Sen, Ben, Biz

42

Seminer ve Konferanslar bilgi edinme ve kişisel gelişim ortamlarının
en etkili olduğu yerlerdir. Fırsat buldukça bu tür ortamlara
arkadaşlarımızla birlikte katılmaya özen gösteririz. Seminerden
çıktığımızda yeni bir şeyler öğrenmenin hazzıyla motivasyonumuzun da
arttığını görürüz.

2007 yılının son haftasında katıldığım, “Yaşama Farklı Bir Açıdan
Bakabilmek; Öfke ile Baş Edebilmek” konulu seminerde, Prof. Dr. Doğan
Cüceloğlu’ nun güzel konuşmalarından derlemiş olduğum notları sizlerle
paylaşmak istiyorum.

Seminerde anlatılan konular bizim bildiğimizi sandığımız ama aslında farkına varamadığımız durumlardı.

Doğan Cüceloğlu seminerde kişinin varoluş sürecini ele aldı. Sen,
ben ve bizden bahsederek kişinin var olma durumunu üç şekilde inceledi.

Önce, ‘’Sen’’ dedi. Sen ifadesinin karşımızdakine ne anlamlar sunduğunu açıkladı.

‘’Sen’’ bilinci içindeki durum: “Ne emrederseniz onu yaparım; benim
başıma bir çoban gerekir, çünkü ben bir koyunum ve yaşamımı nasıl
yöneteceğime aklım ermez tutumu sergiler’’ dedi.

Sonra ‘’Ben’’ bilincini açıkladı.“Ben ne emredersem
onu yapmalısın; senin başına bir çoban gerekir, çünkü sen bir koyunsun
ve yaşamını nasıl yöneteceğine aklın ermez,” dedi.

Son olarak ‘’Biz’’ bilincini açıkladı. ‘’Biz bilinci içindeki durum üç farkındalığı yaşatır’’

a. Ben varım; benim sınırlarım ve sorumluluklarım var. Kimse bunu
görmemezlikten gelemez. Bir insan olarak yaşamıma devam edebilmem için
benim var olduğumun kabul edilmesi, sınırlarıma ve sorumluluklarıma
saygı gösterilmesi gerekir.

b. Sen varsın; senin sınırların ve sorumlulukların var. Kimse bunu
görmemezlikten gelemez. Bir insan olarak yaşamına devam edebilmen için
senin var olduğunun kabul edilmesi, sınırlarına ve sorumluluklarına
saygı gösterilmesi gerekir.

c. Ben ve sen etkileşim içinde olmak zorundayız; yani sen ve ben
birbirimize mecburuz. Seninle etkileşim içinde olmak benim için bir
seçim değil zorunluluk, senin benimle etkileşim içinde olman da bir
zorunluluk. Dedi.

Sen, ben, biz durumundaki davranış bilinci belli ki bizim farkında
bile olmadığımız çeşitli anlamları ifade edebiliyor. Davranış
bilincinin yüklediği anlamları düşünerek hareket ettiğimiz de ise
insanlarla iletişim durumumuzun sağlıklı bir zemine oturacağı kesin.

Biz bilinciyle hareket ederek neleri başarabileceğimizi de
düşünüyorum. Bir milletin kalkınmasında en büyük rol kişilere düşer.
Kişinin kendini iyi tanıması ve bilinçli olması halinde ailesinin,
çevresinin ve hatta toplumun bu durumdan etkilenmesi kaçınılmazdır.
Karşılıklı etkileşim sinerji oluşturur ve gelişim sağlar..

Peki ne demeliyiz toplumsal yaşantımızda? Doğan Cüceloğlu’nun ifadesiyle;

1- Ben varım; kendime olan saygımı kaybetmemeliyim!

2- Sen varsın; bu toplumda dini, dili, ırkı, cinsiyeti ne olursa olsun, her bir kişiye olan saygımı kaybetmemeliyim!

3- Merhaba insan kardeşim; dini, dili, ırkı,
cinsiyeti ne olursa olsun her bir insana, insan olduğu için, insan
insana bir selam vermeliyim, ilişki kurmalıyım!

İlişkilerimizin dürüst, sıcak, samimi olmasını ve biz bilinci içersinde yer almasını dilerim