Milli Eğitim Bakanımız Sn.Nimet Çubukçu’ya Açık Mektup

55

Yeni görevinizden dolayı sizi kutlar, eğitim camiasına hayırlı hizmetler yapmanızı temenni ederim.

Eğitim canlıların omurgası gibidir, omurgasız canlının nasıl ayakta durması mümkün değilse eğitimsiz ya da nitelikli eğitim olmadan devletlerin kalkınması, ilerlemesi muasır medeniyet seviyesine ulaşması da mümkün değildir.

Ecdadımız eğitime önem verdiği zaman İstanbul’u fethederek üç kıtaya hükmetti eğitimi önemsemeyip beşik uleması zihniyeti yaygınlaşınca batılıların tabiriyle hasta adam durumuna düşmüştür.

Bundan dolayıdır ki dinimiz İslam, eğitime büyük önem vermiştir.

Peygamberimiz (sav)’e Rabbimizin gönderdiği ilk vahyin ”Oku” olması eğitime verilen önemi göstermektedir.

Burada dikkat çekilen önemli bir husus vardır. “Oku” ama yaratan Allah (cc)’ı unutmadan oku. Bunun içindir ki ayet “Yaradan Rabbinin adıyla oku” olarak gelmiştir.

O günkü şartları göz önüne alırsanız bu ayet çok manidardır.

 Çünkü cehalet bütün kötülüklerin anasıdır. Cehaleti ortadan kaldırmak bataklığı kurutmak demektir. Böylece sivrisinek avına gerek kalmaz.

Sn. Bakanım eğitimle ilgili üç hususu önemine binaen dikkatinize sunar ilgileneceğinizi umarım:

1-Yaz tatiline giriyoruz. Çocuklar dokuz aydır okul ders sınav stres uykusuzluk içinde yorgun bir dönem geçirdiler. Tatilde dinlenmek eğlenmek elbette ki onların da hakkı. Veliler haklı olarak çocuğum Kur’an-ı bu yaşta öğrenmezse ne zaman öğrenecek düşüncesiyle çocukları yaz Kur’an kursalarına göndermek istiyor ve gönderiyorlar. Ama çocuklar bu yaz kurslarına isteyerek gitmiyorlar. Velisi istediği için ve de mecbur olduğu için gidiyorlar. Bu kurslar çoğu zaman öğrenci sayısının fazla görevli sayısının az, mevcut görevlilerin formasyon eğitimi almamış olmaları, fiziki şartların yetersiz olması sebebiyle bu kursların arzu edilen düzeyde verimli geçtiğini söylemek mümkün değildir.

Bu konuyla ilgili önerim şudur: Okullarda normal müfredata haftada birer saat Kur’an-ı Kerim dersi konsa sahasında uzman formasyon sahibi milli eğitim personeli tarafından devlet kontrolünde Kur’an dersi verilse çocuklar yazın tatil yapsalar kışın yorgunluğunu atıp gelecek seneye daha dinç zinde bir şekilde başlasalar eğitimin kalitesi daha da yükselmiş olmaz mı? Çocukların bisiklet binip gezip, eğlenip dinleneceği zamanda tutup kuran öğrenmesi için veli zoruyla camiye sokarsanız çocuk anne-baba ya camiye ve Kur’an’a karşı ilgisini ve sevgisini kaybeder arkadaşlarının dışarıda koşturup oynadığı bir ortamda öğrenciler derse ne kadar adapte  olabilirler.

Bu meseleyi halledebilirseniz velilerin de öğrencilerin de hayır dualarını almış olursunuz.

2-İkinci husus Milli Eğitimdeki idareci atamaları ile ilgilidir.

Sınavla idareci alınması çağdaş bir yöntem değil. Yeni mezun olmuş ya da üç, beş senelik bir öğretmenle onbeş yirmi senelik bir öğretmenin kısmen yorulmuş heyecanının bir kısmını yitirmiş bir öğretmeni sınava tabi tutmak adaletli olur mu?

İdarecilikte aranan mevcut tüm şartlar kaldırılmalı tek şart konulmalıdır:

10 ya da 15 sene öğretmenlik yapmış olmak şartı getirilmelidir. Burada tek kriter hizmet yılı olmalıdır.

Bir öğretmen göreve başladığı zaman idealist olur gayretli olur.  Bilgisine heyecanını da katarak öğrencilere faydalı olmalıdır. Meslekte kıdemleşince isterse idareciliğe geçsin

İdarecilik: tecrübe, bilgi ve olgunluk ister.

20-25 senelik öğretmen haftada  25-30 saat derse girsin; 3-5senelik öğretmen idarecilik yapsın, olacak iş mi? İdareci atamalarında takdir, teşekkür, belge, maaşla ödül, derece, kademe hiçbir şekilde belirleyici olmamalıdır. Ödüller yüzde 10 hak edene verilir, yüzde 90 adamı olana ya da müdürlere yakın olanlara verilir. Bunun içindir ki bunlar hiçbir zaman objektif kriter olamaz. Tek objektif kriter hizmet yılıdır.

3-İdarecilikte de makul bir süre olmalıdır.

10 ya da 15 yıl gibi. Müdürler merkezi yerlerde kaliteli okullara yerleşince emekliliği unutuyorlar yüksek yargı organlarının mensupları gibi 65 yaşını bekliyorlar. Bu da sirkülasyonu önlüyor alttan gelen kaliteli insanların önünü tıkanıyor. Bu süreyi dolduran idareciler ya bir üst makama geçmeli ya da öğretmenliğe geri dönmelidir

Bilginize sunar ilgilerinizi bekleriz.