Kötülükleri Kurban Etmek

37

Bugün (20 Temmuz)
bir kurban bayramını daha idrak ediyoruz (!) Ülkemizde pek çok ibadet gibi
kurban ibadeti de maalesef yalnızca şeklî bir takım ritüellere hapsedilmiş bir
gelenek olarak yalnızca bir “et bayramı” olarak ifa ediliyor. Hâlbuki kurban
“kurb” yani yakınlık/yakınlaşma kökünden geliyor ve Allah’a yakınlaşma manasını
ihtiva ediyor. Kurban bayramını gerçek anlamda “idrak etmek” istiyorsak bu dört
(4) günü Allah’a yakınlaşma için bir vesile olarak değerlendirmek gerekiyor.
Allah’a yakınlaşmak için ise Allah ile aramıza giren ve bizi O’ndan
uzaklaştıran her şeyi kurban etmek gerekiyor.

 

            Farkında olarak veya olmayarak
Allah’tan başka taptığımız bir şeyler varsa, önce bu Allah’tan başka tapılan
şeyleri kurban ederek başlamak gerekiyor. Parayı kurban etmek gerekiyor mesela.
İçimizdeki para aşkını, gözümüzü bürüyen para hırsını, her ne pahasına olursa
olsun yöntemin ahlaki veya gayri ahlaki olup olmadığına bakmadan kapıldığımız
para kazanma hırsını kurban etmek gerekiyor.

 

            “Koltuk sevdasını” kurban etmek
gerekiyor sonra. “Şef olayım”, “Müdür olayım”, “Başkan olayım”, “Vekil olayım”,
“Bakan olayım”, “Reis-i Cumhur olayım”, “Olayım da nasıl olursam olayım”
düşüncesini kurban etmek gerekiyor. Koltuk sevdası uğruna ahlaka muhalif işler
yapma fikrini topyekûn kurban etmek gerekiyor.

 

            Hacı emmilerin “açık saçık” bir
hanımefendi gördükleri zaman “cık! cık!” etmelerine neden olan o “açık saçık”
hanımefendiyi sadece yürüyen bir et parçası olarak gören zihniyeti kurban etmek
lazım sonra. O “açık saçık” hanımefendinin bir et parçası olmadığını; duyguları,
düşünceleri, fikirleri, hayattan beklentileri olan düz bir insan olduğunu kabul
edip; o hanımefendinin tarzını değil kendi içimizdeki kötü arzuları kurban
etmemiz ve o hanımefendinin “açık saçık” olduğunun farkına bile varmamamız gerekiyor.

 

            Sosyal ve siyasi hayatımızda da bir
takım şeyleri kurban etmemiz lazım elbette.

 

            Ülkemizde veba gibi yayılan
hukuksuzluk/adaletsizlik illetinin boynuna da bir bıçak darbesi vurarak kurban
etmek gerekiyor.

 

            Kamuya personel alımlarında liyakati
bir kenara bırakıp adam kayırmacılığa meydan verme illetini kurban etmek
gerekiyor.

 

            Kamu ihalelerini ehli yerine vasıfsız,
iş bilmez yandaşa verme hastalığını kurban etmek gerekiyor.

 

            Kamu ihalelerini alan şirketlere
gizli ortak olmayı, o şirketlerden komisyon adı altında pay almayı, şeytanın
bile aklına gelmeyecek yöntemlerle devletin kasasını boşaltmayı, para
piyasalarında manipülasyon yaparak milletin cebini boşaltmayı, kamu imkanlarını
kullanarak organize suç örgütlerine mahsus fiilleri işlemeyi, rüşveti, irtikabı
ve daha bir çok rezaleti kurban etmek gerekiyor.

 

            Yukarıda saydığım ve sayamadığım
daha pek çok kötülüğün, Kurban Bayramı’nda bıçak altına yatan o mübarek
hayvanların kanlarının akıp gittiği gibi akıp gitmeleri gerekiyor. Emin olun
eğer kurban etmemiz gereken tüm bu şeyleri kurban edersek Allah’a gerçekten
daha çok yakınlaşırız. Ve emin olun kurban ettiğimiz tüm bu kötülükler bizleri
yarın Sırat Köprüsü’nde o mübarek hayvanlardan daha iyi sırtlarında taşır.
Cennet ehlini Cennet’e daha çabuk ulaştırır.

 

            Kurban Bayramımız mübarek olsun.
Allah kestiğimiz tüm kurbanlarımızı kabul etsin.