Demokrasiye AKP çelmesi

30

Farkında mısınız 2002 yılından sonra yapılan Yerel, Genel Seçimler, hatta Referandum Oylaması‘nda bile, Sandık Başkanları atamalarında farklı bir uygulama yapılıyor.

Daha önceki seçimlerde, seçim sandıklarının bulunduğu okullarda görev yapan öğretmenler başta olmak üzere, o bölgede görev yapan kamu görevlileri, Sandık Başkanı olarak görev yaparlardı.

Ne olduysa AKP’nin İktidar olduğu 2002 yılından sonra oldu.

Sandık Başkanı olarak atananlar, Yerel Yönetimleri elinde bulunduran AKP’nin işe aldığı Belediye Çalışanları’ndan atanmaya başladı Sandık Başkanları.

Bu durumun, seçimlere gölge düşürdüğüne neden dikkat etmezler İlçe Seçim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Hakimler?   

Seçim sonuçları açıklandığı zaman, çıkan sonucun doğruluğundan şüphe edenlerin sayısı her geçen gün artarken, bu konuya neden dikkat çekmez Siyasi Partiler’in Yöneticileri?

Birleştirme tutanaklarında yapıldığı iddia edilen yolsuzlukların daha çok dile getirilmesinin en önemli sebeplerinden biri, bu uygulama değil midir?

Dünyanın en ileri yazılım programlarına sahip Amerika‘da bile seçim sonuçları bizdeki kadar çabuk açıklanamıyor.

2007 yılındaki Genel Seçimler’den hatırlıyorum.

Zamanın henüz gece yarısını geçmediği saatlerde, bizde sandıkların neredeyse %90 ına ait sonuçlar, televizyon ekranlarından verilmeye başlamıştı.

Bu kadar köyün, mezranın bulunduğu, en ufak bir kar yağışında bile on binlerce köyüne ulaşılamayan ülkemizde, seçim sonuçlarını almak için bir kaç saat yeterli oluyor.

Size de bir tuhaf gelmiyor mu bu durum?

Demokrasiyi en çok dillendiren ama demokrasinin ırzına en çok geçildiği dönemde İktidar olan AKP, seçim sonuçları konusunda da şaibeli bir partidir.

Halkın iradesinin gerçekten sandığa yansımasını arzu ediyorsak, bunda herkesin sorumluluğu olmalı.

Başta halkımızın bizzat kendisi, Siyasi Partiler, Yüksek Seçim Kurulu, İl, İlçe Seçim Kurulları bu konuda sorumludurlar.

Bu konuda yapılan bir suistimal, halkın iradesine saygısızlıkla birlikte, bu ülkeye yapılan en büyük ihanettir.

Bu ülkeyi, totaliter rejimlerle yönetilen 3. Dünya Ülkeleri durumuna getirmektir bu suistimallere sebep olacak uygulamalara göz yummak.

Buna yasadışılıklara engel olmayan, hatta alet olanların, hem kanun önünde, hem vicdanlarda vebali büyüktür.

Buradan Sandık Kurulları’nı oluşturmakla görevli Hakimlerimize seslenmek istiyorum.

“Demokrasiye gölge düşürmeyin. Halkın iradesinin sandıklara yansımasını engelleyecek uygulamalarda bulunmayın.

Bunun ilk ayağı da partili belediye görevlilerini Sandık Başkanı olarak atamayın. 

Çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenlere olan güveni görmemezlikten gelmeyin.

Bu konudaki atamaların takipçisi olacağımızı bunu da tüm kamuoyunla somut örnekleri ile paylaşacağımızı bilinmesini isteriz.”