Gazze Yem’mi Acaba?

30

Bünyesinde, ruhunda merhametten zerre olmayan İsrail Yahudileri, yine bir tezgâhın peşinde mi acaba?

Hiç beklenmedik bir zamanda, hem de İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in Ankara’yı ziyaret edip, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan R. Tayip Erdoğan’la ayrı ayrı görüşmesinden birkaç gün sonra, tonlarca kinini Gazze Müslümanlarının üzerine kustu.

Bu kin, Filistinlinin şahsında bizedir, Araplaradır ve tüm Müslümanlaradır.

Ortada, Filistin tarafında, bu denli bir zulmü gerektirecek sebep yokken böylesi bir girişim, hiç de hayra alamet gözükmemektedir.

Bir tarafta İran’ın Rusya’dan S300 füzesi alma haberleri yazılıp çiziliyor, diğer tarafta Obama’nın ABD Başkanlığını fiilen devralmasına iki haftadan az zaman kaldı…

Bir tarafta İran’ın başında, hiçte sebebe gerek yokken tahrik edici konuşmaları rahatlıkla yapabilen bir Ahmedinejad var, (Saddam misali), diğer tarafta imtihana tabii tutulması gereken bir Obama var (Kennedy misali).

Saldırının başladığı günden beri Obama, çok başarılı bir sınav vermektedir.

Gazze’de kan gövdeyi götürürken, O, bir golf sopası ve bir golf topuyla, bileğinin gücü ve alnının teriyle(!) imtihan vermektedir.

Kendi değimleriyle dünyanın başkanı olacak adam(!), süt dökmüş kedi misali suspus.

O, İsrail’e karşı ilk defa yok demeyi deneyen John F. Kennedy’nin, 22 Kasım 1963’deki akıbetini biliyor, O, 22 kalibrelik mermilerin marifetini de biliyor…

Bilindiği üzere dünyanın en bağımsız ülkesi İsrail’dir.

Ayrıca İsrail, dünyanın en katı şeriatçı ülkesidir de.

Bu ülke, başta ABD olmak üzere birçok ülkeyi parmağına takmış, istediği gibi kullanmaktadır.

Kullandığı ülkelerin başına geçecek Başkan, Cumhurbaşkanı veya Başbakanlar, önce İsrail’in eleğinden geçerler. Ve elekten geçtikten sonra da kontrol elden bırakılmaz.

Şimdi İsrail, ilk elekten geçen Obama’yı sınamanın yanında, Ahmedinejad’ı tahrik etme gayreti içinde de olabilir.

Çünkü eğer İran’ı vuracaksa, S300’ler İran’a gelmeden vurmak mecburiyetinde.

Zira İsrail, sadece kazanmak değil, kazanmayı sıfır zayiatla yapmayı planlar.

Çünkü onlardan dünyada fazla yoktur. (Allah’a şükür ki fazla yoktur.)

Bu meyanda ben; Gazze’nin bombalanması, Ahmedinejad için bir yem olabilir diye düşünüyorum.

Ahmedinejad, daha şimdiden (takdir edilecek) bazı çıkışlar yapmaya başladı bile;

Suç dosyası kabardı vs gibi.

Bu katliam karşısında dut yiyen Hıristiyan aleminin kendince gerekçesi vardı belki de, İslam alemininsessiz ve çaresiz kalması çok büyük bir acı.

Osmanlıyı arkadan vuranların akıbetlerinin iyi olması elbette belenemez.

Gözünü para bürümüş, gözü açların torunlarının akıbetlerinin iyi olması elbette belenemez.

Canlarını, namuslarının önünde tutanların akıbetlerinin iyi olması elbette belenemez.

Kendine değmeyen yılana hayat bağışlayanların akıbetlerinin de iyi olması belenemez elbette.

Ancak İslam ülkelerinin bu denli kayıtsız kalması, bu akıbetin çok daha vahim akıbetlerin gelişine zemin olacağı çok açıktır.

Ben biliyorum ki, her Müslüman’ın evinde, en az 3-5 Yahudi markalı ürün bulunmaktadır.

Bir Müslüman’ın evindeki bir litrelik kolanın, Gazze’ye kaç mermi olarak döndüğünü hesap edenimiz var mı acaba?

Adını Şaron denen mahlûkattan alan deterjanı evine sokmayanımız var mıdır?

“Kullanmayacağım ama İsrail markalarını bilmiyorum” diyenler,

Lütfen aşağıdaki siteyi ziyaret ediniz;

Belki Yahudi tüfeğine birkaç mermi eksik gitmiş olacaktır.

http://www.boykot-israil.org

Bu arada umarım iktidarımız da, İsrail ile yapılmış ve yapılacak anlaşmaları gözden geçirme gereğini gündemine alır.

Gazze’nin başını duman bürümüş,

İnsanlar perişan, karınlar hep aç.

Köpeklerin sofrasında pirzola,

Körpecik bebeler mamaya muhtaç.