Son Sevdam: İzmit

44

 

Ben İzmit’im. Orhan Cami’sinde dalgalanan bayrak gibi, bir elim Orhan Gazi’nin beyaz atının yelesinde, bir elim ise geleceğin Türkiye’sinde. Geçmişten geleceğe, bir al bayrak gibi dalgalanırım. Nasıl ki; tarihin koynundan bir fırtına gibi kopmuşsam, yeniden, alevlerim,  al bayraktan dünyayı ışıtacak. Yeniden aydınlıklar dolacak dünyaya. Ben, Orhan Gazi misali  muştucusuyum  geleceğin, hesapsız sevdaların ve güzel  günlerin tomurcuğuyum.

Bir körfez gibi sokulurum insanların içine, hiç farkına dahi varmadan insanlar. Isıtırım ve aydınlatırım içlerini. Hiç kimse, varlığımı hissetmeden, körfez olur duyguları. Dalgam yok, öfkem yok, kibrim yok, ön yargım yok. Herkese açıktır kucağım. Kimsenin yüzüne kapanmaz kapılarım. Mümbit bir topraktır bağrım, ülkemin evlatlarına. Ülkemin her yöresinden çiçekleri seve seve yetiştiririm. Herkese ekmek vardır bende. Çalışan ve didinen baş tacımdır.

Kabarmaz ve dahi kudurmaz dalgalarım. Yunus misali, Hacı Bektaş misali sofram geniş. Yorganımın uçları Hakkari’den Trabzon’a, Hatay’dan Sinop’a kadar uzanır. Herkese yer vardır kanatlarımın altında. Sıcacık umutlar kabarır gönlümden. Herkesi doyurur sofram.

Lakin tüm ehl-i İslam’a açık olan gönlüm, emperyalist ve sömürgecilere karşı Kartepe misali dik başlı ve bir o kadar da aşılmaz kaledir. Herkese açık olan gönlüm, art niyetli ve kökü dışarıda olanlara karşı  Karadeniz gibi öfkeleri kuşanır. Safra gibi atarım ifrazatları. Deli taylar gibi dolaşır kılcal damarlarımda toprağımın namusu.

Ben, Tavşancıl’da, Gebze’de Yahya Kaptan olurum. Rum, Bulgar çetelerinin korkusu, Mustafa Kemal’lerinde umudu olurum. Vatan mesele olunca, pervam ve eyvallahım olmaz dosttan gayrisine. Milli Mücadelenin  İstanbul’da atan kalbiyim. Bahçecik Dağlarında, adamlığın ve erkekliğin sadece erkeklere mahsus olmadığını tüm acuna ilan eden Kara Fatma’yım. Şımaran ve yedikleri ekmeğe ihanet edenlerin yüzünde Türk tokadını patlatan Atsız çerilerim. Türk kurtuluş hareketini küçük gören, İngiliz emperyalizminin müdafisi olan Ali Kemal’lerin gırtlağını sıkan ve çenesini kapatan Türkün kuvvetli eliyim. Velhasıl dostlar ben Anadolu’yum. Velimde çok delimde . Bir selam için, ömrümü gerekirse bir insanın yoluna verebilecekken, bir kem söze ise İzmit gibi dağlardan set olurum.

Ben  İzmit’im. İstanbul’un kapısı, Anadolu’nun boğazı, Türkiye’nin baş tacı. Ben Anadolu’nun mayası. Ben analarımızın ak sütü, ülkemin tapusu ve toprağımın namusu. Namusuna sahip çıkacağız. Yüzünü hep aydınlıklara çevireceğiz Türkiye’min.