Türkiye’de İşsizlik ve İşsizlik Oranları

68

TÜİK(Türkiye İstatistik Kurumu)   15/06/2009 tarihli   Haber Bülteninde HANE HALKI İŞGÜCÜ ARAŞTIRMASI 2009 MART DÖNEMİ SONUÇLARI (Şubat, Mart, Nisan 2009) sonuçlarına göre; İşsizlik oranı % 15,8 iken, tarım dışı işsizlik oranı % 18,9’dur.

Türkiye genelinde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 244 bin kişi artarak 3 milyon 776 bin kişiye yükselmiştir. İşsizlik oranı ise 4,8 puanlık artış ile % 15,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. Kentsel yerlerde işsizlik oranı 5,3 puanlık artışla % 18, kırsal yerlerde ise 3,5 puanlık artışla % 11 olmuştur.

Türkiye’de tarım dışı işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 5,5 puanlık artışla % 18,9 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu oran erkeklerde geçen yılın aynı dönemine göre 5,5 puanlık artışla % 18, kadınlarda ise 5,3 puanlık artışla % 22,3 olmuştur.

Bu dönemdeki işsizlerin;

  • % 73,3’ü erkek nüfustur.
  • % 61,5’i lise altı eğitimlidir.
  • % 21,5’i bir yıl ve daha uzun süredir iş aramaktadır.
  • İşsizler sıklıkla (% 31,8) “eş-dost” vasıtasıyla iş aramaktadır.
  • % 91,3’ü (3 milyon 449 bin kişi) daha önce bir işte çalışmıştır.
  • Daha önce bir işte çalışmış olan işsizlerin % 42,4’ü “hizmetler”, % 26,8’i “sanayi”, %19,6’sı “inşaat”, % 8,7’si “tarım” sektöründe çalışmış, % 2,5’i ise 8 yıldan önce işinden ayrılmıştır.
  • İşsizlerin % 28,9’unu çalıştığı iş geçici olup işi sona erenler, % 25,9’unu işten çıkarılanlar, % 12,3’ünü kendi isteğiyle işten ayrılanlar, % 9,5’ini işyerini kapatan/iflas edenler, % 7,3’ünü ev işleriyle meşgul olanlar, % 6,5’ini öğrenimine devam eden veya yeni mezun olanlar, % 9,6’sını diğer nedenler oluşturmaktadır.

Bu tabloya karşın Hükümetin aldığı istihdam paketi yaraya merhem olur mu?  Bilinmez. Paketin istihdam maddesi aşağıdaki gibidir.

500 BİN KİŞİYE İSTİHDAM İMKANI

Başbakanın ifadeleri ile

“İstihdam da aktif işgücünün desteklenmesi çalışmasını uygulamaya geçiriyoruz. İşsizlere 6 aya kadar iş imkanı oluşturacağız. Bu çerçevede 120 bin işsizin okulların ve sağlık kurumlarının bakım oranım, çevre düzenlemesi gibi işlerde istihdamını hedefliyoruz. Vasıflı işgücü ihtiyacı için mesleki eğitim faaliyetleriyle 200 bin işsize kurs verip meslek edinme imkanı getirilecek. 10 bin işsize girişimcilik eğitimi verilerek destek olunacak. Lise ve üstü eğitim alan 100 bin gencin stajyer olarak istihdam edilmesi sağlanarak iş bulmalarının önünü açıyoruz. Bu çerçevede 6 ay destek sağlayacağız. Sosyal güvenlik primleri de 6 ay devlet tarafından karşılanacak.

İstihdam şurası toplanıp uzun vadeli istihdam politikası oluşturulacak. Bu paketle 500 bin kişiye istihdam imkanı oluşturuyoruz.”

Bu kriz çıktığı günden beri Hükümet sürekli paket çıkardı çıkarılan paketler genellikle finansal firmalara, reel sektöre ve  kurumlara yönelikti. Bu sektörlerin tamamına yapılan yardım  paketlerine rağmen mevcut işsizlerimize yenileri eklendi ve eklenmeye devam ediyor. Sadece son pakette istihdamın bu derece ele alındığını görüyoruz. İşsiz kalan insanımızın eşine çocuklarına varsa baktıkları anne baba ve yakınlarına olan sorumluluklarını yerine getiremeyecekleri aşikardır. İşten çıkan kişi hem kendi sorumluluklarını hem de varsa çevreye karşı sorumluluklarını yerine getiremeyecektir. İşsizler ve bu işsize bağlı olarak ilişkili çevresi ciddi bir travmayla karşı karşıyadır. Bu psikolojik problemin de bir şekilde halledilebiliniyor olması gerekir. Her gün gazetelerde cinnet haberlerini üzüntüyle seyrediyoruz. İşten çıkarken aldıkları toplu paralar ve işsizlik maaşları tükendiğinde bu travmanın daha da artacağından endişeliyim. Açılan kriz paketleri sadece parasal olmamalı bence,  insanların psikolojilerini de içine alacak şekilde onları incitmeden insanlık onuruna yakışır yaklaşımlarla olmalı.

Mevcut işsizlerimize ilave olan işsizlik sayısındaki artış işsizlerin iş bulma konusundaki umutlarını da azaltmaktadır. İşsizlerimizin bir kısmı ise iş bulma umutlarını tamamen kaybetmiş artık iş bile aramamaktadır.

İş konusundaki belediyelerin ve diğer kurumların çözümleri çok iyi tanıtılamamakta ahbap çavuş siyasi ilişkilerle doldurulmaktadır. Bu arada da gerçek işe ihtiyacı olan değil, tanıdığı olan  işsiz kaldığı dönemde hiç sorumluluğu bile olmayan bir çok insan işe girmektedir.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Madde 25:

Her insanın, yiyecek, giyecek, konut, sağlık hizmetleri ve gerekli toplumsal hizmetler de olmak üzere; kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahını sağlayacak uygun bir yaşam düzeyine hakkı vardır.” der

Bizim anayasamızda da bu ifadeleri pekiştirecek pek çok yasa maddesi olmasına rağmen Türkiye dünyanın ekonomik olarak en büyük 17. Ve Avrupa’nın 6. Büyük ülkesi konumundadır. Bu durumda bile mevcut yasaların gerçekleşmemesi sadece kağıt üzerinde yazılarda kalması, insanı çok üzüyor. Bu durum sizce beceriksizlik mi? Kaynak yetersizliği mi? Vurdumduymazlık mı? Bürokratik ve siyasal bir yetersizlik mi?