200 yıldır Devam Eden ve Bir Türlü Çözülemeyen Meselelerimiz

28

Başkanımız Ahsen Okyar’ın ısrarlı yazı talebi ile karşılaşmayan Ocağımız üyesi yoktur. Sitemize girecek bu ilk yazımda, yeni yazı kaleme almak yerine tam 20 sene önceki bir konferans açılışında yaptığım konuşma notlarıma yer verdim.. Bakalım 20 sene önce gündemimizde neler varmış? Neler söylemişiz?…

Dünya tarihinde en hareketli geçen yüzyılı 20. yüzyıl olmuştur. İki tane Cihan Harbi yaşanmış, imparatorluklar yıkılmış, yerini Milli Devletler almış, ilimde ve teknikte çok büyük ilerlemeler yapılmıştır. 2. Cihan Harbi’nden sonra meydana gelen güç dengeleri şimdi yine değişmekte, 20. yüzyıl biterken dünyamız yeniden yapılanmaktadır. Bütün bu gelişmeler baş döndürücü bir hızla olmaktadır. Bu gelişmeleri iyi takip eden ve iyi değerlendiren milletler, dünya politikasındaki etkili yerlerini alacak, takip edemeyen, kendini buna uyduramayan milletler ise bugün olduğu gibi yarın da dünya politikasında söz sahibi olamayıp, sömürülmeye devam edeceklerdir. Bu sebeple Türk Devletini idare edenlerle, aydınlarımızın ve ilim adamlarımızın sorumlulukları her zamankinden fazladır.

Bugün Türk Milleti her zamankinden daha çok birlik beraberlik içinde olmalı ve çevremizde gelişen olayları iyi değerlendirmelidir. Eğer hadiselerin arkasında kalmaz, onlara yön verebilirsek 21.asır Türk Asrı olur. Yok hadiseleri yakalayamaz, gerisinde kalırsak 21.asrın bizim açımızdan 20.asırdan bir farkı kalmaz. Eğer daha iyi, daha güzele gitmek istiyorsak; ki istiyoruz, o zaman milletçe kucaklaşarak, sen ben kavgasından uzaklaşmamız gerekmektedir.

Biliyorsunuz Türk illerinde, Hürriyet rüzgarları esmektedir. Bu; kısa zaman sonra müstakil Türk Devletlerinin kurulacağının haberi ve müjdesidir. Ancak, bugün sevinçle karşıladığımız bu hadiselerin gerekli tedbir alınmaz ise, bir kısım problemler getireceğini iyi bilmemiz gerekir. Bugün dünyanın yeniden yapılmasında üretilen senaryoların bizim lehimize olmadığının şuurunda olmalıyız. Rumu, Bulgarı, Ermenisi ile üzerimize oynatılacak milletlere, bir de Saddam hadisesi eklendi. Bütün bu sebeplerden dolayı aydınlarımıza çok büyük görevler düşmektedir. Bu görevleri yerine getirmeleri Türk Milletinin geleceğini garanti altına alacaktır.

Aksi takdirde; 200 yıldır devam eden ve bir türlü çözülemeyen meselelerimiz, milletimizi parçalamaya ve güçsüzleştirmeye götürmektedir. Unutulmasın ki; 1814’de kurulan Etniki Eterya Derneği, 1858’de Yunanistan’ı kurmuştur. 1920’de de Kudüs’te toprak almaya başlayan Yahudiler, 1948’de İsrail’i kurmuştur. 1978’de kurulan PKK, ilk eylemini 1979’da yaptı.1984’den günümüze kadar da eylemlerini devam ettirmekte olan PKK, Kurdistan’ı kurma aşamasındadır.