Zikir

27

Zikir nedir?

Tekke yâda dergâhlarda yapılan 20-30 dakikalık bir ibadet midir?

Yoksa hayatın her alanını kapsayan bir eylem midir?

Allah demek yâda Allah’ı hatırlamak neyi gerektirir?

Bu gün amacından uzaklaştırılan

İçi boşaltılan kavramlardan biride zikirdir

Allah (cc) ayetinde ”Dikkat ediniz kalpler ancak Allah(cc)ı zikretmekle huzur bulur”buyuruyor

Allah diyen (zikreden) insanların sosyal yaşantılarında ki olumlu değişikliklere dikkat çekiyor

Kalbi huzurlu olan insanların kendileri de huzurlu olur.

Peki, bugün böyle mi?

Değilse neden?

Camide aynı safta

Tekkede aynı halkada birleşen insanlar huzuru bulsalar bunu caminin ve dergâhın dışına taşıyabilseler sosyal hayatımızda huzurla tanışmış olur.

Toplum huzurlu olur.

Zikir nedir?

Belirli bir zamanı belirli bir mekânı var mıdır?

Zikir 7 gün 24 saat Allah(cc)ı unutmamaktır

Zikir bir şuur(bilinç) durumudur

Allah(cc)ı hatırlamanın ve hatırlatmanın ötesinde O’nu unutmamaktır.

İnsanlar dünya meşgalelerinden zaman zaman gaflete düşseler bile

Gaflet halinin uzun sürmemesi ve en önemlisi alışkanlık yapmamasıdır.

Allah(cc)ı unutmamak sosyal hayatın bütünü içerisinde geçerli olmalıdır.

Allah(cc)ı zikretmek

O’nun emir ve yasaklarını hatırlamaktır.

Sadece hatırlamakla kalmayıp gereğini yapmakla olur.

Sadece hatırlayıp gereğini yapmamak birazda umursamamak olur ki

Allah korusun tehlikeli ve sıkıntılı bir durumdur.

Üretici kaliteli mal üretip; işini adam gibi yani Müslüman’a yakışır bir şekilde yapıyor

İnsanları kandırmıyor ve aldatmıyorsa

Pazarcı malın iyisini tezgâhın önüne çürüğünü altına koyuyorsa

Kasap kıymaya gereğinden fazla yağ katmıyorsa

Borçlu borcunu zamanında ödeyip insanları iyilik yaptığına pişman etmiyorsa

Çöpçüsünden tutunda devletin en tepe noktasına kadar insanlar işlerini hakkıyla yapıyorlarsa

İşte bu zikirdir yani Allah(cc)ı unutmamaktır

Ve zikrin sosyal hayata yansımasıdır.

İşte o zaman kalplerde toplumlarda huzurlu olur

Zikirlerde amacına ulaşmış olur.

Bu gün aynı saftaki cemaat

Aynı halkadaki sufi

Aynı evdeki baba-oğul yâda kardeşler

Birbirlerine güven duymuyorsa

Cüzdanın olduğu yerlerde vicdan bir tarafa bırakılıyorsa

Burada gerçek manada bir zikirden bahsedilebilir mi?

Bu gün işin sıkıntılı hatta tehlikeli hali gafletin sadece sokakla değil camiyi dergâhı da kapsamış olmasıdır.

İstisnalar olmakla beraber mevcut realite budur.

Bu gün insanlar zikir halkasında bile gaflet halindedirler.

Dilleri Allah der ama birçoğunun kalbi ve beyni başka işlerle meşguldür.

Namaz kılan,

kuran okuyan

hatta hacda şeytanı taşlayan insanların birçoğu da o esnada bile gaflet halindedirler.

Namazdan çıkıp harama koşan

Okuduğu kuranın kendisinden ne istediğinden haberi olmayan

Taşladığı şeytanın sonradan peşinden koşan insanın gaflette değil midir?

Bir taraftan Allah deyip diğer taraftan yalan söyler haram ve günahlar ile meşgul olursan

Zikir sadece söylemde kalıp eyleme geçmiyorsa amacına ulaşmamış yâda içerisi boşaltılmış bir durum olur.

Sahibine pek faydası olmaz.

Ben zikir yapılmasın demiyorum.

Allah lafzı Müslüman’a bir şey hatırlatsın

Müslüman’da onun gereğini yapsın diyorum

Zannediyoruz ki beş vakit namaz kılmak

Yâda günde bir cüz kuran okumak

Veya dergâhta 20 dakika zikir halkasında bulunmak yetiyor

Elbet yeter ama dışarı çıkınca Allah(cc)ı unutmayıp gereğini yaparsan yeter.

Günümüzde zikir ibadet halinden adet haline geldi.

İbadetleri adet halinden çıkararak şuur (bilinç) haline döndürmemiz gerekir.

Dilimiz Allah derken kalbimiz ve beynimiz onunla uyumlu hale gelmesidir.

 Buda söylemde kalmayıp eyleme geçmekle olur.

Zikir sadece tasavvufi bir kavramla sınırlı olmayıp

Hayatın bütünüyle ilgilidir

İşte zikir budur.