Mesafenin Aslı

27

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde zaman zaman sıra dışı ve yüksek gerilimli toplantılara şahit oluruz. Karşı görüşlerin savunulması esnasında nadiren de olsa milletvekillerimizin kastı aşan sözleri, parlamentomuzda arzu edilen üslûbun dışına çıkılmasına neden olur.

İşte o andan itibaren de gürültü, niza, sövgü ve giderek artan tansiyon işi arbedeye itiş kakışa kadar vardırır. Meclisi yöneten başkan, milletvekillerini ılımlı, ölçülü ve soğukkanlı olmaları için uyarır, sonuç alamazsa idare amirlerini göreve davet eder yine başarı sağlanamazsa oturuma ara verir. Eğer başkan deneyimli değilse bu kargaşayı seyreder.

Geçenlerde T.B.M.M.’de böyle kavgalı ve gürültülü bir oturum yaşandı. Meclis başkan ve ilgililerinin girişimleri etkili olamadı. Milletvekilleri birbirlerini tartakladılar.

Bu olaylı oturumdan kısa bir süre  sonra M.H.P. lideri sayın Devlet Bahçeli “- Bundan sonra mecliste M.H.P. sıralarına bir metre yaklaşan, ne olacağını görür.” Açıklamasıyla, parlamentoda yeni bir sınırı gündeme getirdi.

Ancak, parlamentolarda parti grupları arasındaki ilk sınırın, orta çağa kadar uzanan eski bir tarihi vardır. 1215 yılında kabul edilen ve kralın yetkilerini  sınırlayan Magna Carta Libertatum’un kabulünden sonra oluşan gelişmeler ve edinilen deneyimler sonucunda İngiliz parlamentosunun oturma düzeni tespit edilmiştir. Bu  düzene göre, iktidar ve muhalefet milletvekilleri birbirlerini görebilecek şekilde karşılıklı tribünlerde otururlar ve aralarında yeşil rengin hakim olduğu bir koridor bulunur. Bu koridorun her iki tarafına çizilmiş birer kırmızı bant vardır. Koridorun genişliği  yaklaşık   dört metredir.

Tarafların bu kırmızı bantları aşmaları ve birbirlerine hasmâne  bir şekilde yaklaşmaları yasaktır. Ama daha önemlisi parlamenterlerin bu yasağa gösterdikleri kesin uyumdur.( http://www.editorsweblog.org/parliament_000.jpg)

Kırmızı bantların nedeni, eski dönemlerdeki en etkili silah olan kılıcın herkes tarafından taşınmasıdır ki, parlamentoda vuku bulan ateşli, sert ve kavgalı toplantılarda sinirlerine hakim olamayan vekillerin birbirlerine kılıç çekip saldırmalarını ve anında kılıç kılıca gelmelerinin önlenmesidir.

Demokrasinin gelişme ve olgunlaşma sürecinde tüm dünya parlamentolarında sert tartışmalar ve gerginlikler yaşanmıştır. Önümüzdeki dönemlerde de gene yüksek tansiyonlu ve tartışmalı oturumlar gerçekleşecektir. Önemli olan bu olaylardan çıkarılacak tecrübe ve birikimlerin gerçek demokrasiye ulaşmamıza  olumlu katkılar  sağlamasıdır.