Sayın Sezer Komsuoğlu Yanlış Yapmadı

44

Barışı, özgürlüğü, demokrasiyi, insan haklarını savunanlar, her
fırsatta ülkeyi başkalarının gerdiğini iddia edenler son günlerde
türban konusunda bu iddiaları ile tam tezat icraatlara teşebbüs
ettiler. Kimi ihtilalden söz etti. Kimi “türbanlı sınıfa girerse ona
eksik not veririm.” dedi. Kimi cüppesini aldı yürüdü. Kimi hakarete
varacak şekilde köşesinde yazılar yazdı. Kimi de ağzına ne geldi ise
kürsülerde ve meydanlarda söyledi. Millet ise her zamanki gibi sessizce
dinledi.

Bazıları her nedense kendilerini ülkenin tek efendisi zannediyor.
“Ben  nasıl düşünürsem diğerleri de öyle düşünmeli” diye kendisine bir
görev tanımlamış. Aksine bir icraatta bulunanı hemen aforoz etmeye
başlıyorlar. Kimi Yazarlar,”.. sana yakıştıramadım. Senin kocanı iyi
tanırdım.” vs. diye başlayan bir sitem zinciri yürütüyor. Kimi
derneklerde sanki cumhuriyeti onlar kurmuş gibi, her hareketi
cumhuriyet değerleri ile irtibatlandırarak insanları baskı altına
almaya çalışıyorlar.

Üniversite Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu’nu hepimiz
tanırız. Bende tanırım. Kendisi ile siyasi görüşümüz uyuşmaz.

Yaptığını yanlış bulmuyorum. Lüzumsuz yere insanları birbirine
düşman etmeye çalışan bazı aklı evvellerin yolundan gitmek yerine
itidali tercih etmiş, kapı nöbetçilerine “probleme sebebiyet vermeyin.”
demiş. Bu davranış yanlış bir davranış değildir. Türbanlıyı öncelikli
 içeri almak sureti ile birilerine yaranma gayreti asla değildir. Buna
da hiç ihtiyacı yoktur.

Hayret ediyorum. Son zamanlarda gerek sağda, gerekse solda dostlar
ne çabuk düşman oluveriyorlar. Anlayıp dinlemeden hüküm veriyorlar.

Sayın Sezer Komsuoğlu’nun yaptığına benim sahip çıkmama ihtiyacı
yok. Benimde böyle bir adetim yoktur. Şimdiye kadar gerek kocasının,
gerek kendisinin yaptıkları icraatları hiç gündeme getirmedim.
Biliyorum ki burası bir Üniversite. Yaptıklarının bir sebebi vardır.
İçinde ben olmadığım için bazıları bana garip gelebilir. Belki işin
içeriğini bilsem ve onların yerinde olsam bende aynısını yapardım.
Onlar kendi görüş penceresinden yorumlarlar, ben kendi görüş
penceremden yorumlarım. İşte bu düşünce farklılıkları ülkemizin
zenginliğidir.

Şu kısa zamanda yaşanan hücumu görünce gayri ihtiyarı bu satırları yazma ihtiyacı duydum.

Başı örtülü olanları şimdi içeri almamasını da yadırgamıyorum. Yasa
hukuki prosedür içerisinde tatbik edilebilecek şekilde safhalardan
geçtikten sonra uygulanabilir hale gelecektir.

Şayet yasa herhangi bir şekilde geri dönmez de tatbik edilmeye
başlanırsa, merak etmeyin kavga çıkmaz. (şayet bazılarının tahrik edici
yazıları devam etmez ise). Kimse kimseyi ne zorla kapatabilir, nede
zorla açtırabilir. Artık aileler bile çocuklarına zorla bir şeyi
dayatamıyor.

Gençlik önceki kuşak gibi boyun bükmüyor. Sorguluyor. Araştırıyor.
Az bir kısmı dolduruşa geliyorsa da çoğunluk sükunetle okumasına devam
ediyor. Bir kaç kasıtlı yazılmış, düzmece mektuplara sığınarak vaveyla
koparanlar olmasa ortam daha da yumuşayacaktır.

Değerli Dostlar

Bu Ülkede huzurlu yaşamak mümkün. Birbirimizin huzurunu bozmaya hakkımız yoktur.

Alışveriş ederken bu dükkan alevi dükkanı, şu dükkan sünni dükkanı mı diyoruz? Hayır.

Bu dükkan sahibi solcudur. Şu dükkan sahibi sağcıdır mı diyoruz? Hayır.

Bu memur solcudur, işimizi şu sağcıya yaptıralım mı diyoruz? Hayır.

Şu vatan evladı sağcıdır. belki gericidir askere almayalım mı diyoruz? Hayır.

Çıkan gazeteleri sadece solcular mı alıyor? Hayır.

Solcu gazetelerde sadece solcular mı yazıyor? Hayır.

O halde derdimiz nedir?

Bizim derdimiz yok ama bazılarının derdi var. Onların derdi artık
kırk yıldır süren ve sadece kendilerine çalışan çarkın değişmeye
başlamasıdır.. Çünkü bu tür gelişimler olursa bazıları yerlerinde
tutunamayacaklar. Sadece siyasi söylemlerle makamların işgal edildiği
düzen ortadan kalkacaktır. Zaten “Ülke sömürülüyor.” diye feryat
edenler, asıl ülkeyi sömürenlerdir. Yan gelip yatıp yapılan her şeyi
eleştirerek mevkilerini korumaya çalışanlardır. Devletten geçinip
devlete saldıranlardır.

Yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor.

Milletimiz asla aptal değildir. Dinle alakası olmayanın din
fetvacılığına soyunmasını yemiyor. Milliyetçilikle alakası olmayanın
milliyetçilik taslamasını yemiyor.

Ülke idare etmesini bilmeyenlerinde yaptığı komik ve kışkırtıcı
hamlelerini kimse yemiyor. Milletin çoğunluğuna karşı yapılan her
hareket ileride alınacak seçim neticelerini yarıya indirecektir.
Rüzgara karşı su dökülmez. Dökenler sadece kendini ıslatmakla kalır.

İnsanları doğru iş yapmaktan alıkoyacak şekilde ürkütmeyin.

Millete inanın. Milletin sözüne kulak verin. Yoksa her seçimde tekrar tekrar hezimete uğramaya devam edersiniz..