KUR’AN ÇOCUKLARA NE DİYOR?

45

Çok değerli, birbirinden güzel telif ve tercüme Kur’an tefsirlerimiz var. Çok güzel binbir emek
harcanmış, çok kıymetli Kur’an mealerimiz var. Bütün bunları yazanlara şükran borçluyuz. Kur’an; öyle
kaynayan bir mâna gözesi ki, Kıyamete kadar daha nice eserler yazılacak.
Fakat günümüzde, Sayın Veli Tahir Erdoğan’ın çok enteresan, takdire şayan ve çok dikkat çekici bir
eseri neşredildi:
“114 Sûrede KUR’AN Çocuklara NE DİYOR?”
Bu eser beni çok heyecanlandırdı. Ve tabii bir o kadar da düşündürdü. Öyle ki, samimî ve içten gelen
his ve duygularımı kaleme almaktan kendimi alamadım.
Bu kitap karşısında çocuktan farkımız yok. Çünkü akıl yaşta değil baştadır. Bilmediğimiz husus
karşısında çocuk hükmündeyiz. Kaç yaşında olursak olalım, bilmediğimiz konularda çocuk sayılırız. Bu
bakımdan bu kitap, çocukların şahsında hepimize hitap etmektedir.
İslamî literatürde devrim yapan bir eser. Çünkü Allah’a inanıyoruz fakat onu doğru dürüst bilmiyoruz!
Peygambere inanıyor, onu seviyor sayıyoruz fakat lâyıkıyla tanımıyoruz!
Oysa tanımak, sevmek ve gereğini yapmak için; bilmek, olmak ve yapmak lâzım.
Elbette biliyor ve inanıyoruz. Ama tam olarak anlamış değiliz. Çünkü malûmat ilim değildir. İlim ise
idrâkten, içselleştirmekten geçer.
Çünkü bakmak, görmek, duymak, işitmek, bilmek lâyıkı veçhile anlamak değildir. Anlamak için
Allah’ın inayet ve yardımına da, özellikle ihtiyaç var. Samimî ve içten olmak ancak, insanı anlamaya
mazhar eder.
Gelişmemizi ve bilgimizi artırmayı engelleyen en büyük husus; yeteri kadar bildiğimizi sanmamızdan
kaynaklanıyor. Yeni bilgi ve açıklamalara, her an ihtiyaç duyduğumuzu bilmemiz; bizleri yeni arayışlara
sevkeder. Bu hususta “Hel min mezid?” / “Daha yok mu?” demeli ve arayışlarımıza devam etmeliyiz.
Her zaman, iyinin en iyisi olabileceği gibi, her bilişin ve her bilginin de üstünde yepyeni bilgiler, taze
bakışlar ve bunları gerçekleştiren kişiler vardır.
İşte bu esere, bu açılardan bakarak, yepyeni açılımlara hep ihtiyaç duyacağımızı düşünerek; her
hususta ileri, daha ileri gitmemiz gerektiğini unutmamalıyız. 7’den 70’e bu bakışı edinmeli ve gereğini
hemen yapmalıyız.
İşte bu eser; çocuklar için hazırlandığı halde; birçok hususta, çocukların bilgi seviyesinde kalan bizlere
de, eksiklerimizi tamamlama imkanını, biz büyüklere veriyor.
Hitap çocuklara ise de, aslında birçok mes’elelerde çocuk seviyesinde kalmış olan bizlerin anlayış ve
yorumlama boşluklarını da, doyuracak ve giderecek mahiyettedir.
Üniversitede yıllaca hocalık yapmış olan bu fakire; yeni bilgi, yeni bakış ve yeni algılayışlar sunan bu
eser; okuyan herkese belki yeni şeyler öğretmeyecek, zira bildiğimiz konuları sunuyor.
Fakat bildiklerimize yeni bir bakış, farklı bir anlayış, değişik bir yorumlayış katarak; bildiklerimizle;
çok daha renkli, çok daha heyecanlı bir şekilde karşılaşma ve tanışma imkanı veriyor.
Mânevî bambaşka bir atmosferle, heyecanlı bir soluklanmayla bizleri başbaşa bırakıyor.
Öyleyse hep beraber
Çocuklarımızla el ele
Edinelim yepyeni
Haber üstüne haber
Teşekkürler
Püfür püfür estirilen
Bizlerden yana
Bilgilerden yele

Önceki İçerikTürkçe Sevdalısı İlâhiyatçı Prof. Dr. MAHMET MAKSUDOĞLU ile Türkçe’nin Problemleri Hakkında Konuştuk.
Sonraki İçerikAĞAÇLARIN GÖLGESİNDE
Avatar photo
1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1955'de Ordu ili, Mesudiye kazasının Çardaklı köyü ilkokulunu bitirdi. 1965'de Bakırköy Lisesi, 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1974-75 Burdur'da Topçu Asteğmeni olarak vatani vazifesini yaptı. 22 Eylül 1975'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle Öğretmen Lisesi Tarih öğretmenliğine tayin olundu. 15 Mart 1977, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca Okutmanlığına başladı. 23 Ekim 1989 tarihinden beri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Yakınçağ Anabilim Dalı'nda Öğretim Görevlisi olarak bulundu. 1999'da emekli oldu. Üniversite talebeliğinden itibaren; "Bugün", "Babıalide Sabah", "Tercüman", "Zaman", "Türkiye", "Ortadoğu", "Yeni Asya", "İkinisan", "Ordu Mesudiye" ve "Ayrıntılı Haber" gazetelerinde ve "Türkçesi", "Yeni İstiklal", "İslami Edebiyat", "Zafer", "Sızıntı", "Erciyes", "Milli Kültür", "İlkadım" ve "Sur" adlı dergilerde yazıları çıktı. Halen de yazmaya devam etmektedir. Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefası'nı sadeleştirmiş ve 1981'de basılmıştır. Metin Muhsin müstear ismiyle, gençler için yazdığı "Irmakların Dili" adlı eseri 1984'te yayınlanmıştır. Ayrıca Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nce hazırlattırılan "Van Kütüğü" için, "Van Kronolojisini" hazırlamıştır. 1993'te; Doğu ile ilgili olarak yazıp neşrettiği makaleleri "Doğu Gerçeği" adlı kitabda bir araya getirilerek yayınlandı. Bu arada, bazı eserleri baskıya hazırlamıştır. Bir kısmı yayınlanmış "hikaye" dalında kaleme aldığı edebi yazıları da vardır. 2009 yılında GESİAD tarafından "Gebze'de Yılın İletişimcisi " ödülü kendisine verilmiştir.