CHP Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir TV programında
kendisine Erdoğan’ın tekrar Cumhurbaşkanı adayı olup olamayacağının sorulması
üzerine “Erdoğan’ın adaylığı için özel bir tartışma
yapmayacağız. Tartışmalar artık geride kalmalı. Aday olmak istiyorsa buyursun
gelsin. Başkaları tartışırsa ona bir şey diyemeyiz, en azından biz
yapmayacağız. Sonbaharda seçim olabilir; soğukkanlılıkla sandığı bekleyeceğiz”
diyerek Erdoğan’ın tekrar Cumhurbaşkanı adayı olmasına karşı bir tutum
sergilemeyeceklerini ifade etti. Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri, Erdoğan’ın tekrar
aday olup olamayacağı tartışmalarını da tekrar hararetlendirdi.
Erdoğan’ın
“3. defa” cumhurbaşkanı adayı olup olamayacağı konusunda pek çok hukukçu farklı
düşünüyor. Hukukçuların bir kısmı olabileceği, diğer kısmı da erken seçime
gidilmeden veya anayasa değişikliği yapılmadan Erdoğan’ın “3. defa”
cumhurbaşkanı adayı olamayacağı görüşünü savunuyor. Değerli büyüğüm Av.
Ruhittin Sönmez de bu görüşe iştirak ederek Erdoğan’ın “3. defa” cumhurbaşkanı
adayı olamayacağı yönünde bir yazı kaleme aldı.
Hukukçuların
bu “Erdoğan tekrar aday olabilir-olamaz” konusundaki görüşlerinin hepsi elbette
çok değerli. Ben bu tartışmada, seçimler ister erken isterse 2023 Haziran
ayında yapılsın, Erdoğan’ın tekrar aday olmasının önünde hukuken hiçbir engel
olmadığı görüşünü savunanlardanım. Gerekçelerimi de aşağıda izah ediyorum.
Öncelikle,
Erdoğan’ın 2014 Ağustos ayında seçilerek sahip olduğu “Cumhurbaşkanı” unvanı
ile, 2018 Haziran ayında seçilerek sahip olduğu “Cumhurbaşkanı” unvanı arasında
isim benzerliğinden başka bir benzerlik bulunmamaktadır. Konu hakkındaki kafa
karışıklığı da buradan kaynaklanmaktadır. 2018 sonrasında bizim
“Cumhurbaşkanlığı” olarak adlandırdığımız makam aslında “Devlet Başkanlığı”dır.
Erdoğan 2014-2018’deki
Cumhurbaşkanlığı döneminde ülkede hukuken parlamenter sistem fiilen ise yarı
başkanlık sistemi yürürlükteydi. 2018 sonrası dönemde ise başkanlık sistemi
yürürlüktedir. Bu iki dönem arasında her şeyden önce bir sistem farkı
bulunmaktadır. Bu sistem farkı ise 2014-2018 dönemindeki “Cumhurbaşkanı”
kavramı ile 2018 sonrası “Cumhurbaşkanı” kavramı arasındaki farkı en kesin bir
şekilde ayırt eden temel husustur. Her ne kadar Türkiye’ye has dönemsel fiili
durum olarak aralarında bir fark olmamışsa da, hukuki olarak Erdoğan’ın ilk
Cumhurbaşkanlığı dönemindeki görev, yetki ve sorumlulukları ile 2018 sonrası
dönemdeki görev, yetki ve sorumlulukları birbirinden çok farklıdır.
Erdoğan’ın
2014-2018 dönemindeki Cumhurbaşkanlığı makamı temsili bir makamdır. Devletin
bizatihi kendisini temsil eder. Devletin genel politikaları üzerinde icrai bir
yetkisi yoktur. İngiltere ile kıyaslayacak olursak İngiltere’deki Kral’ın (veya
hali hazırda Kraliçe’nin) muadilidir. Erdoğan’ın 2014-2018 döneminde kendisini
anayasa veya kanunlarla sınırlandırmamış olması konunun hukuki yapısını
değiştirmez. İkinci dönemindeki Cumhurbaşkanlığı makamı ise Cumhurbaşkanı ile
Başbakanın birleşimi bir makamdır. Devlet politikalarında doğrudan yetki ve
etkiye sahiptir.
Dolayısıyla
Erdoğan’ın 2014-2018 dönemindeki Cumhurbaşkanlığı görevini, 2017’deki
referandum sonrası sistem değişikliğini göz önüne alarak Erdoğan’ın “1. dönemi”
olarak kabul edemeyiz. Mevcut sistem ve sistem içerisindeki “Cumhurbaşkanlığı”
makamı eski sistemden farklı görev, yetki ve sorumlulukları olan yeni bir
makamdır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın başkanlık sistemindeki “1. dönemi” 2018
Haziran ayında başlamıştır ve Erdoğan’ın “hukuken” bir dönem daha Cumhurbaşkanı
olma hakkı bulunmaktadır. Anayasada sayılan 40 yaşını doldurmuş olma,
üniversite mezunu olma vb. gibi diğer koşulları taşıyor olması şartıyla
elbette.