Sigarasız Ekranlarda Alkolün Rahatlığı

67

Aktörümüz elinde sigarası ile kadeh kaldırıp rakısını içiyor. İçtiği sigarayı küçükler görmesin, özenti duymasın ve kötü örnek olmasın diye karartılıyor. (Sigara ve dudak hizası sansürlenmiş fakat üstten duman yükseliyor; sigara olduğu hiç belli değil! ). Rakı kadehi ise zararlı bir alışkanlık değilmiş mesajı verircesine sansürlenmiyor.

Tek kötü alışkanlık sigaraymış gibi kötülüklerin anası gözden kaçmakta. Unutmamak gerekir ki alkolün insan sağlığına zararı sigaradan çok daha fazla. Sadece fiziksel değil, ruhsal ve manevi zararları da cabası… Ekonomik etkilerini de söyleyelim mi?

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulunun verdiği bilgilerde ülkemizde içki tüketiminin son üç yılda satış rakamları şöyle;

2006 yılında 880 milyon 971 Bin 67 litre,

2007 yılında 921 milyon 241 bin 826 litre,

2008 yılında ise 1,1 milyar litre.

Kriz ortamında satışlardaki bu artışın ve alkol tüketiminin 12 yaşına kadar inmesini uzmanlar; televizyon programlarına dayandırmakta.

Her akşam televizyon kanallarında çeşit çeşit diziler var, Türk İslam Kültürümüzü yansıtan.!

Yalıda oturacaksınız, lüks arabaya bineceksiniz, içkinizi yudumlayacaksınız… İşte medeniyet.

Sinema filmlerinin görselliğini hiçe sayarak sigara sahnelerinin karartılması, fakat su gibi tüketilen alkole seyirci kalınmasını hayretle izliyorum. Sigara içenlere salgın hastalıklı muamelesi yapılırken, niçin içki konusunda farklı bir yaklaşım var? bunu da anlamış değilim.

İnsanların zararlı maddelerden uzak tutulması ya da imrendirmemek için yapılan çalışmaların daha samimi olması gerekmez mi?