Seçime Çeyrek Kala Türkiye…

36

Ülkemiz için hayati öneme haiz 24 Haziran seçimine çeyrek var…

Değişen ne var ki? bu seçimler için verilen vaatlerden sonra ne olacak?

İşsizlik aynı, yoksulluk aynı, mutsuzluk aynı…

Umutsuz, endişeli gençlerin sokaklarımızda dolandığı, neşeli yüzlerin pertavsızla arandığı, ”kıraathaneleri” dopdolu, her sabah değişen seçim anketlerine artık yorum dahi yapmayan, seçimde kime oy kullanacağını dahi açıklamakta sakınca gören, ya da hala karar verememiş milyonlar,

Hala hak, hukuk, adalet, güven arayan insanlar,

Sabahleyin evden çıktığında yüzlerde bin bir sıkıntı, akıllarda ödenmeyi bekleyen borçlar,

Okulların açılmasına iki varken, çocukların okul masraflarını nasıl karşılayacağını daha şimdiden düşünen babalar,

En azından bayram alışverişiyle canlanır piyasamız diye bekleyen ama umduğunu bulamayan küçük esnaf,

Emeğini toprakta harcayan ancak açıklanan ürün fiyatları nedeniyle umduğunu bulamayan çiftçiler,

Pazar alışverişine çıkıp da soğanın kilosunun bir dolar, patatesin tanesini bir TL olduğunu öğrenen analar,

Her akşam televizyonlara çıkan adayların, parti temsilcilerinin aynı söylemlerini dinlemekten usanıp, elinde kumanda kanal değiştiren insanlarımız,

Yaz aylarının gelişiyle turizm sektörünün canlanacağını dört gözle bekleyen ama hala umduğunu bulamayan, zengin Avrupalı turistlerin özlemini çeken sektör temsilcileri,

Yükselen faiz oranlarıyla nefesleri kesilen iş adamları,

Her gün artmaya devam eden dövizin piyasaları yakıp kavuran etkileri,

İşsizliğin giderek artan yüzdesi,

Hala teröre odaklı operasyonlar, bu uğurda verilen şehitlerimiz,

Temmuz ayında maaşlarına yapılacak zam oranları daha şimdiden eriyen emeklilerimiz,

Kentsel dönüşüm nedeniyle inşaatları sonuçlanmış ama hala satışını bekleyen binlerce daire, ya da müteahhidin ”iflas ettim” demesiyle yarım kalmış binalar,

Yurt dışı kaynaklı maksadı belli yanlı/olumsuz beyanatlar, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmanın peşinde koşan, ülkemizin bu olumsuz ekonomisinden medet uman türlü mihraklar,

Ülkemizin dış ve iç borç stokunun giderek artışı,

Bu gerçeklere rağmen;

Seçim meydanlarından böylesine ağır sıkıntıları olan bir ekonomiyi ancak ben feraha çıkarabilirim diyerek politikacıların eskisiyle, yenisiyle attıkları nutuklar…

Yaşadığımız gerçeklerin öne çıkanları bunlar ama daha niceleri var…

Günlük geçim sıkıntısını aşmak adına yapabilecekleri ne varsa yapmaya çalışan milyonlara umut aranıyor…

Ama sözle değil,

Ama vaatle değil,

Ama verilen sözleri unutarak değil.

Evet, seçimlere çeyrek kala Türkiye de yaşananlar hala bunlar…

24 Haziran’dan sonra ne değişecek dersiniz?

 

 

Önceki İçerikMenbiç ve Kandil İçin Gidişat Analizi
Sonraki İçerikÖzbekistan Seyahati ( 4 )
Avatar photo
1967 yılında Teğmen rütbesiyle T.S.K da göreve başladığı zaman, Kıbrıs olayları adada tüm hızıyla devam ediyor, Yunanistan’ın da desteğini alan Rum’lar; adada yaşayan Kıbrıs Türk’üne her türlü mezalimi yapıyor, gerçekleştirdikleri toplu katliamlar, uyguladıkları ekonomik ambargolarla Kıbrıs Türk Halkını adadan göçe zorluyorlardı… O dönemde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 1960 yılında imzalamış olduğu, BM’ler tarafından da onaylanmış garantörlük anlaşması gereğince, ada da bulunan ‘Şanlı Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayında’ görev almak için defalarca dilekçe veren Teğmen Çilingir; 1974 yılının 20 Temmuz Cumartesi sabahı kendisini Kıbrıs’ta savaşın içinde buldu. Bölük komutanı olarak Kıbrıs Savaşlarının her iki safhasında da bu görevini başarıyla sürdürdü, ‘Gazi‘ unvanı ile onurlandırılarak Türkiye’ye döndü. 1974–1975, 1985–1987 yıllarında Kıbrıs’ta görevli olduğu yıllardan sonra da, adada yaşanan olayları yakinen takip eden Çilingir; 2004-2011 yılları arasında Kıbrıs Türk Kültür Derneğinin İstanbul Şubesi yönetim kurulunda da görev yaptı. Bu uzun süreçte ’mili davamız’ olarak bilinen Kıbrıs konusuna sahip çıkarak, Kıbrıs Türk Halkının kazanılmış tarihsel ve hukuksal haklarını savunmak adına değişik platformlarda görev aldı. Sempozyumlara, panellere, televizyon programlarına konuşmacı olarak katıldı, makaleler yayınladı. Yakinen takip ettiği Kıbrıs konusu başta olmak üzere, ülke meseleleriyle ilgili güncel yazılarına, konferanslarına devam etmektedir. T.S.K.’dan 1990 yılında, kendi isteği ile emekli olduktan sonra; Kıbrıs konusuyla ilgili kaleme almış olduğu; ’’Özgürlük Nefesi (K.K.T.C Cumhurbaşkanlığı yayını 1995)’’, ‘’Girne’den Doğan Güneş (1997)‘’, ‘’Unutanlar Unutturulanlar ya da Hatırlayamadıklarımız (2004)’’, ‘’Elveda Kıbrıs Ama Bir Gün Mutlaka (2006)’’, ‘’Andımız Olsun ki Bu Topraklar Bizim (2007)‘’,’’Tarihten Gelen Çığlık (2010)’’, Kıbrıs ‘’Yes Be Annem’’ 2002-2016 (Eylül-2016) isimli kitaplarıyla; Ülkemizin son 65 yılında öne çıkan, yaşanmış önemli olayları anlatan: ‘’10’ların İzleriyle Türkiye (2014)’’,’’Kırılmadık Ne Kaldı?-Zaman Asla Kaybolmaz (2015)’’, ‘’Önce Vatan (Eylül 2017) isimli kitapları da bulunmaktadır… Sivil iş hayatına ‘Türkiye Sigorta Sektöründe’’başlayan Atilla Çilingir Koç YKS bünyesinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra, halen dünyanın 18 ülkesinde hizmet veren, sağlık bilişim şirketlerinden birisi olarak ülkemizde de faaliyet gösteren; ‘’CompuGroup Medical Bilgi Sistemleri A.Ş’’ bünyesinde, görevine devam etmektedir. Pek çok üniversitenin ‘Bankacılık-Sigortacılık Fakültelerinde, Yüksek Okullarında, vermiş olduğu seminerler, konferanslar ile sektöre bu yönde de hizmet vermeye devam eden Çilingir’in: Sigorta sektöründe 27 yıldan beri vermiş olduğu hizmetlerini anlatan; ‘’Sigortalı Hayatın Gerçekleri’’ (2012) isimli bir kitabı daha bulunmaktadır. Atilla Çilingir; bugüne değin kitaplarından elde etmiş olduğu telif gelirleriyle; Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında: 2010 yılında ‘K.K.T.C Lefkoşa Şehit Aileleri ve Malul Gazileri Derneğine’ ‘Tarihten Gelen Çığlık’ isimli kitabının telif gelirini bağışlamış, 19 Şubat 2012’de Van’da yaşanan büyük depremden sonra Van’ın Muradiye İlçesi Akbulak Köyü İ.M.K.B. (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) Yatılı Bölge İlk Öğretim Okulunda içinde 20 adet bilgisayarı bulunan ve kendi adını taşıyan bir BT (bilgi teknolojisi) sınıfı açmış. 02 Haziran 2017 tarihinde de Samsun’un Tekkeköy ilçesi Büyüklü İlköğretim okulunda da adını taşıyan, içinde 2500 kitabı, 2 adet bilgisayarı bulunan bir kütüphanenin açılışını sağlamıştır.