Yine Bir Sıfırlama İddiası

41

Yürürlükte olan Anayasa’ya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan 3. defa
Cumhurbaşkanı adayı olamaz. Çünkü Anayasa’nın 101’inci maddesinde “Bir
kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir”
şeklinde çok açık
bir hüküm var. Erdoğan da iki defa seçilerek Cumhurbaşkanı oldu ve ikinci
dönemi sona eriyor.

Bunun tek istisnası olarak TBMM tarafından bir erken
seçim kararı alınırsa
aday olabilirdi. Fakat Cumhur İttifakının erken seçim
kararı için gerekli 360 milletvekili olmadığından, 14 Mayıs’ta yapılacak erken
seçim Cumhurbaşkanı Kararı ile olacak.

Devlet Bahçeli bile, mevcut yasal şartları bildiği için, “Cumhurbaşkanının
en az üç dönem seçilebilmesi amacıyla gerekli yasal düzenlemenin yapılmasına
var gücümüzle çalışır, bunu da başarırız”
demişti. (08 Şubat 2022)

Ama anayasal mevzuat değişmedi. Buna rağmen Erdoğan 3. defa aday
olacağını açıkladı. Muhalefet Anayasayı hatırlatınca “2018’de kronometre
sıfırlandı”
diye cevap verdi.

Zaten bu konuda bir altyapı oluşturmak için (siz buna minareye
kılıf uydurmak da diyebilirsiniz) TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Adalet
Bakanı Bekir Bozdağ
“2018 seçiminde sistem yenilendi. Bu seçimde ikinci
defa Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan aslında yeni sisteme göre birinci defa
seçilmiş oldu. Bu dönem aday olursa ikinci defa seçilmiş olacağından Anayasaya
aykırı bir durum yok” tezini savunuyor.

****

AKP Genel Başkanı ve CB Erdoğan bir hukukçu olmadığından, usta bir
siyasetçi diliyle bu tezi “2018’de kronometre sıfırlandı” tabiri ile
anlattı.

Fakat bu iletişim yönteminin etkisi olumsuz olabilir. Çünkü “sıfırlama”
tabiri başka olaylara çağrışım yaptırıyor:

“Oğlum paraları sıfırladın mı?” videosu herkesin
hafızasında.

17/25 Aralık 2013 tarihi Milat kabul edilip, FETÖ örgütüyle “ne
istediler de vermedik?”
derecesindeki ilişkileri olan AKP’lilerin destek,
irtibat ve iltisak kayıtlarının “sıfırlandığını” da unutmak mümkün
değil.

Bir de buna benzer bir başka deyimi hatırlıyoruz: “Atı alan
Üsküdar’ı geçti.”
Parlamenter Sisteme son verip, tek adamın iradesini hâkim
kılan Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçişi sağlayan 16 Nisan 2017 Referandumu
sonuçları daha kesinleşmeden söylenmişti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde de az kalsın
“atı alan Üsküdar’ı geçecekti.”
Seçim sonuçları açıklanmadan, sabah
saatlerinde İstanbul’un bütün bilboardları Erdoğan ve Binali Yıldırımın
fotoğraflarıyla süslenerek zafer kutlaması yapılmıştı. Ama sandıklara iyi sahip
çıkıldığı ve emrivakiye izin verilmediği için seçimi Millet İttifakının adayı
Ekrem İmamoğlu kazandı.

Ak Parti Genel Başkanı şimdi de hukuka aykırı bir sürece
emrivaki ile “evet” dememizi bekliyor.

Üyelerini Erdoğan’ın seçtirdiği Yüksek Seçim Kurulu’nun
Erdoğan’ın 3. defa Cumhurbaşkanı adayı olması yönünde karar vereceğine dair bir
genel kanaat var.

Öyle de olsa Anayasaya aykırılığın vurgulanması ve bu oldu
bittiye itiraz etmek hukuk devleti olmanın bir gereğidir.

****************************

Hukukun Temel İlkeleri

Roma Hukukundan bu yana evrensel hukukun temel ilkeleri olarak
benimsenmiş bazı kurallar vardır.

“Açık hüküm yorumlanmaz.” Ya da “Anlam açıksa yorum
yapılmaz.”

“Kanunun lafzından uzaklaşılmamalıdır.”

Ülkemizin yüz akı hukukçularından Yargıtay Onursal Başkanı Prof.
Dr. Sami Selçuk’a göre
, bu yorum yasağı şeriata dayanan Mecelle de ifade
edilmektedir:
“Tasrih mukabelesinde delâlete itibar edilmez” (madde 13). “Sarahat
(açıklık) karşısında delâlete (aracılık ederek kanıtlamaya) itibar
yoktur.”
Çünkü fıkıhta, “sarahat, delâletten akvadır (güçlüdür,
üstündür).”

Mecelle’nin genel kurallarını anlatan çok özlü
hükümlerden biri de “Kadim kıdemi üzere terk olunur.” (Yeni bir etken
olmamışsa, yeni bir hüküm konulmamışsa) Eskiden var olanın aynen devam
ettiği varsayılır.

“Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir”
hükmü 31.5.2007 tarihli Anayasa Değişikliği ile getirildi.
2017
Anayasa referandumunda,
Anayasa’da önceden var olan bu kural değişmemiştir.
Herhangi bir geçiş düzenlemesi de getirilmemiştir. Halen aynen
önceden olduğu gibi geçerlidir.

Bu kadar açık olan bir hükmün tartışılması bile abestir.

Prof. Dr. Sami Selçuk bu yüzden “Demek, her
boyda ve her katmandaki insanlar, iki kez seçilememe gibi bir ‘temel ilke’yi
düzenleyen bu anayasal hükme kesinlikle uyacaklardır. Sizler, ABD’de
de bir başkanın iki kez seçileceğine ilişkin temel hükme uyulmadığını hiç
gördünüz mü?
Elbette görmediniz. Dahası kimsenin aklına bile gelmez böyle
bir durum” demektedir.

****************************

Sami Selçuk- Mustafa Şentop- Bekir Bozdağ

Erdoğan’ın 3. defa Cumhurbaşkanı adayı olamayacağını söyleyen Prof.
Dr. Sami Selçuk ve diğer saygın hukukçularımız,
iktidar sözcüsü hukukçulara
göre “gerçek hukukçu değiller.”

Sami Selçuk ise Anayasa Hukuku hocası olduğu söylenen TBMM
Başkanı Mustafa Şentop
’un Anayasa Hukuku uzmanı değil, Hukuk Tarihi
hocası
olduğunu hatırlatıyor. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ için ise “verdiği
sözlere pek bağlı kalmayan Adalet Bakanı da evlere şenlik ve de çok engin
hukuk düşünürü duruşuyla
aynı doğrultuda konuşuyor” ifadesini kullanıyor.

Şentop ve Bozdağ’ın siyasetçi kimlikleri hukukçu
kimliklerini örttüğü için hukuku eğip bükmesini yadırgamıyoruz. Ama Prof.
Dr. Sami Selçuk gibi ülkemizin en değerli hukukçularını gerçek hukukçu
saymamalarını yakışıksız buluyorum.

****

Prof. Dr. Sami Selçuk’un sözleriyle temenni edelim: “Umarım,
YSK’nın büyük hukukçuları bu konuda, ‘cumhurbaşkanları üçüncü kez aday
olamazlar’, kuralına bağlı kalır. Çünkü Anayasa’nın ancak iki kez seçilmeye
izin veren bu maddesi, şeref üzerine ant içilen ve bu konuda ‘ilke
düzeyinde olan kesin bir anayasal buyruktur.’ Hiç kimse, yorum görüntüsü
altında hukuk normuna işkence ederek hukukla oynamaya kalkışmasın. Çünkü
hukuk, eninde sonunda buna kalkışanı çarpar.”

Meseleye yine evrensel hukukun temel kuralları ile nokta koyalım:

“Hiçbir şey satın alınmış bir adaletten daha adaletsiz değildir.”

“Yasalar çıkaranları da bağlar.”

Önceki İçerikMilliyetçi İttifaka Çağrı!
Sonraki İçerikİlgi Çekici Gelişmeler
Avatar photo
Doğum 20.07.1956 BUCAK-BURDUR Eğitim Cumhuriyet İlk Okulu, Bucak Lisesi (Mezuniyet 1973) İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi - Kimya Yüksek Mühendisliği (Mezuniyet 1978) İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Mezuniyet 1995) Çok sayıda şirket içi ve şirket dışı eğitim programlarına iştirak. (ISO 9000, Toplam Kalite Yönetimi, Verimlilik, İş İdaresi, Pazarlama, İstatistiksel Proses Kontrol, Kişisel Gelişim, Kişisel İmaj ve diğer konularda onlarca eğitim programı) 1978-1980 Akyazı/Sakarya Yonca Süt Fabrikası İşletme ve Laboratuar Şefi 1980-1995 Petkim A.Ş. Yarımca Kompleksi (İşletme Mühendisi, İşletme Şefi, Başmühendis.) 1995-2001 Satış Müdür Muavini 2001-2004 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdür Yrd. 2004 - 01.02.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi Ticaret Müdürü. 01.02.2007 - 30.09.2007 Tüpraş Körfez Petrokimya ve Rafinerisi İnsan Kaynakları Müdürü. 01.01.2008 - 30.10.2008 Yantaş Yavuzlar Plastik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Kauçuk Ürünleri Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Başkanlığı yaptı. (2001) 03.03.2010- Serbest Avukat Medeni Hal :Evli ve İki Çocuklu Lisan : İngilizce (İntermedite level) Sosyal Faaliyetler :İstanbul Üniversitesi Korosu, Kubbealtı Musiki Cemiyeti ve halen Tüpraş Türk Sanat Müziği Grubunda korist. 250 mühendis üyesi bulunan Petkim Mühendisler Derneği'nde 4 yıl başkanlık yaptı. Kocaeli Aydınlar Ocağı'nda Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Halen Yönetim Kurulu Başkanı. 2001-2002 yıllarında Kocaeli TV' de, "Geniş Açı" adlı siyasi, sosyal, kültürel tartışmaların yapıldığı programın yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı. Halen Kocaeli Gazetesinde haftada bir köşe yazısı yayınlanmaktadır. Bu yazıların tamamı kocaeliaydinlarocagi.org.tr sitesinde yer almaktadır.