Vakit Namazlarından Sonra Çekilen Tespih

39

Bilindiği üzere, bundan bir süre
önce Diyanet İşleri
Başkanlığı yayımlamış olduğu bir genelge ile Cuma Namazının iki rekât farzından
sonra Cumanın 4 rekât son sünneti dâhil tespih çekilmesini de yasaklamıştı.
Diyanetin bu genelgesi benim hiçbir şekilde içime sinmedi. Bu sebeple, meseleyi
iyi bilen birçok kimse ile görüştüm. Görüştüklerimin hepsi ittifak halinde
Diyanet İşleri Başkanlığının genelgesinin yanlış olduğunu ifade ettiler. Zira 2
rekât farz namazı kılındıktan sonra cemaati camiden göndermenin hiçbir mantığı
bulunmuyordu. Nitekim bu genelgeye memur durumunda olan imamlar hariç, cemaatin
tamamına yakını riayet etmemiştir. Cemaat yine eskiden olduğu gibi farzdan
sonra, sünnetleri kılmaya devam etmiştir,

                Ben,
bundan cesaret alarak, “ Son Zamanlarda
Kılınan Cuma Namazı ve Namazlardan Sonra Yapılan Tespihat”
  başlıklı bir yazı yazarak, bu yazıyı başta
Meclis Başkanı olmak üzere, bazı Milletvekillerine, CİMERE, Diyanet İşleri Başkanlığına,
İzmit Müftülüğüne,  Sivil Toplum
Kuruluşlarına, bazı Bilim Kurulu Üyelerine gönderdim.  Bu
arada yazım, Yeni Akit Gazetesinde de yayımlandı.
Bu yazım üzerine,
gösterdiğim hassasiyet ve dikkat sebebiyle İzmit Müftülünden teşekkür yazısı
aldım Bu yazıları gönderdikten kısa bir süre sonra, Diyanet İşleri Başkanlığı
önceki genelgesini değiştirmek suretiyle, hiç değilse, Cuma Namazının 2 rekât
farzından sonra, 4 rekât son sünnetinin de kılınmasına müsaade etmiş
bulunmaktadır. Ancak ne hikmetse, tespih çekme yasağını halen devam etmektedir.

                Kaldırılmayan
bu tespih çekme yasağı bazı camiler de uygulandığı halde, bazı camilerde ise,
dikkate alınmayıp eskiden olduğu gibi yine tespih çekilmeye devam etmektedir.
Gittiğim muhtelif camilerde bizzat bunun şahidiyim. Hatta öyle ki, bazı
camilerde de bir vakitte tespih çekilirken, diğer bir vakitte çekilmemektedir.
Tespih çekilmeyen camilerde ise, cemaatin bir kısmı bu yasağa uymayıp, tespih
çekmeye devam etmektedir. Böyle bir durumda da cemaat arasında ikilik meydana
gelmektedir. Şöyle ki, yasağa uyanlar, imam ile birlikte namazdan sonra hemen
duaya başladığı halde, uymayanlar tespih çekmeye devam etmektedirler. Böyle bir
durum ise hoş bir manzara teşkil etmemektedir Ayni zamanda birlik ve beraberlik
dini olan İslam’ın ruhuna
da uymamaktadır. Yeni Müslüman olmuş bir kardeşimiz bu durumu görse halde
şaşırıp kalacaktır.

                Âcizane
kanaatime göre, namazlardan sonra,  zamandan sadece birkaç dakika tasarruf
edeceğim düşüncesiyle,
Hanefi Mezhebin de mühim bir husus olarak görülen tespih
çekilmesini bir emirle yasaklamak pek uygun bir hareket tarzı olmasa gerektir.

 Uygun bir hareket tarzı olmadığı şuradan beli
ki, bu yasak kararına memur olan imamlar haricinde, cemaatin büyük bir kısmı riayet etmemektedir. Bu nasıl
birlik ve beraberliktir ki, İmam efendi, cemaatin bir kısmı ile
tespih
çekmeden,  hemen dua etmeye başlarken,
cemaatin bir kısmı da tespih çekmeye devam etmektedir. Burada emirlere aynen
riayet etme durunda olan imam efendilerin hiçbir kusuru bulunmamaktadır.  Zira Onların yaptıkları iş, kendilerine
verilen talimatı aynen uygulamaktan ibarettir. Bu itibarla bu karışıklığın
meydana gelmesinde imamların hiçbir kusuru bulunmamaktadır.

                Ehemmiyetine
binaen, şu hususu ifade edeyim ki, ilgili makamların Bizlerin sağlığı ile
alakalı olarak almış oldukları tedbirlere zaten azami derecede riayet etmeye
gayret ediyoruz. Esasen riayet etmemiz de, şarttır, elzemdir. Bu hususta her
hangi bir sıkıntımız bulunmamaktadır. Ancak son zamanlarda muhtelif sahalarda
getirilen bir takım serbestlikler ve yapılan uygulamalar da nazarı itibara alındığı
takdir de, camilerde birkaç dakikalık tespih çekme süresinin pek fazla bir mahzur
teşkil etmeyeceği kanaatinde bulunmaktayım.  Bu itibarla, Diyanet İşleri Başkanlığı
tarafından camilerde tespih çekilmesine getirilen yasağın kaldırılmasını talep
ediyorum. Aksi takdir de bu süre uzadıkça ileri de tespih çekmenin insanlarımız
tarafından ihmal edilir bir hale gelmesinden endişe etmekteyim.

                Şu
da bilinen bir husustur ki, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ve âlimlerimiz de tespihata
çok ehemmiyet vermişlerdir. Prof. Dr. Mustafa Karataş Hocamız da Muhtelif Tv.
Kanallarında yapmış olduğu Konuşmalarda namazlardan sonra tespih çekmenin
faziletlerini anlata anlata bitirememektedir. Diğer hocalarımızdan da bu
hususta müteaddit defalar konuşmalar dinlemişizdir.

Netice
itibariyle,   İfade etmek istediğim husus
şudur ki, tespih çekilmesinin yasaklanması ile camilerde meydana gelen
karışıklığı ortadan kaldıracak olan yegâne makam, Diyanet İşleri Başkanlığımızdır.
Bu sebeple, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın namazlardan sonra tespih çekilmesine
getirdiği yasak kararını yeniden gözden geçirmek suretiyle,
camilerde
namaz kılan insanlar arasında ikilik meydana getiren ve cemaatin büyük
çoğunluğu tarafından riayet edilmeyen bu yasağı kaldırmasının faydalı olacağı
mülahaza edilmektedir.
Tabii ki takdir yetkili makamlarındır.