Mustafa Kemal’in Günahları!

70

Mustafa Kemal’in günahları çok büyük çok!

Hangisini sayayım?

İslam Halifesi ve Osmanlı Sultanı’nın sömürgeci ülkelerle imzaladığı SEVR antlaşmasını yırtıp attığını mı?

Anadolu halkını kışkırtıp yurdu işgal güçlerinden temizlemesini mi?

Yok, yok, en büyük günahı Türkiye Cumhuriyeti’ni kurup, Padişah Efendimizin kullarından “vatandaş” yapmaya çalışmasını mı? O vatandaşlardan bir “ULUS” oluşturmasını mı?

Yoksa, yabancıların eline geçen Osmanlı mülk ve işletmelerini, bedelini ödeyerek geri almasını mı?

O’nun 15 yıllık döneminde işlenen günahlar için kanıt mı istiyorsunuz?  İşte kanıtları;

26 Ağustos 1924: İş Bankası’nı kuruldu,

10 Ekim 1924: Ankara-Sivas demiryolu inşaatı başladı,

1 Ocak 1925: Gümrük Vergileri uygulamaya kondu,

5 Mayıs 1925: Ankara’da örnek bir çiftliğin kuruluşunu başlattı,

15 Ağustos 1925: Kayseri’de Tayyare Fabrikası kurulması için Junkers firmasıyla anlaşma yapıldı,

13 Eylül 1925 : Avrupa’ya yüksek öğrenim için öğrenci gönderilmesine karar verildi,

26 Kasım 1926 : Alpullu Şeker Fabrikası açıldı,

28 Mayıs 1928 : Van Gölü’nde vapur işletilmesi kararı verildi,

5 Ocak 1929 : Anadolu-Bağdat , Adana-Mersin Demiryolları ve HAYDARPAŞA Limanı satın alındı!,

18 Haziran 1933 : İzmir Rıhtım Şirketi satın alındı!,

27 Nisan 1934 : Menemen-Manisa, Basmane-Afyon Demiryolları satın alındı!, 14 Ağustos 1934 : İzmit Kağıt Fabrikası ile Paşabahçe Şişe Cam Fabrikası temelleri atıldı,

19 Ekim 1934 : Turhal Şeker Fabrikası açıldı,

18 Aralık 1934 : İstanbul Rıhtım Dok ve Antrepo şirketi satın alındı!,

21 Şubat 1935 : İzmir Havagazı Şirketi satın alındı!,

9 Nisan 1935  İstanbul Telefon Şirketi satın alındı!,

16 Eylül 1935 : KAYSERİ Bez Fabrikası’nın bazı üniteleri üretime başladı,

23 Ekim 1935 : ETİBANK hizmete girdi,

29 Kasım 1935 : Paşabahçe Cam Fabrikası hizmete girdi,

6 Kasım 1936 : İzmit Kağıt Fabrikası hizmete girdi,

1 ocak 1937 : Sirkeci-Edirne demiryolu satın alındı!,

3 Nisan 1937 : KARABÜK DEMİR ÇELİK Fabrikası temeli atıldı,

9 Ekim 1937 : NAZİLLİ Bez Fabrikası Atatürk hizmete açtı, 1 Ocak 1938 : GEMLİK Suni İpek Fabrikası hizmete girdi,

2 Ocak 1938 : BURSA MERİNOS Fabrikası hizmete girdi,

24 Ocak 1938 : İZMİR Telefon Şirketi satın alındı!,

11 Nisan 1938 : Üsküdar ve Kadıköy Su Şirketi satın alındı!,

23 Mayıs 1938 : İstanbul Elektrik Şirketi satın alındı!,

11 Temmuz 1938 : Toprak Mahsulleri Ofisi kuruldu;

10 Kasım 1938 Mustafa Kemal öldü.

Ama, tohumunu attığı günahlar biraz daha sürdü!

10 Eylül 1939 : KARABÜK Demir Çelik Fabrikası hizmete girdi,

18 Şubat 1941 : PETROL OFİSİ kuruldu,

4 Haziran 1944 : DUYUN-U UMUMİYE tarihe karıştı!

15 Ocak 1945 : ŞİRKET-i Hayriye ( İstanbul Şehir Hatları Vapur İşletmesi) satın alındı!

Görüyor musunuz;

Osmanlı’nın iflası ile yabancı şirketlerin eline geçen demiryollarını, liman işletmelerini, telefon, havagazı, elektrik, su, vapur işletmelerini bir bir parasını ödeyerek geri almış! Yeni demiryolları, fabrikalar inşa etmiş.

Allah’tan, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi sonucu kurulan Ulusu Hükümetinde “Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcılığına” getirilen ve 1983 sonrası iki dönem bu ülkeyi Başbakan olarak yöneten, “Demiryolları Komünist İşidir” atasözü ile tarihe geçen  Turgut Özal’ın başlattığı Özelleştirme çabalarını, sonraki siyasal iktidarlar da sürdürdüler, “ulusun ortak malı” olan ne varsa “Babalar gibi sattılar” da, bu günahlardan kurtulduk!

Hatta bir zamanın Maliye Bakanı Unakıtan;  “Sata sata bitiremedik, ne komünist ülkeymişiz?” diye ne de güzel özetledi!

Çok şükür, limanları, telefon idarelerini, elektrik dağıtım işletmelerini ve diğerlerini sattık kurtulduk!

Şimdi, Borsamız, sigorta şirketlerimiz dahil, hemen her türlü sınai ve ticari işletmeler yabancı şirketlerin elinde.

Ne SEKA kaldı, ne SÜMERBANK, ne de satılmadık limanımız!  Tarım ve hayvancılık derdinden de kurtulduk! Alıyoruz Angus’ları, susturuyoruz Angutları!

Çok şükür, böylelikle, Mustafa Kemal’in bu ülkede işlediği tüm günahlardan bir bir kurtulduk!

Dış siyasette de dost ve müttefik ve de “stratejik ortağımız” ABD ne derse yapıyoruz, “sıfır sorun” ile gül gibi yaşıyoruz!

NATO Karargahlarında, Pentagon’da, CIA merkezinde, Almanya’da, Fransa’da “Bölünmüş Türkiye haritaları” üzerinde taktik ve strateji çalışmaları yapılıyormuş, ABD “Büyük Ortadoğu Projesi” BOP ile Ortadoğu’da haritaları değiştirmeye çalışıyormuş!

Bunlar, komünistlerle milliyetçilerin uydurmaları!

Hem artık dünyada komünizm mi kaldı, milliyetçilik mi?

Bakın Irak’ta, Afganistan’da demokrasi nasıl geldi? Geldi de fena mı oldu?

Biz de biraz daha “İleri Demokrasiye” geçsek fena mı olur?

Siz, “Son 50 yılda dünya barışı için çocuklarını en çok feda eden ülke Amerika’dır” diyen, koskoca Cumhurbaşkanımızdan daha mı iyi bileceksiniz?

“Amerika bizim canımız, feda olsun kanımız” diyen büyüklerimiz ne kadar haklıymışlar!

Bakın ne kadar özgür, onurlu, müreffeh bir ülke olduk!..

Oo, saat de gece yarısına gelmiş.

Haydi, iyi geceler Türkiye’m!

Her nerede, nasıl, hangi çobanların güdümünde uyutuluyorsanız!..