Sağlıklı olmak ve sağlığını yitirmek

51

Yaşayan tüm canlılar doğar, yaşar ve ölür. Mutlaka her canlı kendi neslini üretir ve böylelikle yaşamaya devam eder. İnsan vücudundaki hücrelerde, zamanla yaşlanır. Bir kısmı kendini yenileyemez, bir kısmı kendini yenileme yeteneğini kaybeder, bir kısmı ise zamanla oluşan gen mutasyonları nedeniyle bozuk, hatalı hücre oluşturur. Yaşlanmak, biyolojik olarak işte böyle bir şeydir. Yaşlanan her hücre ve canlı ölür, yerine kendine benzer canlılar, yaşamaya devam eder.

Hayat dedikleri işte böyle sıradan, basit, aynı zamanda çok karışıktır. İnsanoğlu Adem’den bu yana hep hayata anlam aramış, doğumu ve ölümü sorgulamıştır. Biyolojik acıdan bakıldığında insanın aslandan, attan, yılandan, hatta bakterilerden pek farkı yoktur. İnsanoğluda tüm diğer canlılar gibi, var olmak, canlı kalmak ve üremek ister. İnsan diğer canlılardan en önemli farkı, düşünmesi ve neticede ekosistemi kendi isteğiyle çevirmesidir. Biz diğer canlılardan farklı olarak, istediğimiz canlıların üremesini artırıcı, istediğimiz canlıların üremesini engelleyici değişiklikler yaparız. Böylelikle neslimizin devamını sağlarız. Aslında oldukça zayıf bünyeli olan insan, varlığını bu değişikliklere borçludur. Tüm doğa ile uğraşan bilimler ve hatta sosyal bilimler neticede, “Doğayı kendi lehimize nasıl çeviririz?” sorusuna yanıt aramışlardır. Biyoloji biliminin, kimya biliminin, sonuçta tababetin amacı budur.

İnsanlar daima sağlıklı ve güzel kalmak isteseler de imkânsızdır. Hücrelerimiz yaşlanır, kendini yenileme yeteneğini kaybeder ve sonuçta kendini yok eder (apoptozis ). Apoptozisin olmaması hastalık işaretidir, kanserlerin birçoğunun nedeni arızalı hücrelerin ayıklanamamasıdır. Yaşlanmak kaçınılmaz olsa bile, yaşlanmayı geciktirmek ve sağlıklı uzun ömür sürmek mümkündür. Nasıl kötü ve yerinde kullanılmayan aletlerimiz eskiyorsa vücudumuzda kötü kullanılır ve doğal olmayan maddelere veya işlere maruz bırakılırsa çabuk eskir. Sağlıklı kalmak doğal yaşamakla mümkündür. Bunun için yapabileceklerimizi kısaca sıralarsak:

  •  
    • Az yemek: Düşük kalorili beslenme havyan deneylerinde ömrü uzattığı ve yaşlanmayı geciktirdiği gösterilmiştir. Ayrıca şişmanların zayıf insanlara göre daha kısa yaşadığı ve birçok hastalığa neden olduğu biliniyor. Öyleyse sofradan doymadan kalkalım, yavaş yiyelim, bel çevremizi erkeklerde 94 cm, kadınlarda 80 cm altında olmalı.
    • Dengeli beslenme:  Her sağlıklı besinden yeteri kadar almalıyız. Tavsiye edilen meşhur piramit formülüdür. Yani, %60-70 karbonhidrat, %20-30 protein ve %15-20 yağ içeren diyetle beslenme.

Karbonhidrat kompleks olmalı ve bol lif içermeli ( tam tahıllar ve tahıllardan yapılan yiyecekler), etler haşlanmalı veya yakmadan kavrulmalı, sebze, meyve sıkmadan bütün olarak yenmeli, normal et ve sütte bulunan katı yağ dışında katı yağ tüketilmemeli.

  •  
    • Hareketli yaşam: Eğer masa başında çalışıyorsanız, günde en az 45 dakika egzersiz yapınız.  Egzersiz yaşınıza ve sağlık durumunuza uygun olmalı. Basit gevşeme egzersizleri, bahçe ile uğraşma, yürüme ve yüzme gibi sporlar hemen hemen herkes için uygundur.
    • Sigara ve alkolden uzak durmak: sigara ve alkolün ömrü kısalttığı, deri ve vücut yaşlanmasını artırdığı ve birçok hastalığa sebep olduğu biliniyor. Bu iki zehirden uzak durursanız uzun yıllar sağlıklı ve güzel kalabilirsiniz.
    • Temizlik: Tüm vücudun temiz tutulası hastalıkları engeller. Derinin sık temizlenmesi ölü deri hücrelerini temizler, deri kanlanmasını artırır. Aşırı sabun ve deterjan kullanımı cildin yağ tabakasını yok edebilir. Diş temizliği de hem diş çürümesini ağız kokularını önlediği gibi vücuda mikropların yayılmasına mani olur. Mutlak gusül yapılmalı, vücut ifrazatlarından temizlenmeli, fakat cinsel organ içleri buradaki doğal korumayı bozacağından yıkanmaması gerekir.
    • Düzenli yaşam: Vakitli çalışma, düzenli beslenme, spor ve uyku sağlıklı yaşam için vazgeçilmezdir. Uyku bağışıklık sistemini güçlendirir, dinlenmemizi sağlar.
    • Stres yönetimi: Strese modern iş yaşamı ve rekabetçi ortam nedeniyle giderek daha çok maruz kalınıyor. Stres iyi yönetilirse başarı için faydalıdır. Tatil yaparak, arkadaş ve dost desteğiyle, hobi ile uğraşarak, gevşeme egzersizleriyle, spor yaparak, namaz kılarak, eğer çok sıkıntı veriyorsa psikolojik danışmanlık alarak stresle başa çıkabiliriz.

Ne yaparsak yapalım, neticede yaşlanma kaçınılmaz. Yaşlandıkça da hastalıkların ortaya çıkması ve ölüm kaçınılmaz. Öyleyse bu dünyaya neden geldiğimizi bilelim, bu şuur içerisinde yaşayalım. Hem ne demiş şairimiz:

Avazeyi bu alemde Davut gibi çal,

Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş. (Baki)