Doğu Raporu: Topunuzu Süreceğiz

36

     Şark Meselesi / Doğu Sorununda gelinen
vahim, endişe verici nokta:

     Bazen rastgele
gezmeyi sever, olmadık yerlere gitmeyi arzular,

     Farklı şeyler
gözlemeyi yeğlerdim.

     Yine bir gün (…)
Kalesi yakınlarında geziniyordum.

     Bahçesinde çalışan
birisine selâm verdim.

     Konuşmaya
başladık. Meğer o zâtı muhterem çok doluymuş.

     İçini boşaltacak
yer arıyormuş. Ben de vesile olmuşum.

     “Ne güzel bahçen
var.” dedim. Hay demez olaydım.

     “Bir dokun, bin ah
dinle.” kabilinden:

     “Sorma hocam!”
dedi. “Buraların tadı tuzu kalmadı artık!

     Terkedip gideceğim
buralardan!”

     Deyince:

     “Hayrola n’oldu? Anlat
bir yol.” dedim.

     “Hocam dedi,
buralarda hayvanlarını otlatıyorlar.

     Bazen hayvanlar
bahçemize de musallat oluyor!

     Çevrili, tapulu
arazimize de giriyorlar!

     Bostanımıza çok
zarar veriyorlar.

     Çobana güzellikle
dedim ki:

     ‘Dikkat et! Bir
daha olmasın! Sığırlarına mukayyet ol / iyice göz kulak ol!

     Aman bostana
girmesinler! Burası tapulu mülk.’

     Keşke dememiş
olaydım. Ne dese beğenirsiniz? ‘Az kaldı az! Buralar hep bizim olacak bizim!

     Sizlerin topunuzu
süreceğiz buralardan!’ “

     Konuştuğum kimse,
yarım asır önce Karadeniz taraflarından gelip,

     Buralara yerleşen
sayılı ailelerden biriydi.

     Değerli okur!
Sinsi niyet sahipleri boş durmuyor,

     El altından saf ve
masum zihinleri aldatıyor,

     Kandırıyor ve
zehirliyor.

     Sizlerin de takdir
edeceği üzere, bir çobanın durup dururken böyle bir şeyi düşünmesi;

     Bunu açık açık,
dobra dobra söylemesi, akıl etmesi mümkün değil.

     Bazı kara
düşünceliler, iki kardeşin yani Türklerle Kürtlerin arasını açmak;

     Aralarına fitne,
fesat ve nifak tohumları ekmek için, ellerinden geleni arkalarına koymuyorlar.

     Ama nafile, birkaç
kişiyi yanıltmakla, bütün bir kitleyi aldatacaklarını sanıyorlarsa,
aldanıyorlar.

     Çünkü “Birkaç
kişinin ilhadiyle, bir milletin ilhadı muhal.” olduğu gibi,

     Birkaç kimsenin
aldanmasıyla, bir milletin tamamının aldanması ve aldatılması,

     Muhal ve imkânsız.

     Yine de sinek
küçük ama, neylersiniz ki mide bulandırıyor.

     Tabii gereken
teselliyi verdim. Merak etmemesini, bu işlerin yatışacağını,

     Bu dalgalanmaların
duracağını, asla buraları terketmeyi düşünmemeleri gerektiğini,

     Dilimin döndüğü
kadar anlatmaya çalıştım.

     Sanırım rahatladı.
Güzel temennilerle oradan ayrıldım.

 

          İşte adım
adım, gelinen noktalar değerli okur,

          Daha bunun
emsali, inanın nice olaylar çoktur.

 

          Ama bilsinler
o bozguncular ki, bu işin sonu yoktur.

          Türk
Milleti’nin, topyekûn bunlara elbet karnı toktur.

 

Önceki İçerikKurumlar, Kurullar, Kurallar
Sonraki İçerikDoğu Raporu: İşgal Altındayız
Avatar photo
1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1955'de Ordu ili, Mesudiye kazasının Çardaklı köyü ilkokulunu bitirdi. 1965'de Bakırköy Lisesi, 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1974-75 Burdur'da Topçu Asteğmeni olarak vatani vazifesini yaptı. 22 Eylül 1975'de Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Dicle Öğretmen Lisesi Tarih öğretmenliğine tayin olundu. 15 Mart 1977, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Osmanlıca Okutmanlığına başladı. 23 Ekim 1989 tarihinden beri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Yakınçağ Anabilim Dalı'nda Öğretim Görevlisi olarak bulundu. 1999'da emekli oldu. Üniversite talebeliğinden itibaren; "Bugün", "Babıalide Sabah", "Tercüman", "Zaman", "Türkiye", "Ortadoğu", "Yeni Asya", "İkinisan", "Ordu Mesudiye" ve "Ayrıntılı Haber" gazetelerinde ve "Türkçesi", "Yeni İstiklal", "İslami Edebiyat", "Zafer", "Sızıntı", "Erciyes", "Milli Kültür", "İlkadım" ve "Sur" adlı dergilerde yazıları çıktı. Halen de yazmaya devam etmektedir. Ahmed Cevdet Paşa'nın Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefası'nı sadeleştirmiş ve 1981'de basılmıştır. Metin Muhsin müstear ismiyle, gençler için yazdığı "Irmakların Dili" adlı eseri 1984'te yayınlanmıştır. Ayrıca Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nce hazırlattırılan "Van Kütüğü" için, "Van Kronolojisini" hazırlamıştır. 1993'te; Doğu ile ilgili olarak yazıp neşrettiği makaleleri "Doğu Gerçeği" adlı kitabda bir araya getirilerek yayınlandı. Bu arada, bazı eserleri baskıya hazırlamıştır. Bir kısmı yayınlanmış "hikaye" dalında kaleme aldığı edebi yazıları da vardır. 2009 yılında GESİAD tarafından "Gebze'de Yılın İletişimcisi " ödülü kendisine verilmiştir.