Kin Kusmada Camileri Kullanmayınız

36

Ülkeyi karıştırmak isteyenlerin, kışkırtıcıların hangi
konuları kullandıkları bellidir. Bu tuzaklara düşmemek başta siyasiler olmak
üzere herkesin görevi olmalıdır. Siyasi çıkar mücadelelerinde kırmızıçizgilerimiz
kullanılmamalıdır.


            Bankalar,
şirketler ve topraklarımız yabancıların eline geçerken, ülkenin sorunlarına
yönelmek yerine, Abdülhamit mi, Atatürk mü?, Osmanlı mı, Cumhuriyet mi?, Atatürk
mü, Gazi Mustafa Kemal mi?, Türk kültürü mü, evrensel kültür mü?, Müslüman
mıyız, Türk müyüz? gibi tartışmalar kimseye bir şey kazandırmaz. Bunlar sadece
dikkat dağıtır ve asıl tehlikeleri ve gündem maddelerini örtebilir. Kamuoyunu
yanlış yönlendirebilir. İnsanlarımızı kamplaştırarak sosyal ilişkileri zedeleyebilir;
birlik ve beraberliği dinamitler, kamplaştırmalardan da siyasi çıkar
beklenmemelidir.


            Türk
milletine ve İslam âlemine mensubiyetimiz birbirine rakip değildir. Milli
kimliğimiz, bayrağımız, Kuran-ı Kerim, yüce peygamberimiz, Milli Mücadelenin
muzaffer komutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk, milli tarihimizin
bütünlüğü gibi konular kırmızıçizgilerimizdir.


            Osmanlı’ya
hakaret ederek Cumhuriyeti yüceltemez; Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı yoluyla
da Osmanlı’yı yükseltemezsiniz. Dün Osmanlı’nın düşmanları, O’nu Balkanlardan
çözenler; bugün de T.C’nin düşmanlarıdır ve Ortadoğu’dan bizi çözmeye
çalışmaktadırlar.


            Zaman zaman
birileri adeta görevliymiş gibi kırmızıçizgilerimizle uğraşırlar. Çok önemli
bir şey yaptıklarını zanneden bunlar aslında görev verilecek kapasite ve
kalitede de değillerdir. Milli mutabakatların yeterince gelişmemesi kırmızıçizgilerimizi
saldırılarla karşı karşıya bırakır. İslami görüntü altında milli kimlik
dışlanır ve bu yanlış eğilim üstelik İslam’dan da referans almaya çalışır. Geliniz
bazılarımız ortamı müsait bularak Cumhuriyet ve Atatürk ile uğraşmayınız. İlahiyat
profesörlüğü etiketini işportaya düşürmeyiniz. Yunan’ı da sevindirmeyiniz. Sayın
Devlet Bahçeli’nin söylediği gibi bu işin altında FETÖ tipi tertipler
olabileceği gibi Batı’dan esen İslam düşmanlığına hizmet ediciler de olabilir. Gençleri
yüce dinimizden soğutucu, ateizme ve deizme adam kazandırma tezgâhları da
olabilir.


            Atatürk, Türk
Milleti ve TBMM ile beraber manda fikirlerini ve Sevr’i yırtıp atan Milli
Mücadeleyi kazanan, Milli Mücadelenin tacı olan Cumhuriyetin kurucusudur. Anadolu’yu
Dar-ül Harb’den kurtarıp Dar-ül İslam yapan liderdir. Atatürk düşmanlığı Türk
düşmanlığıdır. Oysa Türk’e düşman olarak İslam’a dost olunamaz.


            Gençler
yanlış örneklerin, sapıkların fazla etkisinde kalıp moral bozukluğuna
uğramasınlar. Bu tip utanç örnekleri, teslimiyetçi Damat Ferit’lerin, Atatürk
için ölüm fetvası veren sözde Şeyh-ül İslam ve esir düşmüş Saray mensuplarının
günümüzdeki devamıdırlar.      

Önceki İçerikPeker- Külünk- Demirören- Erdoğan
Sonraki İçerikDeğil mi?
Avatar photo
1944 İstanbul doğumludur. Orta Öğrenimini Maarif Kolejinde, yüksek öğrenimini İktisadî ve İdari Bilimler Yüksek Okul'unda tamamlamıştır. 1967'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne asistan olarak girmiştir. Ord. Prof. Dr. Z.F. Fındıkoğlu'na asistanlık yapmıştır. 1972'de "Bölgelerarası Dengesizlik" teziyle doktor, 1977'de "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" teziyle doçent, 1988'de de profesör olmuştur. 1976 Haziranında yurt dışına araştırma ve inceleme için giden Erkal 6 ay Londra ve Oxford'ta inceleme ve araştırmalar yapmış, Doçentlik hazırlıklarını ikmal etmiştir. 1977 yılında hazırladığı "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" isimli Eğitim Sosyolojisi ve Eğitim Ekonomisi ağırlıklı tezle Doçent olmuştur. 1988'de Paris'de, 1989'da Yugoslavya Bled'de yapılan milletlerarası UNESCO toplantılarında ülkemizi birer tebliğle temsil etmiştir. 1992 Yılında Hollanda'da yapılan Avrupa Konseyi'nin "Avrupa'da Etnik ve Cemaat İlişkileri" konulu toplantısına tebliğle katılmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi dışında dönem dönem Harp Akademilerinde, Gazi Üniversitesi'nde, Karadeniz Teknik (İktisadi ve İdari Bilimler Yüksek Okulu) ve Marmara Üniversitelerinde de derslere girmiştir ve konferansçı olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı, Metodoloji ve Sosyoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü, İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ve İstanbul Türk Ocağı üyesi olan Prof. Dr. Erkal'ın yayımlanmış ve bir çok baskı yapmış 15 kitabı ve 700 civarında makalesi vardır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde Pazar günleri makaleleri yayımlanmaktadır. Prof. Dr. Erkal evli ve üç çocukludur. Dikkat Çeken Bazı Kitapları : Sosyoloji (Toplumbilimi) (İlaveli 14. Baskı), İst. 2009 Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri, İst. 1978 Bölgelerarası Dengesizlik ve Doğu Kalkınması,(2. Baskı), İst. 1978 Sosyal Meselelerimiz ve Sosyal Değişme, Ankara 1984 Bölge Açısından Az Gelişmişlik, İst. 1990 Etnik Tuzak, (5. Baskı), İst. 1997 Sosyolojik Açıdan Spor, (3. Baskı), İst. 1998 İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, (5. Baskı), İst. 2000 Türk Kültüründe Hoşgörü, İst. 2000 Merkez Binanın Penceresinden, İst. 2003 Küreselleşme, Etniklik, Çokkültürlülük, İst. 2005 Türkiye'de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Önerileri (Ortak Eser), İst. 2001 Ansiklopedik Sosyoloji Sözlüğü (Ortak Eser), İst. 1997 Economy and Society, An Introduction, İst. 1997 Yol Ayrımındaki Ülke, İst. 2007 Yükseköğretim Kurumlarının Bölgelerarası Gelişme Farklılıkları Açısından Önemi ve İşlevleri, İTO, İst. 1998 (Ortak Araştırma)