Mirac ve Namaz

55

Mübarek kandil gecelerinden birini daha idrak etmek üzereyiz. 28 Haziran 2011 Salı gününü Çarşamba’ya bağlayan gece mübarek Mirac Kandili’dir.

Mirac;  Sevgili Peygamberimizin hicretten bir yıl kadar önce bir gece vakti, Cebrâil (a.s.) tarafından,  Mekke-i Mükereme’deki Mescid-i Haram’dan alınıp, Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya götürüldüğü, oradan da Yüce Allah’ın katına yükseltildiği pek kıymetli bir gecedir. Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya kadar olan kısmına “İsrâ” adı verilen bu kutlu yolculuk Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılmaktadır: “Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram’dan,  çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. O, gerçekten işitendir, görendir.” (İsrâ, 17/1)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in en büyük mucizelerinden biri olan İsrâ ve Mirac hadisesinin biz Müslümanlar açısından üç önemli sonucu olmuştur. Bunlardan birincisi Bakara sûresinin “Amenerrasûlü” diye anılan son iki ayetinin nazil oluşu; ikincisi Hz. Peygamber (s.a.s.)’in ümmetinden, Allah’a şirk koşmayanların affedilebileceklerinin va’dedilmesi; üçüncü önemli sonucu ise, beş vakit namazın farz kılınmasıdır.

Namaz mü’minlere bir Mirac hediyesidir. Onun içindir ki, Onun içindir ki, “Namaz mü’minin Miracı” olmuştur. Nasıl ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), Mirac’ta vasıtalardan arınmış olarak, Yüce Allah ile buluştu ise; mü’min de namazda vasıtasız olarak doğrudan Rabbinin huzuruna çıkar, sadece O’na kulluk etme ve sadece O’ndan yardım isteme fırsatı bulur. Böylece Peygamberimizin Mirac’da gerçekleşen Allah ile mülakatı, huzura kabul edilmesi, namaz içinde sembolik olarak yaşanmış olur.

Mirac; insanlık tarihinde yalnız Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e nasip olmuştur. Böyle yüce bir mertebeye hiçbir beşerin ulaşması mümkün değildir. Ancak Yüce Rabbimiz, namaz sayesinde biz müminlere günde beş defa Mirac hazzını tatma imkanını lutfetmiştir.  Müslüman, Mirac hediyesi olan namazı şartlarına riayet ederek, huşu içinde kılmak suretiyle Allah’a yakınlaşmanın; aracısız, vasıtasız olarak O’nunla baş başa kalmanın ve O’nun huzurunda huzura ermenin gayreti içinde olmalıdır.

İslâm dininde yüce yaratıcı Allah’a yaklaşmanın yolu, O’na yükselmenin basamağı ve bu bakımdan en parlak ve önemli ibadet, namaz ibadetidir. Bu özelliğinden dolayı namaz diğer bütün ibadetlerin özü ve özeti sayılmıştır. Nitekim Hz. Peygamber bir hadislerinde “Namaz dinin direğidir” (Tirmizî, İman, 8; Müsned, V, 231, 237; Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, I, 31-32) buyurmuş, secdeyi de kulun Allah’a en yakın olduğu hal olarak nitelendirmiştir. (Müslim, Salât, 215; Nesâî, Mevâkit, 35) [TDV. İlmihali, I, Sh. 220]

Namaz fiilî bir dua ve niyaz, doğrudan Allah’ın rızasına yönelik, Allah’ın huzurunda huşû ve huzur dolu bir kulluk göstergesidir. İnsan canı sıkıldığı, bunaldığı zaman ibadete sarılır, namaza yönelirse sıkıntısı gider, içi rahatlar. Peygamber Efendimiz içinde bir sıkıntı hissettiği zaman hemen namaza kalkarak Allah’a sığınır; içindeki gam, keder ve tasa gider, huzura kavuşurdu. Onun için de “Gözümün aydınlığı namazdadır” (el-Müsned, III, 128, 199, 285) buyururdu.

Namaz, Allah’a yakınlaşma ve O’nunla beraber olma vesilesidir. Rabbin huzuruna çıkabilme nimeti ancak namazla elde edilebilir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “Secde et ve Rabbine yaklaş!” (Alak, 96/19) buyurulmuştur. Çünkü namaz, Mirac’daki buluşmanın ardından Hz. Peygamber (s.a.s.)’e, arada Cebrail (a.s.) olmadan doğrudan farz kılınmıştır.

Namazın Mirac gecesinde farz kılındığının idraki içinde olmalı,  kaza ve nafile namazlarla geceyi ihya etmeye çalışmalı; en önemlisi de bir ömür boyu Mirac’ın gayesine uygun hareket etmeye ve Allah’a yakın olmanın yollarını aramaya çalışmalıyız. Bu gece ayrıca çokça Kur’an okumalı, özellikle Peygamber Efendimize Mirac gecesi verilen Bakara Suresinin son iki ayeti ile İsrâ Suresinin 22-39. ayetlerinin manası üzerinde tefekkür etmeli, bu ayetlerde belirtilen hususlar çerçevesinde hayatımızı gözden geçirmeliyiz.

Mübarek Mirac Kandili’nin ilimiz, ülkemiz ve bütün insanlık âlemi için hayırlara vesile olması dileğiyle bütün okuyucularımızın kandillerini tebrik ediyorum.