Bir Mayıs Emek ve Dayanışma Günü

60

Osmanlı döneminde genellikle işçi karşılığında amele kelimesi kullanılırdı.
1910’dan sonra işçi terimi kullanılmışsa da bu kelimenin dilimize yerleşmesi
Cumhuriyet döneminde olmuştur. Osmanlı’da işçi sınıfı ve 1 Mayıs üzerine Zafer
Toprak, Mehmet Alkan, Kadir Yıldırım ve Engin Deniz’in araştırmaları vardır.

 

1 Mayıs 1902’de Kasımpaşa’da gemilerde çalışan işçiler, ücretlerini
alamadıkları gerekçesiyle grev yaptılar. 1908’de meşruti idareye geçilmesinden
sonra Osmanlı devlet ve toplum hayatında büyük değişiklikler oldu. İşçiler,
Meşrutiyet’in getirdiği özgürlük ortamını kullanarak çalışma şartlarını ve
maaşlarını iyileştirmek istediler. Özellikle 1908 yılı imparatorluğun birçok
yerinde grevlere sahne oldu. 1 Mayıs 1909’da az sayıda işçinin katıldığı bir
etkinlik düzenlendi. Ertesi yılki 1 Mayıs’a da fazla bir katılım olmazken,
1911’de çoğunluğu gençlerden oluşan yüzlerce kişi 1 Mayıs’a katıldı. Aynı yıl 1
Mayıs’ta Selanik’te binlerce kişinin katıldığı en büyük işçi gösterilerinden
biri gerçekleşti. Üsküp’te de 1 Mayıs kutlandı.

 

1 Mayıs, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Mütareke Dönemi’nde de
kutlanmaya devam etti. Dönemin gazeteleri, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın pek çok
ülkede yansıması olmasına rağmen İstanbul işgal altında olduğu için olağanüstü
durumdan dolayı amele sınıfının tatil yapmadığını yazarlar. Fransa’daki 1 Mayıs
kutlamalarını ise İkdam Gazetesi “1 Mayıs, Amele Günü” başlığı
altında şöyle vermişti: “Fransa’nın çeşitli yerlerinden gelen haberlere
göre 1 Mayıs’ın büyük bir sükûn içinde geçtiği bildirilmektedir. Fransa’nın
çeşitli şehirlerinde tren seferleri her zamanki gibi yapılmıştır. Paris’te bile
1 Mayıs’ta sükûn hüküm sürmüştür. Yiyecek üreten yerler dışındaki işyerleri
genellikle tatil edilmiştir. Trenler, omnibüsler ve tramvaylar, nakliyatını
aksatmayacak şekilde çalışmışlardır”.

 

İşgale Direniş

İstanbul işgal altındayken 1921’de gösterili 1 Mayıs kutlaması yapıldı. 1
Mayıs kutlamaları aslında İstanbul’u işgal eden itilaf devletleri kuvvetlerine
karşı bir direniş hareketiydi. İşgal kuvvetleri 1 Mayıs’ı engellemek istediler.
Gösteri başvurularının engelleneceği ve emre karşı gelenlerin şiddetle
cezalandırılacağı ilân edildi. Türkiye Sosyalist Partisi ise yayınladığı
bildiriyle elektrik fabrikası çalışanları dışındaki bütün işçilerin 1 Mayıs
bayramına katılmalarının görev olduğunu duyurdu. Gösteri yasak olduğu için 1
Mayıs, İstanbul’daki mesire yerlerinde kutlandı.

 

1 Mayıs 1922’de de İstanbul işgal altındaydı. İşgal kuvvetlerinin Amele
Bayramı kutlamalarını engellemek istemelerine rağmen bu yılki kutlamalar 1921’den
daha örgütlü yapıldı. İlk defa Pangaltı-Kâğıthane güzergâhı kullanılarak
yürüyüş de yapıldı. Kâğıthane’de 1 Mayıs’ın önemini vurgulayan konuşmalar
yapıldıktan sonra işçiler dağıldı.