Tahayyül

29

şehir meydanında
çınar ağaçları
kadim ustalıkları içinde
bir sonraki sabahın
huzur demine aş eriyorken
sığırcık imecesi neş’eler içinde
güneş,
vakti çağıran niyazı bekliyordu.
şairin gözleri,
kan çanağı mısralardan ayrılıp
suyun tenine teması ile
uyandı mahmurluğundan.
bedenine giydiremediği
ilahi çağrının seccadesinde
vefa aradı.
..
gönül meydanında
kelimeler
her zamanki uysallığı içinde
bir sonraki mısranın
sitemine can veriyorken.
his bilmecesi işveler içinde
kelam,
murada kavuşturan ilhamı bekliyordu.
şairin sözleri,
eskimiş hüzünler sayfasından sıyrılıp
sevdanın kaleme iltiması ile
kuşandı aşk buluğundan.
vuslatına eremediği
o hazin ağrının telaşesinde
şifa aradı.
..
ne,
bildik sabahlara uyanmak ihtimali.
ne de,
kalemin ilham ile halvet hali.
şair,
aç vehmin sandığını
tahayyül yelkenleri rüzgar bekliyor…