düzeyde olduklarını göreceklerdir!

Aynı şekilde, ilk ve orta dereceli okullarda tarih dersleri de “tarih bilinci” içinde verilmiyor.

Yani, tarihi olayların “neden-sonuç ilişkileri” anlatılmıyor!

Tarih, o körpe beyinlere bir “masal gibi” aktarılıyor.

Hamasi ifadelerle çocuk ve gençleri bıktırıyorlar!

Hani, anne zoru ile ağzına yemek tıkılan çocuğun isyanı gibi, hoyratça ve tekdüze verilen derslerle çocuklar “tarih bilinci ve sevgisinden” uzaklaştırılıyor.

Bakıyorsunuz, üniversite sıralarına gelmiş gençler, her ortalama vatandaşın bilmesi gereken “tarihi bilgilerden yoksun” haldeler.

Bugün üniversitelerimizde, her zamankinden daha çok “Cumhuriyet ve Devrim Tarihi” ile “Türk Dili ve Edebiyatı” derslerine ihtiyaç vardır.

Bu dersleri kaldırmak bir yana, bu dersleri – ilköğretimden üniversiteye kadar -en etkin şekilde verecek ve öğrencilere sevdirecek “nitelikli eğitimciler” görevlendirilmeli, bu alanlarda öğrencilerin araştırma ve ödev yapmaları sağlanmalı, onları teşvik edecek yarışmalar düzenlenmelidir.

Bugünkü koşullarda bu derslerin kaldırılmasını istemek, “üniversite mezunu ama dilini ve tarihini unutan cahiller güruhu” oluşturmaktır!

Daha da ötesi, dilini ve tarihini doğru dürüst bilmeyen bir toplum yaratmaktır.

Emperyalizmin de arzuladığı, böyle bir toplumdur!

Bu derslerin bu koşullar altında üniversitelerden kaldırılmasını istemek, bunu tartışmaya açmak, hayli anlamlıdır!

Bu ülkede “onuruyla ve insanca yaşamak” tercihinde olan her insanın bu tartışmanın altında yatan asıl maksadı görmesi, gaflet uykusundan uyanması umuduyla!