Şubat’ın On Dördü

28

Milâttan sonra ellili yıllarda Roma İmparatoru ihtiyar Claudius, genç karısı Messalina’nın ısrarları ve tahrikleriyle gladyatörlerin evlenmelerini yasaklar. Hatta bazı evli gladyatörlerin evlerine gitmelerini bile izne bağlar.  

Messalina, erkeklere düşkündür. İri yarı kaslı gladyatörler ise tercih ettiği ve her gece bir kaçıyla “tutkulu olduğu mor renkli örtülerle kaplı olan yatağında” birlikte olduğu kişilerdir. Messalina’nın hikâyeleri yaygın bir söylenti olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Sokaktan gelen bu genç kadın güzeldi, işveliydi ancak nemfomanyaktı . 

Diğer taraftan yaşama aykırı olan bu yasaklardan bunalıp kaçan gladyatörleri, sevgilileri ile peder Valentine adlı piskopos gizlice evlendiriyordu. Durum anlaşılınca piskopos Valentine idâm edilir. Ancak gençler her yıl sevgilileri birleştiren Valentine’i 14 Şubat tarihinde mezarı başında anarlar ve bu gelenek haline gelir. Piskopos’un mezarı karanfil ve güllerle bezenir. Böylece sevginin paylaşılıp büyütüldüğü bir yer olarak ünlenir. 

Messalina acaip bir arzuyla baş gladyör Gaius Slius ile bu mezarın üstünde sevişmeyi ister. Gladyatör bu talebi geri çevirirse de korkaklıkla suçlanınca kraliçenin arzusunu yerine getirir.  Şehvetin hazzıyla kıvranan Messalina’nın  rahmine kılıcını saplar. Henüz 26 yaşındaki imparatoriçe sessizce gözlerini yumar ve ölür. Hikâye böyle. 

Sevgililer gününün yaygınlaşmasının asıl nedeni ekonomik hayata verdiği harekettir. Uzun yıllardan sonra ticari getirisi göz önünde tutularak, konu tekrar gündeme getirilmiştir. XVI. yy. Hıristiyan aleminde 14 Şubat günlerinde sevgililer arasında hoş ifadelerle dolu kartlar karşılıklı olarak gönderilmeye başlanmıştır. XVIII. yy.’da ise hazır aşk sözleri ile bezeli kartlar piyasaya sürülmüş. XIX. yy.’da ise, posta idaresi vasıtasıyla gönderilen yazılı mesajlarda patlama görülmüş. O dönemde Chicago’da yirmi beş binden fazla kart, ahlâka ve âdaba aykırı bulunarak posta idaresi tarafından imhâ edilmiştir.  

Günümüzde ise, sevgililer günü hemen hemen bütün dünyada büyük reklamlarla karşılanmakta, bin bir çeşit irili ufaklı hediyeler halka sunulmakta, basın yayım, radyo, televizyon, internet, cep telefonları vs. ile desteklenmekte, piyasalarda alışverişi hızlandıran uluslararası müthiş bir ekonomik faktör olarak işlevini yerine getirmektedir. 

Ülkemiz bu oluşuma 1990’lı yılların başından itibaren giderek artan bir hızla katılmıştır. Özellikle Akdeniz ikliminin geçerli olduğu yörelerimizden, bu dönemde Avrupa’ya her yıl büyüyen ve çok önemli bir miktara ulaşan, karanfil ve gül başta olmak üzere çiçek ihraç edilmesi, bu katılımı hızlandırmıştır.      

14 Şubat sevgiyi paylaşanlara kutlu olsun.