Varlığa dikkatle bakılsa, görülür ki,
Küçük şeyler gibi,
Büyük ve kapsamlı şeylerin de,
Birer manevî kişiliği vardır.
Çok yönlü görevleri vardır.
Onlarda bile, genel birer hizmet görülmektedir.
Meselâ, bir çiçek, kendince sanatlı bir nakşı gösterir.
Hâl dili ile, Allah’ın isimlerini zikreder, durur.
Dünya bahçesi bile, bir çiçek sayılır.
Çok düzgün ve kapsamlı bir şekilde Allah’ı zikredip, anar.
Nasıl ki, bir meyvenin intizam ve düzen içinde,
Hâl diliyle yaptığı ilânı ve Allah’ı zikredişi vardır.
Bunun gibi, koca bir ağacın da,
Genel duruşuyla, muntazam bir yaratılış vazifesi, ona göre bir kulluğu vardır.
Nasıl ki, bir ağacın;
Yaprak, meyve ve çiçeklerinin kelimeleri ile, yani hâl diliyle Allah’ı anışları var.
Bunun gibi, koca sema denizleri dahi,
Kelimeleri hükmünde olan Güneş, Yıldız ve Ayları ile Yaratanlarını tespih ederler.
O’nu O’na lâyık biçimde zikredip anarlar. Allah’a hamd ederler.
Böylece, hariçteki dış varlıkların her birinin;
Görünüşte cansız ve şuursuz iken, gayet canlı, şuurlu ve bilinçli şekilde,
Birer vazife / görev ve tesbihleri, yani Allah’ı zikir ve anışları vardır.
Nitekim, melekler; bunların ruh ve melekler âleminde temsilcileri olup,
Tesbihlerini ifade ederler.
Bunlar da, görülen âlem olan kâinat ve evrende;
Meleklerin timsalleri, haneleri ve mescitleri hükmündedirler.
Madem, bitkiler ve cansızlar bilmiyerek ve bir bilenin emrinde olarak,
Son derece mühim / önemli hususlarda, üstelik ücretsiz bir şekilde hizmet ediyorlar.
Hayvanlar, az bir ücret karşılığında, bilmiyerek
Gayet genel maksatlara yönelik biçimde hizmet ediyorlar.
İnsan ise, biri ertelenen, diğeri acele verilen;
İki ücret karşılığında, o Yüce Rabbi’nin maksatlarını bilerek,
Uygun bir şekilde, üstüne düşeni yerine getiriyor.
Her şeyden kendine mahsus bir hisse ve pay çıkarıyor.
Diğer hademe ve hizmetçilere nezaret etmekle, onları çalıştırıyor.
Hem Allah’ın kapsamlı maksatlarını bilir bir kulluğa uygun hareket ediyor.
Hem, nefsin lezzet ve az ücretlerinden uzak kalarak,
Yalnız Allah’ın nazarı ve emri ile bir yöneliş içinde bulunanlar vardır ki,
Allah’ın büyük ve kapsamlı maksatlarını bilir bir ubudiyet
Ve kulluğa uygun hareketler içinde bulunurlar.
Hem insan; nefsin lezzetlerinden ve azıcık ücretlerden uzaklaşır.
Yalnız, Allah’ın nazarını ve emrine yönelişi;
Hesabı, kitabı; adeta kendine özgü kılışı.
O’na bağlanmak ile hasıl ettikleri lezzet,
Mükemmellik, zevk ve saadeti yeter görüp,
Halisen, içtenlikle çalışır. Nitekim, bunların cinslerine,
Kâinattaki varlıkların çeşitlerine göre,
İbadetler çeşitlenir.


