Çay

66

Çin İmparatoru Shen Nong, bir sonbahar günü sarayının bahçesinde su ısıttırır. Çevredeki çalılıklardan, esen rüzgar nedeniyle kopan yaprakların bazıları kaynamakta olan su kabının içine düşer.

Yapraklar, kaynar suda haşlanmaya başlayınca, etrafa çok hoş bir koku yayılır. Suyun rengi de değişir. İmparator merak eder ve suyun tadına bakar. Yıl M.Ö. 2737’dir. İnsanlık “çay” ile tanışmıştır.

Çay ilk yolculuğunu M.S. 519 yılında komşu ülke Japonya’ya yapar. Japon din adamı, Keşiş Darma, uykunun zararlı olduğu inancındadır. Uyumamak için göz kapaklarını bile kestirmiştir. Çayın uyku kaçıran özelliğini öğrenince, Japonya’ya getirir ve içmeye başlar. Böylece meşhur “Japon çayı ikram” töreni ve ritüeli başlamış olur.

Arabistan’da kullanılmamakla beraber, M.S. 850’nci yıllarda Arap kaynaklarında, çaydan bahsedildiği görülür. Çin imparatorlarının satışından vergi aldığı, üstüne sıcak su dökülerek içilen acı bir otun varlığından ve adının “sakh” olduğundan söz edilir.

Çay, Venedik’e 1559, İngiltere’ye ve Portekiz’e 1600, Hollanda’ya 1610 yılında geldiği tarihi belgelerden bilinmektedir. İngiltere ve Hollanda dominyonlarında çay üretimini teşvik eden yasalar çıkarırlar. Hindistan, Seylan, cava gibi iklimi uygun yerlerde çay tarımı gelişir. Özellikle 19. asırda çay hemen hemen bütün dünyada tüketilmeye başlanır.

Ülkemizde ise, Evliya Çelebi yer yer çay içildiğini yazmıştır. Çay tiryakiliği 1850’li yıllardan itibaren özellikle büyük merkezlerde yayılmaya başlamıştır. 1878 yılında Batum’da çay yetiştirilmişse de Batum’un Rusya sınırları içine girmesi bu girişimi sonuçsuz bırakmıştır. Bu arada Halkalı Ziraat Okulu Müdürü Ali Rıza Ertem Bey, Rize’nin coğrafi bakımdan çay dikimine uygun olduğunu açıklamıştır. Daha sonra konunu uzmanlarından Zihni Derin Bey projeye sahip çıkmış uzun uğraşlar sonucu başarılı olunmuş ve 1947 yılında Rize Çay Fabrikası üretime geçmiştir. Günümüzde Türkiye, çay üretiminde dünya beşincisi durumuna ulaşmıştır.

Çayın fayda ve zararları üstüne pek çok söylem vardır. Ancak aşırı olmamak koşuluyla içildiğinde faydalı yönlerinin ağır bastığı bilinmektedir.

Halkımız tarafından çok sevilen ve en çok tüketilen içki çaydır. Türkiye’ de çaydanlık ve demlikle çok özel bir şekilde hazırlan çay, tazeliği, kokusu ve rengiyle halkımız tarafından büyük bir zevkle içilmektedir.

KAYNAK    

1- Stephan Reimertz,  Dost Yayınları.

2- Kudret Emiroğlu, Çay Tarihi,  – Dost Yayınları.