Ölü Aydınlar coğrafyası

36

Ülkeleri gelişmişliği ölçeğinde değerlendirmeye kalktığınızda, ele alınacak parametreler, yalnızca ekonomik göstereler değildir.

O ülkenin gelişmişliği, ülkenin kültür varlıkları ile düşünce hayatı ile aydınları ile muhteva bulur.

Bu şekilde gelişen ülkeler ve milletler, tarih boyunca varlıklarını, çok daha uzun sürdürmüşlerdir.

Gelin görün ki, benim ülkem, düşün hayatını cezalandıran, düşünen insanları kodese atan, daha fazla düşünürse de öldürten sistemin hayat bulduğu bir ülke haline geldi.

12 Eylül Darbesi’ni meşru gösterecek mazeretleri üretmek üzere yola çıkan, bu karanlık olduğu söylenen ama artık hepimizce malum odaklar, halen faaliyetlerini sürdürmekte kararlılar.

12 Eylül öncesi hayatlarına son verilen, sağdan olsun, soldan olsun tüm aydınların  failleri, hep aynı merkez odaklıydı.

Peki, 12 Eylül sonrası katledilen aydın, gazeteci, bilim adamlarını katledenler, farklı mı?

Hayır! Onların failleri de aynı merkez odaklı.

Hablemitoğlu, da, Mumcu da, Gaffar Okan da aynı odakların katlettiği, bu ülkenin yetiştirdiği değerler.

Bugün, Uğur Mumcu‘nun katledildiği günün yıldönümü.  

18 yıl evvel bugün katledilen Uğur Mumcu’nun katilleri hala bulunamadı.

10 yıl evvel aynı gün şehit edilen Gaffar Okan’ın katilleri bulunabildi mi peki?

Prof. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 de katledilmişti.

Onun katilleri bulunabildi mi?

Benim inancım şu ki;  bu katiller bulunmadıktan sonra, bu katillere tetiği çektiren güce ulaşamadıktan sonra, kişi başına milli gelir 40 bin Dolar da olsa, bu ülkenin gelişmiş ülke olduğundan bahsetmek imkânsız.

Bırakın gelişmiş ülke olmayı, ülkem, yukarıda söz ettiğim gibi ‘Ölü Aydınlar Coğrafyası’ na dâhil bir memleket olmaktan öteye geçemez.

Uğur Mumcu’yu da, Gaffar Okan’ı da rahmetle anıyorum.

Cennet olsun mekânları.

Bu arada bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Uğur Mumcu’yu anmaktan, birileri adeta imtina diyor farkında mısınız?

“Kim bu” birileri derseniz, demokrasiden, özgürlükten, barıştan en çok bahsedenler bunlar.

Bizler biliriz bunların asla demokrat olmadığını.

Bizler biliriz bunların asla özgürlükten yana olmadığını.

Bizler biliriz bunların aslında ‘Faşist Diktatorya’ heveslileri olduğunu.

Uğur Mumcu’nun ‘Kemalist’ bir vatanperver olmasıdır onları rahatsız eden.

Bu ‘Faşist Diktatoya’ heveslileri, sahte demokratlar, Hırant Dink’in ardından ağıt yakabiliyorlarsa, uğruna ‘Ermeni’ olabilirlarsa eğer, bu ağıtlarını Uğur Mumcu’dan esirgemeleri neden?

Bir sözüm de, Uğur Mumcu için yana yakıla demokrasi nutukları atan sol entel güruha?

Aynı şekilde katledilen Necip Hablemitoğlu, vatan hainimidir ki adını ağzınıza bir kere olsun almadınız?

Bu bağnazlık, sizi o birileri ile aynılaştırıyor, farkında mısınız?