Esnek İstihdam(2 s)

30

Bu konu ile 22/05/2003 tarih 4857sayılı kanun çıkmış, ancak; uygulamalarına bakıldığında alt işverene verilen işlerin sayısında ciddi artışlar olmuş ve alt işveren işcilerinin bir çok haktan mahrum kaldıkları gözlendi.

Kaçınılmaz olan konular var. Eğer işte esneklik varsa, çalışma alanında da esneklik olacaktır. Bu çalışma şekli her işyeri için geçerli olamaz. Kanun hem işvereni hemde çalışanı mağdur etmeyecek tarzda olmalıdır. Uygulamanında aynı çercevede olması beklenir ancak maalesef uygulama bazen çift taraflı birbirini suistimal etmeye yönelik olabiliyor.

Avrupa’da ortalama yüzde 4 veya 5 taşeron işcisi olarak çalışıyor. Kuzey Avrupa ülkelerinde, bu oran çok düşük.  İspanya’da yüzde 33. Kore’de yüzde 55 taşeron ve geçici işçiden oluşuyor. Unilever’in Pakistan Karaçi’de bulunan Lipton ve Brooke Bond markalı çayları üreten çay fabrikasında ise 133 düzenli işciye karşılık 700 düzensiz istihdam edilen işçi var.(Petrol-İş Dergisi Eylül 2009 sayfa 42-43)

2008 Ekim ayında küresel iş federasyonları Cenevre’de bir forum düzenledi. Sonuç olarak İşverenlerin giderek yaygın bir şekilde taşeron ve geçici işçi kullanmalarının ILO’nun(Uluslararası Çalışma Örgütü) 87 ve 98 nolu temel sözleşmelerine tehdit oluşturduğunu. Bunun sonucunda çalışma ve yaşama koşullarının daha da kötüleşeceği vurgulandı.

İLO’nun düzensiz istihdama küresel standartlar getirmesinin zorunluluk olduğu belirtilerek “İstihdam yapılarının aşınması, işçilerin sendikalaşma isteğini ve kapasitesini sarsıyor, ailelere bi güvencesizlik kaygısı veriyor”.(Petrol-İş Dergisi Eylül 2009 sayfa 52-53)

Küreselleşme ile birlikte piyasa zorlaştı. Daha ucuz, daha çabuk tüketiciye ulaşan, daha kullanılabilir ürünler tüketiciler tarafından daha tercih edilebilir oluyor. En önemli faktör kaliteyi ucuza almak bu da ister istemez üretim merkezlerinde yeniden yapılanmalara gitmeyi kaçınılmaz hale getiriyor.

Devletin görevi kimseyi mağdur etmeyecek uygulanabilir çözümler bulmak. Hem işverenin hemde çalışanın bu kurallar manzumesine uyulmasını sağlamak gerekir.

Esnek istihdama ilişkin düzenlemelerin aslında işçi haklarını geriletmemeli. Bizdeki algı hiç bir çalışma kuralını tanımayan anlayışın hakim olduğu şeklindedir. Kriz, küreselleşme, işsizlikteki artışlarda buna sebep teşkil etmektedir.

İşverenlerimizdeki algı yanlışlığı da esnek istihdamı kuralsızlık diye algılayıp esnek istihdama ve taşeronlaşmaya dört elle sarılmaktalar. Bu durum genellikle kayıt dışı işyerlerinde hakim olmasına karşın diğer iş yerlerinde kuralsız , hukuk tanımaz bir şekilde esnek istihdam artmaktadır..

Esnek İstihdam(1) ‘de ( http://www.kocaeliaydinlarocagi.org.tr/Yazi.aspx?ID=1158 ) yazdığım normal şartlarda beklenen çalıştıran ve çalışanı memnun eden bir gerekliliktir. Bu şartlarlarda iş barışı sağlanmış, herkesin memnun olduğu durumdu. Esnek istihdam eğer adam gibi uygulanırsa hem istihdam artar, rekabete dayanacak duruma gelen işveren iş yerini kapatmaz, dolayısı ile çalışanlar işsiz kalmaz, iş barışı sağlanır.

Eğer algı kuralsızlık olursa ve hukuki düzenlemelere uyulmazsa, sistem “modern kölelik” olur. Bu duruma bütün toplumun, bütün örgütlü işçi ve işveren sendikaların, bütün STK’ların itiraz etmesi gerekir. Önümüzdeki günlerde Türkiye’nin önemli gündemlerinden biri olacağına inanıyorum.