Cumhurbaşkanlığı Seçiminin Düşündürdükleri

66

Herkese hakaret etmekten zevk alan,

Herkesi hor gören,

Herkese tepeden bakan,

Rahatlıkla aslı olmayan ifade kullanabilen,

Dün dediğini bu gün yok sayan,

Yolsuzluk ve hırsızlıkları örtbas etmeye çalışan,

Kavgacı, ama barıştan bahseden bir adama karşı seçim kaybeden insanlar;

Biz nerede hata yapıyoruz, niçin tercih edilmiyoruz sorusunu kendinize hiç sordunuz mu?

Basına yansıdığı kadarıyla, her seçimde olduğu gibi, yine fazla oy pusulası basıldı.

Ne işe yarayacaksa?

Aslında; cumhurbaşkanını halk seçsin diye yapılan referandumda hayır oyu verenler,

Seçime katılmalarınız, ilke yönünden üzerinde düşünülmesi gereken bir husus değil mi?

Seçimden ve halktan kaçtılar mazereti mi, ilkesizlikmi kötü, düşünmek lazım.

Ülke bütünlüğünü tehdit eden etnisiteyi tahrik eden o, milli sembolleri ve milletin hafızasına geçmişten günümüze kazınan mitolojik değerleri yok sayan o…

Zinayı serbest bırakan o… şehitlerimizin maneviyatını hiçe sayan o,

Siyasetteki ortaya koyduğu üslupla, herkesin birbirleriyle müzakere edeceğine münakaşa ve kavgayı üreten o,

Ama oyu da alan o…

Devletin kaynaklarını pervasızca har vurup harman savuran o,

Yanına yardımcı aldığı şahsın ifadesiyle; “Harun geldi, Karun oldu” dedirtecek kadar hesapsız zengin olan o, oyları kapan o…

Kur’an ile alay edecek kadar küçülen “akara bakara” deyip halkı kandıranlar onlar,halkın teveccühünü alan da onlar…

Ya millet bir hakikati anlamada “zihin fesadı” yaşıyor, ya da muhalifleri,

Bu durumdan daha kötü…

Şimdi AKP için sonun başlangıcı görünüyor ise de, mevcut muhalefet, ortalardan tamamen kaybolmalı…

Çünkü dünyayı okumaktan acizler,

Çünkü toplumu anlamada sıkıntılılar,

Çünkü siyaseti n, insanın ihtiyaçları için yapılması gereken hizmet organizasyonu yerine,

İktidarın yaptıklarını eleştirmek biçimi, bayatlamış bir yöntem olduğu bunca seçim kaybından sonra öğrenmeleri gerekmez miydi?

Dün neyi nasıl düşünüyorsam, bu gün aynısını düşünüyorum.

Ekmelettinİhsanoğlu ile Recep Tayyip Erdoğan aynı ligde değiller…

Biri oldukça efendi, centilmen, samimi, kariyer ve seviyesini hiç bozmadan yoluna devam eden,

Diğeri değer tanımaz, saldırgan, insan haysiyetine zül gelen lakap takmalar ve hakir görmeleri rutine bağlayarak yaşamasını sürdürmekte…

MHP kendi içinden Cumhurbaşkanı çıkarma yolunu, yedi sene önce kapattı. Hatırlayın Sadi Somuncuoğlu olayını…

Abdullah gül daha mı layıktı…

Hayır.

Somuncuoğlu devlet terbiyesi ve tecrübesi bakımından daha da müstahaktı…

Bu benim kanaatim…

CHP özgüvenini kaybetmiş, birinin kaybından medet uman bir tutum içinde görünmek istedi… Mukadder netice; seçime katılan seçmenin yüzde elli biri Tayyip Erdoğan’ a oy verdi,

Yüzde otuz sekizi, Ekmelettinİhsanoğluna,

Yüzde dokuz nokta yedisi ise PKK programını icra edeceğini ifade eden Selahattin Demirtaş’a verdi…

Ateş çemberine alınmış ülkemizde, “yürek devletine” sahip bir lider aranıyor…

Hem ülkeyi hemde siyaseti kurtarmak için…

Zira gidişat çok kötü…