Önemli Bir Çevre Sorunu Çöplerimiz ve Atıklarımız

31

Tıp Fakültesindeki
hijyen dersi hocamızın şu ifadesini hiç unutamam.”Çocuklar, önümüzdeki yılların en önemli sorunu insanların kullanıp
kirleterek çevresine bırakacağı kirli suyu, yiyip içtiğinin artıkları,
eskittiği eşyası ve atıkları olacaktı
r.”  İşte günümüz çevreye, suya, toprağa
bıraktığımız atıklarımız sebebiyle hayatımızın sağlıklı sürdürülebilmesi için
mutlaka gerekli olan ve temiz kalması gereken HAVAMIZI, SUYUMUZU, TORAĞIMIZI
her geçen gün daha çok kirletildiği dönemdir. Bu kirlenme ciddi bir sorun
haline gelmiş olup yönetimler için çözülmesi gereken öncelikli hizmetlerdendir.
Kullanıp kirlettiğimiz suların arıtılıp temizlenmesi, kullandığımız yiyecek,
giyecek dahil tüm eşya ve malzemelerin toplanıp zararsızlaştırılması ve bu
süreçte havamızın-suyumuzun-toprağımızın kirletilmeden korunması bizlerin ve
yeni nesillerin, sağlıklı bir hayat sürdürebilmesi için gerekli olduğu gerçeği
ile karşı karşıya olduğumuz unutulmamalıdır.

Su konusunu
2014-2015 ve 2017’de yazdığım Temiz Su, Gri Su ve Susuz Kalacak mıyız? Başlıklı
makalelerim ile değerlendirmiştim. Hava konusuna gelince,   son yıllarda doğal gazın ısınmada da daha çok
kullanılması,  şehirlerimizdeki tehlikeli
boyutlara gelen kirlilikte ciddi iyileşmeler sağlamıştır. Çevremiz için hava
kirliliğinin diğer bir sebebi olan egzoz gazları ise toplu ulaşımın
yaygınlaşması ve ulaşımda elektrik enerjisinin daha çok kullanımı ile ciddi
oranda azalacaktır diye ümit edelim.

Çöplerimize
gelince her geçen gün artan bir çevre sorunu olmaktadır. Çözümünde ise
yöneticilerden çok bizlerin GERİ DÖNÜŞÜM alışkanlığını edinmemizin payı çok
önemlidir. Şayet bizler kullandığımız eşya ve malzemelerimizden kâğıdı, camı,
plastiği, kumaşı, ağacı, yağı v.s.  geri dönüşüme
uygun olacak şekilde ayrıştırılmış olarak toplayabilirsek çöplerimizi yarı
yarıya azaltmış oluyoruz. Hatta daha titizlikle uygulanabilirse bu oran % 70
lere kadar bile çıkabilmektedir. Bu durum atıklarımızı çeşitli ihtiyaçlarımızın
giderilmesini sağlayacak bir sanayi hammaddesine dönüştüreceği gibi; toplama,
taşıma ve imha süreçlerindeki maliyet ve çevre zararlılığını da ciddi oranda
azaltacak bir sonuç verecektir.

Geri
dönüşümün önemi çok açıktır. Bu yazıyı yazmamın sebebi ise çalıştığım hastanedeki
gözlemimdir. 100 yataklı hastanemizin yılda 70 tona yakın tıbbi ve tehlikeli
atığı olduğu bilgisi üzerine yaptığım incelemede çok basit ayrıştırma ve
kolayca uygulanabilecek zararsızlaştırma işlemi ile bunların %15-20 sinin
kolayca geri dönüşüme uygun olan cam ve plastik malzemeler olduğudur. Benim
hastanem için bu yılda 3-4 ton cam, 4-5 ton plastik demektir. Bunu ülke
geneli için düşündüğümüz zaman çok ciddi miktarlarda bir geri dönüşüm imkânının
olduğu görülür. Şu anda yapılmakta olan Covid
19 aşılarının 100 milyon adet cam flakonu(küçük cam şise), aşılamada kullanılan
enjektörlerin
iğne ucu hariç geri kalan plastiğinin kolayca
zararsızlaştırılabilecek iken tıbbi atık olarak toprağa gömülerek imha
edileceği bilgisi bu konunun yeniden değerlendirilmesi gerçeğini
göstermektedir.

Cumhurbaşkanımızın
eşi Sn. Emine Erdoğan hanımefendinin SIFIR ATIK olarak geri dönüşüm ile
ilgilenmesi ve sahiplenmesi çok takdire değer ve ciddiyetle üzerinde durulması
gereken bir durumdur. Uygulamalar
sloganda kalmamalıdır
Yarınlara daha temiz bir çevre, daha yaşanabilir bir
dünya bırakabilmemiz bakımından GERİ DÖNÜŞÜMÜ doğru ve mutlaka uygulayarak
çevrenin daha az kirletilmesi sorumluluğumuz vardır. Devletin en üst makamındaki
bu hassasiyetin tüm vatandaşlarca, bütün STK’lar ve tüm yöneticilerimiz
tarafından sahiplenilmesi bu anlamda çok ciddi iyileşmeler sağlayacaktır.

Temiz bir
çevrenin daha güzel bir dünya demek olduğunu unutmamamız dileğiyle…