Türkler Nasıl ve Niçin Müslüman Oldu?

28

 

Değerli araştırmacı yazar, azîz ve muhterem dostum Oğuz Çetinoğlu’nun hazırladığı TÜRKLER NASIL VE NİÇİN MÜSLÜMAN OLDU? isimli eserini dikkatle ve zevkle okudum.

Bundan önce yayınladığı eserlerinde olduğu gibi; dil ve üslup güzelliğine de sâhip olan bu eserin, yayın dünyâmıza kazandırılması, aynı zamanda; Müslüman Türk Milletinin tarihindeki büyük bir boşluğu doldurması ve fikir karmaşasının, bilgi kirliliklerinin giderilebilmesi bakımından çok yararlı olmuştur.

Eserde; Türklerin nasıl ve niçin Müslüman olduğu inandırıcı bir şekilde açıklanırken, okuyucu, Türklerin ve Arapların erken dönemleri hakkında bilgilendiriliyor. Eserde, henüz Müslüman olmamış Türklerin inanç kültürleri ile İslam’ın temel prensipleri arasındaki şaşırtıcı benzerlikler ve hatta denilebilir ki bire bir örtüşmeler mükemmel bir şekilde ortaya konulup ispat ediliyor. Anlı şanlı Profların, sosyologların ve diğer kalem erbabının bu gerçekleri nasıl olup da göremedikleri, akıl almaz bir muamma gibi soru işâreti oluşturuyor.

Türkler canlarını kurtarmak için korkudan Müslüman oldu… Artık tehlike kalmadı, eski dinlerine dönebilirler, dönmeliler …‘ Diyenlerin karşına dikilen Çetinoğlu; ‘Türkler tarih sahnesine çıktıklarında Müslüman idiler. Müslüman sûfilerle tanıştıktan sonra Müslümanlıklarını güncellediler, aktifleştirdiler…’ şeklindeki son derece ilgi çekici ve düşündürücü bir tezi, başarıyla savunuyor.

Gerçekten, okullarımızda okutulan kitaplarda Türklerin nasıl Müslüman olduklarına dâir bilgiler yetersizdi. Eser, bu boşluğu doldurmak maksadıyla hazırlanmış.

Türk Milleti’nin târih sürecinde şanssız dönemi İslâmiyet öncesi dönemlerdir. Bu dönemlerde yaptığı fütûhat, savaş veya göç hareketleri esnasında karşılaştığı millet veya topluluklarla aynı veya benzer din ve inançları sebebiyle aynı tapınak, havra, sinagog, kilise veya manastırda birlikte ibâdet etmişler ve bu sebeple Peçenekler, Uzlar, Kumanlar / Kıpçaklar gibi toplulukların, Hunlar gibi imparatorlukların asimile olmaları kolay olmuştur. Karluklar, Oğuzlar ve diğer Türk boyları ise İslâm’la şereflendikten sonra millî benliklerini de koruma fırsatı bulmuşlardır. Bu şanslı grup, kendi Câmilerinin etrafında toplanıp inanç ve diğer kültürlerini muhafaza etmiş ve yaşadıkları onca olaylara rağmen bu güne kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir.

Böyle bir ortamda Oğuz Çetinoğlu, iddiasız ve fakat düşüncelerinin, yazdıklarının doğru olduğuna inanmış insanların sâkin ve inandırıcı üslubu ile gerçekleri gün ışığına çıkarıyor.

Yazar; bir sosyolog değildir. İdeolog da değildir. Ancak tahlilleri sosyologlar kadar derin, millî-manevî değerlere bağlılığı ideologlar gibi kavidir.

Çetinoğlu sözünü şöyle bağlıyor: İnsan topluluklarını; din gibi, din kadar etkileyen başka bir olgu yoktur. İslâmiyet’i kabul etmekle Türklerde de değişiklikler yaşandı ise de asıl büyük etkilenme ve değişim İslâmiyet’te ve insanlık târihinde vukû bulmuştur. Bu değişiklikler ve gelişmeler çok çarpıcı delillerle açıklanıyor.

482 sayfalık kitapta röportajlarıyla yer alan Prof. Dr. Yümni Sezen, Yrd. Dç. Dr. Ahmet Vehbi Ecer, Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar, Prof. Dr. Musa Taşdelen, Prof. Dr. Ali Coşkun ve Prof. Dr Ahmet Taşağıl ile görüş bildiren Turgut Güler ve Taşkın Tuna eserin ilmî derinlik ve zenginliğini artırmışlardır.

Esere takdim yazıları yazan Prof. Dr. İsmail Yakıt ve Nuri Gürgür gibi ben de Oğuz Çetinoğlu’nun kitabının herkes tarafından okunmasını ve okullarımızda, özellikle müfredat programlarındaki eksiklik sebebiyle İmam Hatip Liseleri ile İlahiyat Fakültelerinde yardımcı ders kitabı olarak okutulmasını hararetle tavsiye ediyorum.

———————————————-

BİLGEOĞUZ YAYINLARI: Alemdar Mahallesi, Molla Fenari Sokağı Nu: 41/A Cağaloğlu, İSTANBUL. Telefon: 0.212-527 33 65  Belgegeçer: 0.212-527 33 64

e-posta: bilgi@bilgeoguz.com.troguzhancengiz@gmail.com İnternet: www.bilgeoguz.com.tr