Kosova’daki Bağımsızlık

40

Balkanların ufalanma sürecinde nihayet Kosova “Bağımlı Bağımsızlığa” ABD bayraklarının gölgesinde kavuştu. İlk tanıyan ülkeler arasında Türkiye olmasına rağmen; Yeni Anayasa Taslağında Türkçe’nin  ve dolayısıyla  Türk nüfusunun varlığının dışlandığı basında yer alıyor. Türkiye’nin dış güvenlik çemberinde siyasi tesirliliğini azaltabilmek için Türkiye’de Türk kimliği ile uğraşılıyor. Dün ABD’li askerlerin Irak’ta elini öpen Arapların tavrı gibi, ABD bayrakları sallayarak sözde bağımsızlığı kutlayanlar karşılaşacakları tehlikenin de farkında değillerdir. Dün Irak’a “Emperyal Demokrasi” (Ortadoğu’nun şekillendirilmesine uygun bir demokrasi)  getirenler bugün Kosova’dalar. Kosova’nın atıl duran ekonomik kaynakları ele geçirilecektir. Batı kapitalizminin yeni yerli stratejik ortakları ortaya çıkacaktır. Bu ve benzeri gelişmeler iki kutuplu soğuk harp dönemine dönüştüğü oranda bize fayda sağlayabilir.


Bir dönem Prizren’den Türkiye’yi gezmeye gelen Türk öğrenci ve öğretmenleri kabul eden İçel Valisinin İngilizce tercüman arayışını unutmadık. Balkanlar’da Türk olmak dün de, bugün de kolay değildir. Bazı köyler Türkçe’yi unutmuş ve Arnavutlaştırılmıştır. Kosova’da 250.000  kişi gayet güzel Türkçe konuşmasına rağmen; Türk sayısı 60.000 dolaylarında verilmektedir. Birçok Türk baskı sonucu kimliğini Arnavut olarak resmi kayıtlara geçirmiştir. Buna sebep olanlar bizim Müslüman kardeşlerimizdir. Bir ara Priştine Üniversitesi’nin Türk Dili Bölümü aynen Gagavuzya’da olduğu gibi  kapatılmıştı.


Prizren’de Aydınlar Ocağı’nın kuruluşu dolayısıyla otobüs terminalinde hareket etmeden önce karşılaştığımız bir olayı hiç unutamamam. İlahiyat Fakültesi Profesörü bir öğretim üyesi ve Makedonyalı bir Pomak Türkü ile karşılaştım. Yanımdaki Gostivar’lı arkadaşımız bu Pomak Türkünü methederek bana tanıttı. Bir süre sonra bu ilahiyatçı Pomak, Pomaklık ve Türklük ile bir ilgisinin olmadığını, bunlarla ilgilenmediğini söyleyiverdi. Ancak, nüfus sayımında  Müslüman olduğu için kendisini Arap olarak ifade etmiş. Bu kararda yanındaki ilahiyatçı profesörünün katkısı nedir diye düşünmüştüm.


Bu gezi bize birçok şeyi öğretmişti. Kosova’dan çok olumlu intibalarla ayrılmıştık.  Dönüşte intibalarımızı tesbit ve teklif şeklinde yazmıştık (Erkal, M. E., Merkez Binanın Penceresinden, Derin Yayınları, İstanbul 2003, sh. 234).


Bunlar arasında; Türkler üzerindeki tehdit, Papalığın Arnavut-Türk çatışması için tahrik edici faaliyetleri, bilhassa Arnavutları Hıristiyanlaştırma gayretleri ve bu yolda kullanılan ekonomik kaynaklar, Arapların Osmanlı izini silici cami yapımları, bazı Türk bölgelerinde çocukların ilköğretim sonrası  okula gönderilmemeleri, anaokulu ihtiyacı, yatırım için gelen Türk iş adamlarına çıkarılan zorluklar, çalışma hayatındaki bazı sınırlamalar  dikkat çekiyordu.


Kosova’da herkese olduğu gibi, Diyanet İşleri Başkanlığına da büyük görevler düşüyor. Sultan Murat Türbesi’nin imarı sevindiricidir. Ancak Priştine’de Osmanlı’dan kalma bir cami yıkılmıştır. Ülkemizde Kosovalı gençlerin lisans ve lisansüstü çalışmaları için ayrılacak kontenjanlar arttırılmalıdır. Atatürk Dil-Tarih ve Kültür Yüksek Kurumu Prizren’de bir kitabevi açabilir.

Önceki İçerikGelir Vergisi Oranları
Sonraki İçerikHukukun gücü mü? Gücün hukuku mu?
Avatar photo
1944 İstanbul doğumludur. Orta Öğrenimini Maarif Kolejinde, yüksek öğrenimini İktisadî ve İdari Bilimler Yüksek Okul'unda tamamlamıştır. 1967'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne asistan olarak girmiştir. Ord. Prof. Dr. Z.F. Fındıkoğlu'na asistanlık yapmıştır. 1972'de "Bölgelerarası Dengesizlik" teziyle doktor, 1977'de "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" teziyle doçent, 1988'de de profesör olmuştur. 1976 Haziranında yurt dışına araştırma ve inceleme için giden Erkal 6 ay Londra ve Oxford'ta inceleme ve araştırmalar yapmış, Doçentlik hazırlıklarını ikmal etmiştir. 1977 yılında hazırladığı "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" isimli Eğitim Sosyolojisi ve Eğitim Ekonomisi ağırlıklı tezle Doçent olmuştur. 1988'de Paris'de, 1989'da Yugoslavya Bled'de yapılan milletlerarası UNESCO toplantılarında ülkemizi birer tebliğle temsil etmiştir. 1992 Yılında Hollanda'da yapılan Avrupa Konseyi'nin "Avrupa'da Etnik ve Cemaat İlişkileri" konulu toplantısına tebliğle katılmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi dışında dönem dönem Harp Akademilerinde, Gazi Üniversitesi'nde, Karadeniz Teknik (İktisadi ve İdari Bilimler Yüksek Okulu) ve Marmara Üniversitelerinde de derslere girmiştir ve konferansçı olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı, Metodoloji ve Sosyoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü, İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ve İstanbul Türk Ocağı üyesi olan Prof. Dr. Erkal'ın yayımlanmış ve bir çok baskı yapmış 15 kitabı ve 700 civarında makalesi vardır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde Pazar günleri makaleleri yayımlanmaktadır. Prof. Dr. Erkal evli ve üç çocukludur. Dikkat Çeken Bazı Kitapları : Sosyoloji (Toplumbilimi) (İlaveli 14. Baskı), İst. 2009 Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri, İst. 1978 Bölgelerarası Dengesizlik ve Doğu Kalkınması,(2. Baskı), İst. 1978 Sosyal Meselelerimiz ve Sosyal Değişme, Ankara 1984 Bölge Açısından Az Gelişmişlik, İst. 1990 Etnik Tuzak, (5. Baskı), İst. 1997 Sosyolojik Açıdan Spor, (3. Baskı), İst. 1998 İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, (5. Baskı), İst. 2000 Türk Kültüründe Hoşgörü, İst. 2000 Merkez Binanın Penceresinden, İst. 2003 Küreselleşme, Etniklik, Çokkültürlülük, İst. 2005 Türkiye'de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Önerileri (Ortak Eser), İst. 2001 Ansiklopedik Sosyoloji Sözlüğü (Ortak Eser), İst. 1997 Economy and Society, An Introduction, İst. 1997 Yol Ayrımındaki Ülke, İst. 2007 Yükseköğretim Kurumlarının Bölgelerarası Gelişme Farklılıkları Açısından Önemi ve İşlevleri, İTO, İst. 1998 (Ortak Araştırma)