12 Yıllık Kesintili Zorunlu Eğitimin Düşündürdükleri

67

Ülkemizde şu anda 8 yıllık “kesintisiz” zorunlu eğitim yerine 12 yıllık “kesintili” zorunlu eğitim getiren yasa ile ilgili tartışmalar sürüyor.

Bu tartışmalar çerçevesinde aşağıdaki soruların da cevaplandırılması gerektiğini düşünüyorum.

-12 yıllık kesintili zorunlu eğitim şu anda Türkiye açısından gerekli midir?

-Temel eğitimden sonra açık öğretim yolunun açılmasının fayda veya zararları nelerdir?

-Öğrencilerin kariyer planlama sürecini ne zaman, hangi kademede ve nasıl yürütmek gerekir?

-Bu sistem neticesinde liselerde ve diğer lise türlerinde nasıl bir yapılanmaya gidilmelidir?

-SBS, YGS ve LYS gibi ulusal sınavları nasıl etkileyecektir?

Elbette konuşulması ve tartışılması gereken daha çok sorular vardır.

Ben zorunlu eğitimin yararlı olacağı düşüncesindeyim. Dünyada ki eğitim sistemlerine baktığımızda da bunu görebiliriz.

Ancak, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması yeterli değildir. En başta, okul öncesi eğitimin kapsam dışı bırakılması bence büyük hatadır. Eğer gelişmiş ülkelerin sistemleri model alınarak öne sürülüyorsa, modelin işimize geldiği yönlerini değil, bütünsel olarak ele alınıp tüm yönlerinin incelenmesi gerekiyor. Her şeyden önce eğitime yön verenlerin okul öncesi eğitimin önemini iyi kavramaları gerekmektedir.

Çünkü eğitimin kalitesini belirlerken, okul öncesinden ilk ve orta öğretimin bitimine kadar geçen sürenin yaş grupları, okul aşamaları ve müfredatın yapısı bakımından iyi ve sağlıklı planlanması gerekmektedir.

Yani hiçbir yaş grubunu sonraya ötelemenin yararı olamaz.

Zorunlu kesintili eğitimin 1+5+3+4 şeklinde olması görüşü bence en uygun görüştür. Çünkü 5 yıllık ilkokul deneyimini birden yok sayamayız.

Kesintili eğitim öğrencilerin mesleki ve teknik eğitime yönlendirilmesi açısından olumlu sonuçlar doğurabilecektir. Ancak ilköğretim 4’üncü sınıftan sonra öğrencilerin eğitimlerine açık öğretim yoluyla devam edebilmesine yönelik bir düzenleme yanlış olur. Eğitim okulda yapılır. Eğitim ve öğretim sadece ders kitaplarından ibaret değildir..Çocukların sosyalleşmesi öğretmenlerin gözetiminde olması ve kız çocuklarının okullara gönderilmesi açısından ”yüz yüze eğitimin” daha yaralı olacağını düşünüyorum.Yoksa Doğu veya Güneydoğu Anadolu bölge milletvekillerinin belirttiği gibi ”küçük gelinler” görmeye başlarız. Telafi edilmesi çok zor olan bu durumlarla karşılaşmamak için eleştirilere kulak verilmelidir.

Eğitim ciddi iştir.

Vebal ister

Eğitimi yönetenlerin bu vebali düşünerek hareket etmelerinde yarar var diye düşünüyorum.