03 MAYIS TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ

61

(Beşinci Bölüm)

Ord. Prof. Dr. REHA OĞUZ TÜRKKAN

3 Mayıs 1920’de İstanbul’da dünyaya geldi. 6 göbek öncesi, Azerbaycan’ın Gence şehrinden Kastamonu’ya yerleşen bir ailenin ferdidir.

İlkokulu St. Joseph’de, Ortaokulu Kabataş Lisesi’nde okudu. Lise tahsiline Galatasaray Lisesi’nde başladı, Gazi Lisesi’nden mezun oldu.  Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde master eğitimine başladı. 1944 Irkçılık Turancılık Dâvâsı sebebiyle tutuklandığından yarım kaldı. Beraat ettikten sonra Edebiyat Fakültesi’nde Tecrübî psikoloji masteri yaptı. 

Fransa’da Sorbonne  Üniversitesi’nde başladığı  Târih ve  Türkoloji tahsili, İkinci Dünya Savaşı sebebiyle yarım kaldı. Savaş sonrasında Tecrübî psikoloji doktorası için tahsiline devam edip tamamladı.   

Uzmanlık alanları: Tecrübî psikoloji, eğitim, fütüroloji, hukuk, Târih, sosyo etnografya, hızlı okuma – kolay öğrenme teknikleri ve senaryo yazarlığı.

1944 – 1945 yıllarında duruşmaları yapılan Irkçılık Turancılık Dâvâsı’nın 24 mağduru arasındaydı. Tabutluklarda işkence gördü.   İlk Mahkeme kendisini 5 sene 5 ay hapis cezâsına çarptırdı. 2 sene Diyarbakır’da gözetim altında tutulması kararlaştırıldı. Askerî Mahkeme’de görülen temyiz duruşmalarında beraat etti.

Beraat kararını aldıktan sonra ABD’ye gitti. 1947’den 1972’ye kadar Columbia ve CCNY (Cty College of New York)  Üniversitelerinde öğretim üyeliği yaptı. 4 Eyâletin eğitim plânlamasını hazırladı, açık üniversitelerin kurulmasında eğitim teknolojisi danışmanı olarak görev aldı. 124 okulun kuruluşuna ait proje ve programları hazırladı. Türkiye’de Yay-kur Açık Öğretim Üniversitesi’ni kurdu.

Fransızca, İngilizce ve Türkçe olarak kaleme aldığı eserlerin sayısı 37’dir. Ayrıca 2 ansiklopedi hazırladı, 9 adet film, 3 adet TV filmi senaryosu yazdı. 

SAİT BİLGİÇ

(Şarkikaraağaç, 1920 – İstanbul, 13.08.1988)

Türkçü fikir adamı ve siyasetçi.  Lise öğrenimini tamamladıktan sonra nahiye müdürlüğü yaptı. Ankara Hukuk Fakültesi’ni 1944’te bitirdi. Aynı yıl Irkçılık – Turancılık Dâvâsı’nın mağdurları arasında idi. 4 ay gözaltında tutuldu. Mahkemede beraat etti. Bir süre hâkim olarak görev yaptı. 1946’da Isparta’da Demokrat Parti İl Teşkilâtı’nı kurdu, 1950’de milletvekili seçildi. Bu görevi 1960 ihtilâline kadar devam etti.  1952’de Türkiye Milliyetçiler Derneği’nin Genel Başkanlığı’na getirildi. Orta Doğu, Bab-ı Âli’de Sabah, Adalet ve Yeni Düşünce gibi yayın organlarında millî ve mânevî değerlerimizi işleyen, yücelten yazılar yazdı. 1978’de Milliyetçi Hareket Partisi Genel İdare Kurulu’na seçildi. Bu görevi sebebiyle 12 Eylül 1980 ihtilâlinden sonra tevkif edildi. 120 gün göz altında tutuldu, beraat etti.

Duruşmalar sırasında Ankara Adliyesi’nde hâkim adayı olarak çalışmakta idi. Mahkeme, beraatına karar verdi.

SÂLİM BAYRAK

Duruşmalar sırasında Temyiz Mahkemesi’nde evrak memuru olarak çalışmakta idi.  Mahkeme, beraatına karar verdi.

YUSUF KADIGİL

Mahkeme kayıtlarına göre duruşmalar sırasında herhangi bir meşguliyeti yoktu.  Mahkeme, beraatına karar verdi.

MUSTAFA  ZEKİ  (ÖZGÜR) SOFUOĞLU

1920 yılında Adana’da dünyaya geldi. Ailenin dokuz çocuğundan beşincisidir. Doğum yılında Adana, Fransızların işgali altındaydı. Kundakta iken, ailesi Toroslor’da Karaisalı kasabasının Çakallı köyüne göç etti.  Kurtuluş Savaşı’nın sonuna kadar orada kaldılar. Döndüklerinde, Adana’daki evlerinin yakıldığını gördüler. İlk, ortaokul ve lise öğrenimini Adana’da tamamladı. Üniversite tahsili için Ankara’ya geldi. O zamanki adı Mülkiye Mektebi olan Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi. Mezun olduktan sonra yedek subay olarak askere alındı. Daha fakülte  öğrencisi iken Türkçülük düşmanlarıyla mücâdele etmeye başlamıştı. Milliyetçi fikirler ihtiva eden yazıları da bu yıllarda yayınlandı. İlk yazısı, Gökbörü Dergisi’nin 5. sayısında  “Kökten Değişiklik Lâzım”   başlığı ile çıktı. Yazıda, eğitim ve terbiye sistemimizin bozuk olduğu belirtiliyor, idealizm, diğergâmlık, milliyet ve ülkü aşkı ile vatanseverlik duyguları veren bir eğitim sistemine olan ihtiyaç dile getiriliyordu. Bu yazı ve benzerleri,  Sabahaddin Ali – Nihal Atsız Dâvâsı  sebebiyle  Hasan Ali Yücel’e ihbar edilince tutuklanmasına karar verildi. 

Duruşma sırasında Yedek Subay Asteğmen olarak askerlik görevini ifa etmekte idi ve Özgür  soyadını kullanıyordu.  Sonradan memuriyete dönebilmek için soyadını değiştirip, ailesi tarafından Adana’da  kullanılan lâkap  olan Sofuoğlu’nu soyadı olarak kabullendi. Mahkeme, beraatına karar verdi.

Bir röportaj sırasında Sofuoğlu Türkçülük hakkında şöyle diyordu:  “Türkçülük; kafatasçılığa ve laboratuvar ırkçılığına dayanan, yabancı taklidi bir milliyetçilik değildir. Türkçülük; Türk milleti’nin Târihten sürüp gelen bünye ve ruh özelliklerine uyan, bugünkü ve yarınki ihtiyaçlarına  cevap veren, bize has bir milliyetçiliğin adıdır.  Türk Milleti’nin en önemli meselesi,  millî şuur, millî ruh, millî kültür noksanlığıdır. Millî bir ülkü çerçevesinde yekpâre ve modern bir topluluk  seviyesine ulaşmamız gerekiyor. Bu meseleleri halletmeden iktisadî meseleleri halletmeye çalışırsak, hedefe ulaşmayı geciktirmiş, hatta zorlaştırmış oluruz.”

Mustafa Zeki Sofuoğlu’nun çalışma hayatı, eğitim câmiasında geçti.  Ankara Ticaret Lisesi’nde öğretmenlik ve Müdür Başyardımcılığı, Yüksek Ticâret ve Turizm Öğretmen Okulu’nda hocalık, Meslek Okulları Genel Müdürlüğü ve Millî Eğitim Bakanlığı ‘nda Müsteşar Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Emekli olduktan sonra Ankara’da münzevî bir hayat yaşadı. İistanbul’da toprağa verildi.

Ord. Prof. Dr. ZEKİ VELEDÎ TOGAN

(Başkırdistan,  10.12.1890 –  İstanbul, 26.07.1970)

Türk bilim Târihinin  devlerinden ve Türkçülüğün önderlerindendir.Başkırdistan Muhtar Cumhuriyeti’nin Sterlitamak köyünde dünyaya geldi.  İlk eserini 20 yaşında iken yayınladı. Türk Kavimlerinde Dört Mısralı Şarkılar isimli kitaptı. Çarlık Rusya’sı döneminde milletvekili seçildi. Ülkesinin ve Türk Dünyası’nın haklarını savundu. Yazıları ile de Türklük şuurunun oluşmasına, yerleşmesine ve gelişmesine çalışıyordu. 1917 Komünist İhtilâli’nden sonra Türkler’in bağımsızlığa kavuşması için gayret gösterdi. Yeni kurulan Başkırdistan Devleti’nin Cumhurbaşkanı oldu. Komünistler, O’nun Türklüğe hizmetlerinden rahatsız oldular. Çünkü Türkler’e esir hayatı yaşatıp sömürmeyi amaçlıyorlardı. Togan, milletinin başında silâhlı mücadeleye girişti. Güç dengesindeki aleyhte faktörler sebebiyle mücadeleyi kaybetti. Başkırdistan, kızıl çizmeler altında ezilmişti. Togan önce Avrupa’ya gitti, akademik kariyerini tamamlayıp İstanbul’a geldi. Üniversitede öğretim üyesi oldu. Yaş haddinden emekli oluncaya kadar Edebiyat Fakültesi’nin Târih bölümünde hocaların hocası olarak ülküsüne ve ilme hizmet etti. 1944 Irkçılık – Turancılık Dâvâsı’nın çilekeşleri arasında haksızlığa uğradı. Fakat yılmadı. 80 yaşına kadar inandığı yolda yürüdü. Eserlerinden bazıları: Türkistan Târihi (1939),  Umumî Türk Târihine Giriş  (1946), Türkçülüğün Mukadderatı Üzerine (1971), Hâtırâlar (1969).

Duruşmalar sırasında İstanbul Üniversitesi’nde Türk Târihi Profesörü olarak görev yapmakta idi. İlk mahkeme sonunda 10 sene ağır hapis cezasına çarptırıldı. 4 sene Adapazarı’nda gözaltında tutulmasına, ömür boyu amme hizmetlerinden mahrum bırakılmasına karar verildi.

3 Mayıs 1944 duruşmalarında cezâ alan mağdurlar, mahkeme kararını temyiz ettiler. Temyiz dosyasını görüşecek heyet; Tümgeneral Kemal Aklan ile Tuğgeneral İsmail Berkok’tan oluşuyordu. O sırada Askerî Yargıtay Başkanı Orgeneral Ali Fuat Erden idi. Askerî Yargıtay, bütün baskı ve telkinlere rağmen, gerçek hâkim vicdanıyla hareket ederek 1 numaralı mahkemenin kararını hem usulden, hem de esastan bozdu. Bu mahkemenin tarafsızlığını kaybettiğine kani olarak dâvânın 2 numaralı Mahkemede görülmesine, hâlen tutuklu bulunan sanıkların salıverilmelerine, duruşmalarının tutuksuz olarak yapılmasına karar verdi.

5 Ağustos 1946 günü yeniden başlayan dâvâya bakan 1 numaralı Örfî İdare Mahkemesi; Başkan Tuğgeneral Yaşar Yenicioğlu, duruşma hâkimi Tuğgeneral Şevki Mutlugil, Üye Yarbay Ömer Köprülü’den oluşuyordu. Savcılık makamında Yüzbaşı Mehmet Ünlü bulunuyordu. Dâvânın bu bölümü; Prof. Kenan Öner – Hasan Ali Yücel Dâvâsı adı ile anılmıştır.

Duruşmalar 29 oturum devam etti ve 31 Mart 1947’de sona erdi.  Bu duruşmalar sonunda mahkeme, bütün sanıkların beraatına karar vermiştir. Kararın Dosya Esas Numarası: 1947/3, Karar numarası 1947/14 ve Târihi: 31 Mart 1947’dir.

Bu yeni karar, Örfî İdare Adlî Âmirliği tarafından, bozulması için temyiz edilmiş, Askerî Yargıtay verilen beraat kararını tasdik etmiştir. Askerî Yargıtay (Temyiz Başsavcısı Münir Kocaçıtak, tashih-i karar için yeniden müracaat etmiş, fakat bu müracaat da Yargıtay Genel Kurulu (Temyiz Umumî Heyeti) tarafından reddedilmiştir.

Örfî İdare Komutanlığı son tahkikat kararının başında ‘Irkçılık ve Turancılık faaliyetleri dolayısıyla vatana ihânetleri sâbit olanlar’ denilen, Cumhurbaşkanı ve iktidar basını tarafından peşinen mahkûm edilen Türk milliyetçileri, birçok işkence ve zulümlere uğradıktan sonra böylece temize çıkmış oluyorlardı.

Sanıklardan Hikmet Tanyu, sonradan Profesör oldu ve Ankara İlâhiyat Fakültesi dekanlığına getirildi. Hikmet Tanyu, kendisine işkence uygulayanlar aleyhine, 1947 yılında dâvâ açtı. Bu dâvâ sonuçlanmadan 14 Mayıs 1950 târihinde Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi sebebiyle çıkartılan af kanunu ile işlemden kaldırıldı, sanıklar hakkında herhangi bir hüküm verilemedi.

(Bitti)

Önceki İçerikKuzey Kıbrıs’ta Bir Mücahit Sanatçı; Oktay Öksüzoğlu
Sonraki İçerikİti̇bardan Tasarruf 
Avatar photo
28 Kasım 1938 tarihinde Bafra’da doğdu. İlk ve ortaokulu doğduğu şehirde bitirdikten sonra Ankara Ticaret Lisesi ve Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde okudu. İş hayatına Ankara’da muhasebeci olarak başladı. Ankara ve Karabük’te; muhasebeci, mali müşavir ve profesyonel yönetici olarak devam etti. İstanbul’da, demir ticareti ile meşgul oldu. SSCB’nin dağılmasından sonra Türk Cumhuriyetlerinde sanayi yatırımları gerçekleştirmek üzere çok ortaklı şirket kurdu. Şirketin murahhas azası olarak Azerbaycan’da ve Kırım’da tesis kurup çalıştırdı. 2000 yılında işlerini tasfiye etti. İş hayatı ile birlikte yazı hayatı da devam etti. İlk yazısı 1954 yılında Bafra’da yayımlanmakta olan Bafra Haber Gazetesi’nde başmakale olarak yer aldı. Sonraki yıllarda İlhan Egemen Darendelioğlu’nun Toprak Dergisi’nde, Son Havadis ve Tercüman gazetelerinde yazıları yayımlandı. Türk Ocakları Genel Merkezinin yayımladığı Türk Yurdu dergisinde yazdı. İslâm, Kadın ve Aile, Yörünge, Ufuk, Emelimiz Kırım, Papatya, Tarih ve Düşünce, Yeni Düşünce, Yeni Hafta, Sağduyu, Orkun, Kalgay, Bahçesaray, Türk Dünyâsı Târih ve Kültür, Antalya’da yayımlanan Nevzuhur, Kayseri’de yayımlanan Erciyes ve Yeniden Diriliş, Tokat’ta yayımlanan Kümbet, Kahramanmaraş’ta yayımlanan Alkış dergilerinde, Dünyâ ve Kırım’da yayımlanan Kırım Sadâsı gibi gazetelerde de imzasına rastlanmaktadır. Akra FM radyosunda haftanın olayları üzerine yorumları oldu. 1990 – 2000 yılları arasında (haftada bir gün) Zaman Gazetesi’nde köşe yazıları yazdı. Hâlen; Önce Vatan Gazetesi’nde, yazmaktadır. Oğuz Çetinoğlu; Türk Ocağı, Aydınlar Ocağı, ESKADER / Edebiyat, Sanat ve Kültür Araştırmacıları Derneği ve İLESAM / Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sâhipleri Meslek Birliği Üyesidir. Yayımlanmış Kitapları: 1- Kültür Zenginliklerimiz: (2006) 2- Dört ciltte 4.000 sayfalık Kronolojik Tarih Ansiklopedisi: (2008 ve 2012), 3- Tarih Sözlüğü: (2009), 4- Okyanusa Açılan Kapılar / Tefekkür Mayası Röportajlar: (2009). 5- Altaylardan Hira’ya Türk-İslâm Dostluğu: (2012 ve 2013), 6- Bilenlerin Dilinden Irak Türkleri: (2012), 7- Türkler Nasıl ve Niçin Müslüman Oldu: (2013), 8- Türkmennâme / Irak Türkleri Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey: (2013). 9- Türklerin Muhteşem Tarihi: (Nisan 2014 ve Nisan 2015) 10- 115 Soruda Türk İslâm-Âlimi Mâtüridî (Röportaj): 2015) 11- Cihad – Gazi – Şehid: Kasım 2015. 12-Yavuz Bülent Bâkiler Kitabı (2016 Mehmet Şâdi Polat ile birlikte) 13-Her Yönüyle Kâzım Karabekir (2017 Mehmet Şadi Polat ile birlikte) 14-Dil ve Edebiyat Dergisi / İlk 100 Sayı Bibliygorafyası (2017 Mehmet Şâdi Polat ile birlikte) 15-Büyük Türk İslâm Âlimi Serahsî (2018), 16-Âyetler ve Hadisler Rehberliğinde Kutadgu Bilig’den Seçmeler (2018), 17-Edib Ahmet Yüknekî ve Atebetü’l-Hakayık (2018), 18- Büyük Türk İslâm Âlimi Mâtürîdî (2019), 19-Kâşgarlı Mahmud ve Dîvânu Lugati’t-Türk (2019). 20-Duâ / Huzura Açılan Kapılar. (2019) 10-Yesevi Yayıncılık, 12-Yakın Plan Yayınları, 13-Boğaziçi Yayınları, 14-Dil ve Edebiyat Dergisi, diğer kitaplar Bilgeoğuz Yayınları tarafından yayımlanmıştır.