Kocaeli’nde Değer Üretmek

60

Her insan, her toplum ürettiği değerlerle ayakta kalır, anılır, ölümsüzleşir. Ortaya değer koymayan bir canlı için söylenecek ifade “heder olmuş bir ömür”dür

Değer, bir başka varlığın kendisinden yararlandığı her şeydir. Ekmek, su, hava, güzel bir manzara, maden, cevher… birer maddi değerdir. Fikir, güzellik, hoşgörü, terakki, yenilik… birer soyut değerdir. Bir araziyi değerli kılan verimli olması, bir çölü değerli kılan petrol ihtiva etmesi, bir bataklığı değerli kılan birtakım hastalıklara şifa olan mineraller içermesi. Bu değerler, varlığın kendi orijiniyle ilgilidir. Buna, sözü edilen varlıkların bilince dayalı bir katkısı yok. İnsanoğlu, bu yönüyle mahlukatın en şereflisi.

İnsanı değerli kılan, onun çizgi dışı ürünler ortaya koyması. Fizikte, kimyada, biyolojide, tıpta… yapılan icatlar, yenilikler; şiirde, resimde, musikide, sporda yaşatılan hazlar, verilen eserler hem sanat eserini hem de sanatçıyı değerli kılar. Güzel sanatların herhangi bir dalında kişiye yaşama sevinci, heyecan veren her eser, insan ruhunu beslediği şiddette değerli, evrenselliği oranında kalıcıdır. Kalıcı, değerli eser ortaya koyma cihetiyle zaman ve mekan içindeki konumumuz, hem birey hem içinde yaşadığımız toplum olarak, nedir?

Semerkant, Buhara, Bağdat, Atina, Selçuk, Efes, İstanbul; birer değer havzası olarak bilinir. Matematikte, geometride, astronomide, coğrafyada, felsefede, fizikte, edebiyatta pek çok değer bu havzada yetişmiştir. Bu bölgelerde yetişen beyinler, insanlığın terakkisini sağlamış, insanlığı yarınlara taşımıştır. Diyojen, Shakespeare, Epikür, Ali Kuşçu, Katip Çelebi, Yunus Emre insanlığın birer değeridir. Bulunduğumuz bölge, insanlığın yüz akı olabilecek bir değer yetiştirmiş midir ya da bu bölge bu değerlerin yetişmesine ev sahipliği yapabilmiş midir? Bunu söylemek, zor.

Kocaeli, bir sanayi kenti olarak biliniyor. Onun doğal güzelliği, sanayi dolayısıyla göz ardı ediliyor. Benim üzüntüm bu değil. Üzüntüm, bu bölgenin, insanlık tarihinde yer alabilecek bir değer çıkaramamasıdır. Bu, bu kentte yayın yapan medyanın, yöneticilik yapan bürokratın, eğitim yapan eğitimcinin, parasına para ekleyen tüccarın, imalat yapan sanayicin, evrensel anlayışa sahip üniversitenin birer ayıbıdır. Bu, yalnız bugünün değil, bütün zamanların ayıbıdır. Bu eksiklikten, herkes sorumludur. Medyada, dekoltesiyle ilgi çeken sekreterler, kapkaç yapanlar, cinayet işleyen katiller, sivri laf eden politikacılar, birbirinin ayağına kurşun sıkan mafya bozuntuları yer alırken insanlığın mutluluğuna imza atmış, onun yaşama sevincine katkıda bulunmuş bir bilim insanının veya sanatçının yer almaması bu bölge insanının eksikliğidir, ayıbıdır. Bu eksiklik, derhal giderilmelidir. Kanaat önderi olarak öne çıkanlar, eğitimle görevli bürokratlar, sivil örgütler bu eksikliği masaya yatırmalı, bunun giderilmesi için çareler üretmelidir. Sivil örgütler, taktıkları ideolojik gözlüklerini çıkarmalı, insan merkezli eğitim çalışmaları yapmalıdır. Kocaeli, zemin olarak, insan potansiyeli olarak buna uygundur, bunun açlığını çekmektedir.

Unutmayalım, bizi üzerimizde taşıdığımız değerden çok, ürettiğimiz değerler ölümsüzleştirecektir, kurtaracaktır. Herkes, Kocaeli’nde ne yapabileceğini düşünsün!