6.6 C
Kocaeli
Pazar, Ocak 11, 2026
Ana SayfaGüncelDeğişmezler

Değişmezler

Geçen yazılarımdan birinin başlığı şöyleydi: “Yapıyor çünkü yapabiliyor”. O yazıdaki hüküm iç siyasete aitti. Şimdi aynı başlığı dış siyaset için de atabilirim ve kimse yadırgamaz. Yapıyor, çünkü yapabiliyor. Trump, Maduro ve Venezuela…

Bazı çok bilmişler — aslında cahiller — sık sık eski günlerin geride kaldığını, birçok kavramın “çağımızda” artık kullanılamayacağını iddia eder. Doğrudur. Bugünle dün çok farklı. Fakat bir başka doğru daha var: Dün de bugün de hatta bin yıl önce de dünya tarihini dipten hareket ettiren tektonik güçler değişmedi. Milletlerarası ilişkilerde ve kavgalarda dün de bugün de sürücü güç millî çıkardır. Bazıları bunları açıkça dile getiriyor, bazıları daha “siyaseten doğru ~ politically correct” davranıyor.

Kimin nasıl davranacağı gücüne bağlı. Güçlüyseniz doğrucu Davut olabilirsiniz. Nasıl güç? Siyasi güç. Nedir siyasi güç? Ekonomik güçtür, illa askerî güçtür. Biraz da yumuşak güç, kültür gücüdür. Siyasi güç arttıkça “Bu benim menfaatim!” diye konuşuluyor. Azaldıkça “barış, hürriyet, demokrasi, insan hakları, hak, hukuk” demeye başlıyorlar.

Doğrucu Davut

Bakınız, ABD’nin tarihinde imzaladığı ilk anlaşma Osmanlı Beyliği Cezayir’ledir. O anlaşmada Amerikan tarafını temsil eden Komodor Stephan Decatur, bu anlaşmadan başka bir sözüyle de tarihe geçmiş: “Bizim ülkemiz! Yabancı milletlerle ilişkilerinde dilerim her zaman haklı tarafta olur; fakat ister haklı ister haksız, bizim ülkemiz!“

Trump besbelli kendini [Doğrucu Davut – Siyaseten doğru] değneğinin Davut tarafında hissediyor. “Amerikan menfaatleri, bizim petrol çok hafif işe yaramıyor, Venezuela’nınki yoğun, çok para kazanacağız!” Bunları açıkça söylüyor. Golan tepelerini İsrail’e bırakırken oraların ne kadar zengin kaynaklara sahip olduğunu bilmediğini, bilseydi daha pahalıya satacağını da söyledi.

Efendim, Maduro seçimde hile yapmış. Bu yüzden iktidarı meşru değilmiş. Bunu yalnız Trump değil birçok demokrasi de söylüyor. Ama bu devletlere, “Orada seçimde hile yapıldı, öyleyse bombalayıp hileyle kazananı kaçıralım!” deme hakkını vermez herhâlde. Yoksa verir mi? Yapabiliyorsa yapar mı? Bu arada karabasan gibi bir şey hatırladım. Trump, Sayın Erdoğan’a da “O hileyi iyi bilir.” demişti. Hatırladınız mı? Genel Vali Tom Barrack da “Erdoğan meşruiyet istiyor.” buyurmuştu. Paranoid mi oluyorum ne. Neyse. Allah’tan bizim petrolümüz yok.

Musaddık meşruydu ama

Venezuela’nın petrol tesislerini Amerikanlar yapmış, sonra millîleştirilmiş. Şimdi istirdat ediyormuş! Bakın yine eskilerden ne geldi aklıma. CIA’nın, İran’ın seçimle gelmiş yönetimini devirip yerine şahı getirmesi. Amerikalı ünlü gazeteci Stephen Kinzer, operasyonun ayrıntılı hikâyesini Şahın Bütün Adamları (İletişim 2018) kitabında anlatır. İran petrollerini BP işletirken Musaddık kaynakları millîleştirmiştir. O tarihte İngiltere’nin İran’a müdahale edecek yeterli gücü yoktur. ABD’nin kapısını çalar. Önce reddedilir. “Bir zamanlar biz de sizin koloninizdik, emperyalist müdahale yapmayız.” cevabını alır. Sonra başkan değişir. Soğuk harp kızışır. MI6, Eisenhover’e başka bir satış yapar: “Bak bu Musaddık, Ruslarla flört ediyor. İran’ı komünist yapacak.” Theodor Roosevelt’in torunu Kermit Roosevelt, ekibi ve valizinde bir milyon dolarla İran’a gönderilir ve operasyonu başlatır. İran sokaklarına pehlivanlar çıkar. Onların gösterileri halkı sokağa döker ve kalabalık hükümet aleyhine kışkırtılır. Hep o bir milyon dolarla… İran demokrasisinin sonu böyle gelir.

Millî çıkar

Artık çağ değişti. Eskiler eskide kaldı… Değil mi?

Şimdi demokrasi, hukuk, barış, insan hakları çağıdır. Değil mi?

Trump, göstere göstere yapıyor ve izah ediyor: Bu Amerikan menfaatidir.

Netenyahu, dünyanın gözü önünde on binleri katlediyor. Komşularına saldırıyor. İşgal ediyor. Golan Tepeleri’ni ABD’den ucuza kapatmış. Göstere göstere: Bu, İsrail’in menfaatidir.

Çağın getirdiklerine, değişenlere gayet tabii dikkat edeceğiz. Fakat eskilerden gelen bir fikri de dinleyelim. Bin marifetli sosyolog, iktisatçı, siyasetçi Wilfredo Pareto, “olayların sebeplerine bakın” der. “Her olayın birden fazla sebebini bulacaksınız. Her olayda sebepler çok ve çeşitlidir. Ancak hepsinde tekrarlanan bir sebep bulursanız, işte o hepsine müşterek sebebi yakından inceleyin.” Pareto, o müşterek sebebe “invaryant” diyor. Değişmez… Sosyoloji için Pareto’nın değişmez arayışını son bir asırda fizikçiler fiziğe uyguluyor. Değişmezi bulmak, invaryantı bulmak.

İran’da Musaddık, Venezuela’da Maduro. Biri namusuyla seçimi kazanmış. Öbürü hile yapmış. Birini Eisenhover ve İngilizler devirmiş, diğerini Trump. Biri Batı Asya’da, ötekisi Güney Amerika’da… Netenyahu soykırım yapıyor. O da hemen güneyimizde… Tutuklanması için uluslararası mahkeme kararı var. Tısssss. Farklı olaylar, farklı sebepler. Müşterek nedir? İnvaryant nedir? Milletlerin çıkarı. İngiliz çıkarı, Amerikan çıkarı, İsrail çıkarı.

İskender Öksüz
İskender Öksüz
İskender Öksüz 14 Eylül 1945 tarihinde İzmir'de dünyaya gelmiştir. 1966 yılında Ege Üniversitesi Kimya-Fizik Bölümü'nde lisans eğitimini tamamlamıştır. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun yurtdışı bursuyla ABD'de Yale Üniversitesi'ne kabul edilmiş, burada, Oktay Sinanoğlu'nun danışmanlığında, 1968'de yüksek lisansını 1969'da da doktora derecesini almıştır. İskender Öksüz 1968-1979 yılları arasında; Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde bölüm başkanlığı, rektör yardımcılığı ve rektör vekilliği görevlerinde bulunmuştur. Yine aynı yıllarda senato üyeliği (ADMMA), Türkiye Atom Enerji Komisyonu 7. Dönem üyeliği, Atom enerjisi konusunda bakan danışmanlığı ve Töre-Devlet Yayınevi yöneticiliği yapmıştır. Öksüz, 1981-1987 yılları arasında, Suudi Arabistan'da bulunan University of Petroleum and Minerals'da akademik ve idari görevler, bilgisayar destekli öğretim koordinatörü, yeni öğretim üyesi seçimi ve terfi komitesi üyeliği yapmıştır. 1987 yılından itibaren sağlık, bilişim ve eğitim sektörlerinde çeşitli firmalarda üst düzey yöneticilik yapan Öksüz, çeşitli şirketlerde yönetim kurulu üyeliği, genel müdürlük ve holding genel koordinatörlüğü yaptı. İskender Öksüz 2012 yılında Gazi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümünden emekli oldu. Otuzun üstünde bilimsel yayını yedi yüzün üzerinde atıfı bulunan Öksüz, KÜBİTEM (Kültür, Bilim ve Teknik Merkezi) kuruculuğu, Türk Ocağı Hars Heyeti ve Yönetim Kurulu üyeliği, Millî Düşünce Merkezi Yönetim Kurulu üyeliği; Töre, Devlet, Bozkurt, Türk Yurdu dergilerinde makale ve başka yazıları yayımladı. Üniversiteler de dâhil olmak üzere çeşitli platformlarda konferans, söyleşi ve röportajlarda bulundu.[5][6] Ayrıca Son Havadis, Yeni Ufuk ve Ayyıldız gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Karar gazetesinde köşe yazarlığına devam etmektedir. İskender Öksüz, 5 Mayıs 2021 tarihinde vefat eden ünlü romancı Emine Işınsu ile evliydi. Eserleri[7] Millet ve Milliyetçilik Bilim, Din ve Türkçülük Alt Akıl: Aptallar ve Diktatörler Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi Türk'üm Özür Dilerim Niçin Geri Kaldık? Çin Dünyayı Ele Mi Geçiriyor? (Konuralp Ercilasun ile birlikte)

Seçtiklerimiz

spot_img