53

İsyanın kapısı, hiçliğin girizgâhı, varlığın başlangıcı ve imanın anahtarı. Her şey LÂ ile başlar. İnsanı insan yapan tüm değerler bu olumsuzluk edatında gizlidir.

Köleliğe ve insanı insana kul yapan tüm sistemlere isyan, hiçliğin başlangıcına niyet, kulluğa atılan ilk adım, Kelime-i Tevhid’in ilk hecesi.

İman için ilk şart inkârdır, isyandır. Özgürlük için kırılan zincirlerin tınısı gizlidir içinde. İnsanlığa vurulan prangaların söküldüğü andır gönüllerde. Ve en önemlisi Akıl için bir kanat çırpışıdır gökyüzüne.

İnsanlığın tüm değerleri gizlidir bu hecede. İlahi mesajın muhatabı olmanın şartıdır LÂ.

Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük mirastır LÂ. Eğer öğretemezsek LÂ gibi dik durmayı; sorgulamadan düşünmeden itaat etmesini, eğilip bükülmesini öğretiyoruz demektir.

Eğer LÂ’nın anlamını öğretmeden başlıyorsak geleceğimiz çocuklarımızı eğitmeye; Köle olmaya mahkûm bir neslin tohumlarını atıyoruz bilmeden.

Eğer “Fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek” istiyorsak hep birlikte, önce LÂ’nın anlamını kavraması gerekir bu milletin çocuklarının.

Eğer ‘imanlı bir nesil’ yetiştirme gayret içinde olan yöneticilerimiz varsa memlekette önce LÂ’nın anlamını koysunlar müfredata lütfen.

Ve biz öğretmenler “Kuzu gibi maşallah” diye diye geleceğin koyunlarını yetiştirmek yerine, önce LÂ’nın anlamını öğretelim de çocuklarımıza biraz isyankâr olsunlar; itiraz etmeyi, sorgulamayı öğrensinler.

Önce LÂ’nın anlamını öğretmeliyiz ki çocuklarımıza sonrasında ‘İlâh’ın ne olduğunu iyice anlasınlar. Anlasınlar ki Şeyhlerini uçurup, Hocaefendilerini kendilerine put yapmasınlar.

LÂ’nın ne demek olduğunu anlasınlar ki Milletine silah sıkarken birazcık düşünsünler. Bombalarlarken teröristlerin korkulu rüyası Bordo Bereli kahramanlarımızı, nasıl bir ihanetin içerisinde olduklarını anlasınlar. Pür dikkat kesilsinler ki kendilerini mankurtlaştıranların gerçek öğretmen değil birer kukla olduklarını görebilsinler.

Ve gerçek öğretmenler LÂ’nın anlamını iyice öğrensinler ki hem kendileri eğilip bükülmesinler; elif gibi dik dursunlar hem de “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” sözünün gereğini yapsınlar.

Sormadan edemiyorum kendime; acaba Atatürk bu sözü söylerken hakikaten gerçek iman sahiplerini mi kastediyordu diye? Sahi siz ne dersiniz?