Obezlik, Kaç Türlü?

65

Bugünlerde obez sözcüğünün sık kullanıldığını görüyorum. Gün
geçmiyor ki, televizyon kanallarında kadınlarla ya da sağlıkla ilgili
programlarda obez sözcüğü kullanılmasın, obeziteden bahsedilmesin.
İngilizce “obese” kelimesinden gelen obezite”, vücutta
depolanan yağ miktarının çok fazla olması diye tanımlanıyor. Obezite
vücudun fiziksel yapısına uymayacak ölçülerde aşırı derecede yağ
depolanması sonucunda oluşuyormuş.

Obezlik, bir sağlık problemi. Dünyada, özellikle Amerika’da,
insanlar hızla obezleşiyormuş. Bu ülkede, üç çocuktan biri,
yetişkinlerde ise 10 kişiden 6’sı obezmiş, her yıl 300 bin kişi
obezlikten ölüyormuş, bu hastalıktan dolayı 100 milyar Dolar
harcanıyormuş. Obezliğin tedavisi için harcanan para yoksul ülkelere
yardım olarak verilse, dünyada fakir kalmazmış.

Obezliğin nedeni olarak aşırı yeme ve hareketsizlik gösteriliyor.
Obezlik, çağımızın hastalığıymış. Kalp ve damar hastalıkları, insan
ömründe kısalma, yüksek şeker, yüksek tansiyon, zor doğum, kısırlık,
varis, kas zayıflığı, fıtık vb. pek çok hastalıkta obezite etkili
faktörmüş.

Günümüzde obezlik, insan vücudunda fiziksel çirkinliğe yol açan, bir
biyolojik hastalık olarak algılanıyor. İşin derinine inerek sözcüğün
anlam sahasını genişletirsek, hemen herkesin değişik ölçülerde obez
olduğunu söyleyebiliriz. İnsan anatomisiyle ilgisi yok benim demek
istediğim obezliğin. Bitmeyen bir iştahla mal mülk ediniyoruz.
Yığıyoruz üst üste bunları. Biriktiriyoruz, hayatımız sonsuzmuş gibi.
Sonra da biriktirdiklerimizin bir işe yaramadığını görüyoruz, atmaya
kıyamadığımız için altında ezilmeye başlıyoruz biriktirip
yığdıklarımızın. Tam bir hamal durumundayız. Ne farkımız kaldı şimdi
bir obezden. O, fazla yağlarının hamallığını yapıyor, biz bir
tamahkârlık eseri olarak biriktirdiklerimizin… Sonra da öfleyip
püflüyoruz. Bazılarımız, hedef gözetmeden ölçüsüzce kitap okuyor.
Edindiği bilgilerin belki hayatında hiçbir yararı olmayacak. Ayaklı
kütüphane denecek kendisine. Öğrenme iştahı, yararsız bilgi çöplüğüne
dönüştürecek onun kafasını. Bu da obezliğin bir türü. Sosyalleşme ya da
popülerlik adına pek çok kimseyle tanışıyoruz, onlar tarafından
biliniyoruz. Bilinmek, zevk veriyor bize. İnsanlar etrafımızda pervane
oluyor, sayısız iltifatlar ediyor. Her birimiz, bol mesaj, tebrik
telefonları, mektupları alabiliriz yılın belli günlerinde. Çok kişi
tarafından tanınır olma zevkiyle kanatlanırsınız adeta. Şişersiniz bir
balon gibi. Bu kadar bilinir olmanın ağır bir yük, gereksiz bir arzu
olduğunu anlarsınız başınıza bir olay geldiğinde. Artık, siz bir sosyal
obezsiniz. Bu denli insan tarafından bilinir olmanın ne kadar gereksiz
olduğunu dillendirmek zorunda kalabilirsiniz. Sürekli yükselme, yüksek
makamlarda bulunma arzusu da bir tür obezliktir. Bulunduğunuz makamın
hakkını veremezseniz, oturduğunuz koltuğun size ne kadar ağır
geldiğini, sizi ne kadar yorduğunu anlarsızın. Bunun adı, bürokratik
obezliktir. Yaşadıkça yaşamak isteriz. Ölüm, başkaları içindir, hiç
yakıştıramayız kendimize. Günler, aylar, yıllar bitmesin isteriz. Doğan
her günün getirdiği sıkıntıya katlanırız ölmemek için. Yığarız saatleri
basamak basamak. Yığdıkça direncimizi kaybederiz, günlerin altında
eziliriz. Hamalı oluruz gece ve gündüzün. Namerde muhtaç, dosta rezil
oluruz fazla yaşama obezliğimiz yüzünden. Ölümün, bir temizlik olduğunu
kabullenemeyiz bize sıra geldiği halde.

Obezliği, aşırılık duygusu doğuruyor. Aşırı yiyip aşırı dinlenenler
bedensel obezliğe saplanıyorlar. Yararsız bilgi, entelektüel obezliği;
gereksiz arkadaşlıklar, sosyal obezliği; tamahkârlık, servet
obezliğini; ölüm korkusu, yaşama obezliğini; hâkimiyet duygusu, makam
obezliğini doğuruyor. Bu sonuçlar da bizde zamanla, gerilime,
bıkkınlığa, küskünlüğe, bunamaya, güvensizliğe, erken yaşlanmaya yol
açıyor. Bunun tersi, özveri, paylaşma, ölçülü ve dengeli çalışma,
cömertlik, hoşgörüdür. Bu duyguların geliştirilmesi, hayatı bizim için
hafifletecek, kendisinden zevk alınır hale getirecek, bize insan
olmanın hazzını hissettirecektir.

Hayatımızdaki çok yönlü obezliğe karşı sürekli diyet, düzenli ve ölçülü spor gerekiyor.