Bir davranış bozukuğu: NARSİZM 

195

             Narsist davranış, sosyal hayatın önemli bir sorunu olmakla birlikte, aile yaşamında da büyük hasarlara neden olmaktadır. Toplumun hemen her kesiminde görülmekle birlikte tanımı yapılamamaktadır. Daha çok “biraz asabî” ya da “huysuz” gibi görülüp tolere edilmektedir. Aslında narsizm, önemli bir davranış bozukluğudur. Kişiye özgü bir hastalıklı durum olmakla birlikte, bulunduğu ortamı da etkileyen bir ruh halidir. Özellikle iş hayatında bir idarecinin böyle bir vasıfta olması verimliliği düşürür ve çalışma ortamını bozar. Ailedeki etkisi ise, aile bireylerinin gelecekteki hayatını derinden etkileyecek düzensiz bir ruh hali olarak bilinir. Böyle ortamlarda yaşama sevinciniz kalmaz, içe kapanırsınız, kaygılarınız- korkularınız olur, bir enkaz gibi yığılıp kalırsınız. Daha açık tanımlanırsa, narsizm bir virüs gibidir, sizi ele geçirir, yaşam enerjisi yoktur. Sizin enerjinizle birlikte sizde yaşamaya devam eder.  

Narsistlerin tipik özellikleri:  

  • Narsizm (erkek ya da kadın) bir kişilik bozukluğudur.  
  • Duyguları yoktur, acımazlar, merhamet etmezler. 
  • Kibirlidirler. Eleştiriyi hiç sevmezler. 
  • Üzülmezler ve yaptıklarından pişman olmazlar. 
  • Hatasını kabul etmezler, özür dilemezler.  
  • Mutlu olmayı bilmezler, hep tedirgindirler. 
  • Empati kurmazlar.  
  • Hep ön planda olmayı bir sosyal statü olarak görürler. 
  • Düzenli ve kalıcı ilişki kuramazlar. 
  • Öfke kontrolleri yoktur. 
  • Sizi aşağılar ve küçümserler.  
  • Sizi yönetmeye başlarlar,  
  • Sosyal çevrenizden sizi izole ederler, yanlızlaştırırlar.  

       Aslında narsistler zekidirler, ikna güçleri yüksektirler. Sizi değiştiğine ikna ederler ve siz buna inanırsınız. Ancak -nadiren de olsa bunun bir patalojik durum olduğunu kabul edip psikoterapi destek alanlar dışında- asla değişmezler. Narsistlerin bir diğer taktiği, zaaflarınızı tesbit ederler. Bu onlar için çok önemlidir. Yeri geldiğinde sizi aşağılamak ve değersizleştirmek için onu kullanırlar. Bu onların ortak yanıdır. Önce aşağılayıp değersiz olduğunu hissettirmek. Kişinin özgüvenine hasar verip bir enkaz gibi yığılıp kalmasını sağlamak, sonra da ona tek destek olanın kendisi olduğunu empoze etmek. Terketme eğilimine çok tepki gösterirler. Böyle durumlarda tehdit ve saldırganlık, narsistlerin önemli bir argümanıdır.  

       Narsizmin tahribatı günümüzde artmaktadır. Uzmanlar bunun tedavisinin kolay olmadığını söylüyorlar. Ailelerin parçalanmasında ekonomik nedenlerden daha etkili olduğu bilinmektedir. Hukuken ayrılsalar bile narsist eşin (kadın/erkek) tehditleri devam edecektir. Çoğu zaman erkek eşler fiziksel şiddet gösterirler. Narsizmin tahribatından kurtulmanın iki yolu var; ya birlikte yaşama yolunu seçerse; sınırlar koymalıdır.  

Narsistlere sınır koymak önemlidir. Ruh sağlığınızı korur. Onları yatıştırmak bakımından her davranış ve isteklerini onaylamayın.  Bununla birlikte tedavi olmaya ikna etmenin yolunu bulmaktır ki, bu çoğunlukla reddedilir. Ya da kendini –varsa ailesini- daha güvenli, daha düzenli bir hayata eriştirmek için ayrılması bir çözüm olacaktır. Aile kuracak gençlere minik bir tavsiye gerekirse; öfke kontrollerine bakın, bu önemlidir. Hep kendinden ve başarılarından söz ediyorsa, eleştirileri acımasızca ve aşağılayıcı üslupsa, hata yaptığında üstlenmeyip özür beyan etmiyorsa, başkalarına yüklüyorsa o kişiden uzak durun. Gelecek hayatınız için.