BDP’nin sancısı tuttu

27

Başından beri BDP‘nin Referandum için aldığı “Boykot” kararını inandırıcı bulmadım.
Zaman daraldıkça, gelişmeler, benim bu savımı haklı çıkarmaya başladı.
AKP döneminde büyüyen önemli bir Holding’de Genel Sekreterlik yapan bir dostum, bana Referandum’da BDP ile aynı safta neden bulunduğumu sormuştu.

Ben de kendisine; “BDP, Güneydoğu’da kendi gücünü göstermek adına birkaç ilde sandığa gitmese de büyük şehirlerde ‘evet’ için çalışıyor. BDP’nin bu şekildeki tavrı, AKP’nin de işine geliyor. Zira BDP ile aynı safta bulunuyor görüntüsünü vermek, AKP tabanındaki bu ülkenin bölünmezliği konusunda hassasiyet besleyen seçmeni olumsuz etkiler” demiştim.

Yani BDP ile aynı safta bulunanlar, aslında bu referandumda ‘hayır’ oyu verecek olanlar değil, ‘evet’ oyu verecek olanlardır.

Anayasa değişiklikleri sırasında yaşananlar da bu tezimi doğrulamıyor mu?

Gecenin bir yarısında AKP’nin kısa kaldığı yerde, BDP’li nöbetçi(!) Vekillerin  girip ‘evet’ oyu verdiğini unuttunuz mu?

Geçen gün, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın verdiği demeç, dikkatinizi çekti mi?

Ne diyordu Demirtaş?

– “AKP bize bazı hukuki düzenlemelerin Referandum’dan sonra yapılacağı sözünü verirse, biz de ‘evet’ oyu kullanırız.”

Bu ne demek?

“Aslında bizim için, yol arkadaşımız, açılım kardaşımız, AKP’yi yalnız bırakmak züldür. Ama ani bir dönüş yapmak yerine, sözde bir ‘söz’ verilsin, yeterli.”

Demirtaş‘ın sözlerinin mealen anlamı budur.

Aynı projenin iki tarafı olan iki partinin, birbirinden ayrı kalması da düşünülemez zaten.

Benim bu sözlerimi destekleyen bir ifade de, BDP’nin, tekrar gurup kurmak için, partilerine kattıkları yol arkadaşları Ufuk Uras’tan geldi dün.

Ufuk Uras, twetterda; Hayır dediğiniz zaman aslında ‘var olan anayasa devam etsin’ demiş oluyorsunuz. Ne yapıp edip evetçilerle boykotçuları ortaklaştırmak gerek” diye not düşmüş.

Bu ne demek peki?

Bir pazarlık görüntüsü verilip, bölücülerin oylarının ‘evet’ e dönüştürüleceğinin işareti değil mi bu sözler?

Her iki partinin de hedef birlikteliği var.

Birini başında, Ortadoğu’da yeniden şekillenecek haritanın belirlendiği Büyük Ortadoğu Projesi’nin Eş Başkanı, bir diğeri de, “artık Türkiye’den ayrılmanın zamanı geldi, biz Özerk Bölge olmak istiyoruz” diyen partinin Genel Başkanı.

Hedef bir olunca, ayrı düşünmek neden?

Ufuk Uras da bunu sormuş zaten.