Bio-Ekonomi

51

Küresel algının bütün dünya milletlerinde artmasıyla birlikte, bölgelerinde meydana gelen risklere karşı diğer ülkelerle birlikte nasıl mücadele ederiz anlayışı yavaş yavaş hakim olmaya başlamıştır. Bu algının gelişiminde haberleşme ve iletişimdeki baş döndürücü gelişmelerin gücü yadsınamaz.

Dünyadaki problemler için küresel organizasyonlar kurulmuştur. 21. Yüzyılda bu organizasyonların etkinliğinin artacağını ve gelişen yeni durumlar karşısında da yeni organizasyonların kurulacağını görüyoruz.

Kapitalle uğraşanlar her zaman meydana gelen riskleri kazanca çevirmeye çalışmışlardır. Genellikle de kazanca çevirme konusunda başarılı olmuşlardır.

21. yüzyılda dünyayı tehdit eden küresel ısınma ve buna bağlı oluşabilecek çevre etkilerine karşı bir dizi önlem alınmaya çalışıldığını görüyoruz. Her önlem bir organizasyon ve ekonomi demektir.

Dünyadaki tarım ürünlerinin üretim ve tüketimleri bellidir. Küresel ısınma ile birlikte oluşabilecek üretim düşüşleri o ürüne olan talebi artıracak ve fiyat dengesizlikleri ortaya çıkacaktır.

Bu şu demektir yeni dünya,yeni pazarlar,yeni iş yapış şekilleri, yeni organizasyonlar,yeni iş kolları ve ……

Yeni pazarlara egemen olmak isteyen güçler olacaktır. Bu güçler de genellikle küresel risklerin çözümünde kullanılan araçlar, mekanizmalar ve kavramlar üzerinden olacaktır.

Temiz enerji(Yeşil enerji), doğal kaynakların korunması, organik tarım, organik diğer araç gereç ve eşyaya olan talepler artmıştır. Çevre sorunlarına daha duyarlı vatandaş algısının artırılması(doğal yiyecek, doğal giyecek, doğal yaşam) ile yeşil ekonomi (Bio-Ekonomi) sektörünün gelişmesi kaçınılmazdır.

Her zaman çevre ve kalkınma arasında doğrudan ilişki vardır. İş dünyası çevre politikaları ile bağ kurma konusunda günümüzde yarışmaktadır. Teoride dünyanın doğal zenginliklerini ve çevresini korumak, sağlığını güvence altına almak, yaşam kalitesini artırmak, tüm ülke insanlarının bu imkanlarda eşit yaralanmalarını sağlamak gibi düşünceleri vardır. Bu düşünceyi ekonomiye, kazanca dönüştürmede iş adamları oldukça mahirdir.

Birbirlerini besleyen kavramların üretilmesi ile önümüzdeki günlerde; Bio-Ekonomi, Bio-Çevre, Bio-Barış, Bio-Politika gibi kavramlara daha çok rastlayacağız.

Artık dünyanın bir tarafında olan olumsuzluklara sadece olumsuzluğun olduğu ülke insanları değil, bundan haberdar olan ilgisi olan tüm dünya insanları tepki göstermektedir. “Bu dünya hepimizin” anlayışının bir göstergesidir.

Dünyadaki kaynaklarımız sınırlı, isteklerimiz ise sınırsız. Bu denklemi çözmek ise biz insanoğluna düşmektedir.