-3.2 C
Kocaeli
Cumartesi, Ocak 10, 2026
Ana SayfaGüncelİnsanlar Bizi Kazıklar

İnsanlar Bizi Kazıklar

1 Aralık 2025’te bir anket açıklandı. Pew Araştırma Şirketinin güven anketi. (https://bit.ly/pew-guven )  Yaklaşık on beş gün sonra bizim basınımızda da yer aldı. Öyle anlaşılıyor ki kamuoyunda pek ilgi uyandırmadı. Güven araştırmasıydı. Ekonomiye güven, yönetime güven falan değil. On yıllardır yapılagelen, insanların birbirine güvenini ölçen anket. Çok da basit bir anket. Tek soru şöyle:

Aşağıdakilerden hangisini doğru buluyorsunuz?

  1. İnsanlara genellikle güvenilir.
  2. İnsan ilişkilerinde dikkatin fazlası olmaz.

Ankette (a) şıkkını seçen, yani çevresine, vatandaşlarına en çok güvenen, en yüksek “güvenirim” cevabını veren 5 ülke şunlar: İsveç (%83), Hollanda ( %79), Kanada (%73), Almanya (%72) ve Avustralya (%69). Çevresine en az güvenen 5 ülke de azalan sırayla Güney Afrika (%27), Brezilya (%22), Kenya (%20), Meksika (%18) ve sonuncu… “İnsanlara güvenirim” diyenlerin en az (%14), “İnsan ilişkilerinde çok dikkat gerekir.” diyenlerin en çok (%84) olduğu ülke de Türkiye!

Güven yoksa refah da yok

Bu konuyu ilk kez yazmıyorum. Alt Akıl- Aptallar ve Diktatörler kitabımın önemli bir bölümü buna aitti. (Panama Yayınları, sayfa 132 ve devamı, 2017.) ‘Güven’i siyaset ve ekonomi bilimi açısından ilk ele alanlardan biri Francis Fukuyama’ydı. Bu konudaki kitabının adı, Güven/Sosyal Erdemler ve Refahın Yaratılması (Türkiye İş Bankası Yayınları, 2005). Fakat bunun sahada araştırmasını yapan ve güvenin zenginlik dâhil birçok unsurdan daha önemli olduğunu ilk gösteren galiba Robert D. Putnam’dır (Making Democracy Work- Civic Traditions in Mo­dern Italy, Princeton U. Press, 1993).

Daha birçok yazar, sosyolog ve ekonomist var. Bu yazıyı bir akademik tez hâline getirecek kadar atıf verebileceğim çalışma var bu konuda. Ana fikir şu: Bir ülkenin zenginliği insan sermayesine dayanır, dayanır da insan sermayesi potansiyeldir. Yani zenginliği yaratabilme kapasitesini gösterir fakat durağandır. Onu harekete geçiren unsura toplum sermayesi deniyor. Toplum sermayesi, insanların bir araya gelip değer yaratma yeteneği. Birlikte çalışma kabiliyeti. Araştırmalar gösteriyor ki toplum sermayesinin en anlamlı ölçüsü insanların birbirine güveni. İnsanlar birbirine güveniyorsa toplum sermayesi var. Toplum sermayesi varsa refah var, kalkınma var. Güven yoksa tek başına insan sermayesi, yani bilgi ve beceri sahibi fertler, ancak yurt dışına beyin ve beceri gücü ihracına yarıyor. Yetiştirdiğiniz gençler size değil onlara yarıyor; eğitime yatırımınız da sizin değil onların aktifinde yer alıyor.

Demokrasi de yok

İşte bu yüzden, ülkeler arası güven sıralamasında sonuncu gelmemizin bizi kara kara düşündürmesi lazım. Fakat değil dert etmek farkında bile değiliz. O kadar farkında değiliz ki böyle bir ölçü olduğunu bile bilmiyoruz. Yalnız ekonomi değil demokrasi için de güven şart.

Harari’den dinleyin isterseniz (https://bit.ly/harari-demokrasi ). Demokrasi güvene, diktatörlük teröre dayanır diyor. Muhalefetin kendisini öldürme, yok etme niyetinde olduğunu düşünen siyaset adamlarıyla ne demokrasisi?

Birçok konuda uluslararası veri toplayan merkezlerden biri, İngiltere’deki kâr gayesi gütmeyen kuruluş, Verilerle Dünyamız (Our World in Data). Güven bölümüne bakmaya değer:  https://ourworldindata.org/trust Orada güvenle birçok başka konu arasındaki ilişki veriliyor. Mesela güvende alt sıralarda yer alan ülkeler gelir dağılımında da pek iyi değil. Gini indeksi ile güven ters orantılı. Bu tablolardan “İnsanlar beni istismara çalışır. (People take advantage of me)” şıkkına katılıyorum diyenler arasında da %78,4 ile en üstteyiz.

Alçak dallardaki meyveler

Hep kötü, hep kötü hükümlerle bitirmek istemiyorum. Mesela “İnsanlara genellikle güvenilir.” hükmünde 1988’den 2022’ye doğru %4,5’ten %10’lara yükselmişiz. Hâlâ en altlardayız ama artık en dipteki üç ülke arasında değiliz.

Ölçümlerde en kötü puanları alanların iyileşmesi, ortalardakilere göre genellikle daha kolay ve hızlıdır. Bunları iyileştirmek, alçak dallardaki meyveleri toplamaya benzer

Onun için Türkiye, insanlar arası ve tabii onunla birlikte insanlarla kurumlar arasındaki ve kurumların birbirine güveni iyileştirebilirse sonuçlar epey yüz güldürücü olacaktır. Engel ne? Birçok engel var ama en büyüğü eksiğimizin farkında olmamamız. . Nitekim çok fakir ülkelerin kalkınma hızları da yüksek olur. Öyle ya 4’ten 5’e çıkarsanız %25 büyüdünüz demektir. 40’tan 41’e ise sadece %2,5 iyileşmişsinizdir.

Şimdi biri kalkıp şöyle söyler: Bu Pew, Dünya Değerler Taraması bize kazık atmaya çalışmasın! Geçende bir okuyucu yorumunda ve ona verilen cevapta dikkatimi çekti:

− Anket şirketleri yalan söyler mi?

− Hepsi yalan söyler.

Bu da güven anketini ispatlıyor, değil mi!

İskender Öksüz
İskender Öksüz
İskender Öksüz 14 Eylül 1945 tarihinde İzmir'de dünyaya gelmiştir. 1966 yılında Ege Üniversitesi Kimya-Fizik Bölümü'nde lisans eğitimini tamamlamıştır. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun yurtdışı bursuyla ABD'de Yale Üniversitesi'ne kabul edilmiş, burada, Oktay Sinanoğlu'nun danışmanlığında, 1968'de yüksek lisansını 1969'da da doktora derecesini almıştır. İskender Öksüz 1968-1979 yılları arasında; Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde bölüm başkanlığı, rektör yardımcılığı ve rektör vekilliği görevlerinde bulunmuştur. Yine aynı yıllarda senato üyeliği (ADMMA), Türkiye Atom Enerji Komisyonu 7. Dönem üyeliği, Atom enerjisi konusunda bakan danışmanlığı ve Töre-Devlet Yayınevi yöneticiliği yapmıştır. Öksüz, 1981-1987 yılları arasında, Suudi Arabistan'da bulunan University of Petroleum and Minerals'da akademik ve idari görevler, bilgisayar destekli öğretim koordinatörü, yeni öğretim üyesi seçimi ve terfi komitesi üyeliği yapmıştır. 1987 yılından itibaren sağlık, bilişim ve eğitim sektörlerinde çeşitli firmalarda üst düzey yöneticilik yapan Öksüz, çeşitli şirketlerde yönetim kurulu üyeliği, genel müdürlük ve holding genel koordinatörlüğü yaptı. İskender Öksüz 2012 yılında Gazi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümünden emekli oldu. Otuzun üstünde bilimsel yayını yedi yüzün üzerinde atıfı bulunan Öksüz, KÜBİTEM (Kültür, Bilim ve Teknik Merkezi) kuruculuğu, Türk Ocağı Hars Heyeti ve Yönetim Kurulu üyeliği, Millî Düşünce Merkezi Yönetim Kurulu üyeliği; Töre, Devlet, Bozkurt, Türk Yurdu dergilerinde makale ve başka yazıları yayımladı. Üniversiteler de dâhil olmak üzere çeşitli platformlarda konferans, söyleşi ve röportajlarda bulundu.[5][6] Ayrıca Son Havadis, Yeni Ufuk ve Ayyıldız gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Karar gazetesinde köşe yazarlığına devam etmektedir. İskender Öksüz, 5 Mayıs 2021 tarihinde vefat eden ünlü romancı Emine Işınsu ile evliydi. Eserleri[7] Millet ve Milliyetçilik Bilim, Din ve Türkçülük Alt Akıl: Aptallar ve Diktatörler Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi Türk'üm Özür Dilerim Niçin Geri Kaldık? Çin Dünyayı Ele Mi Geçiriyor? (Konuralp Ercilasun ile birlikte)

Seçtiklerimiz

spot_img