Küreselleştirme ve Bölgesel Kalkınma Ajansları

64

Hep dünü konuşma ve suçlama alışkanlığımız var. Her 28 Şubat geldiğinde koro halinde 28 Şubat’ı konuşuyor, bugüne pek değinemiyoruz. 28 Şubat, Refah-Doğru Yol iktidarını alaşağı etmek, Refah Partisini parçalayarak ileride kullanılabileceklere yeni parti kurdurularak adeta bugünlerdeki sorunların temellerinin atıldığı tarihtir. Bu bakımdan, bugünkü iktidar 28 Şubat’a çok şey borçludur. Öyle bir ortam hazırlanmıştı ki, asker-sivil bürokrasiye laiklik hassasiyetiyle hareket ettirilmiş, İslami görünümlü bir kesime de mazlum rolü oynatılmıştır. Başörtülü milletvekili, Refah Partisi yönetimine rağmen TBMM’ne sokulmuştur. Böylece içeride mevcut iktidarın önünün de açılması sağlanmıştır. Dışarıda ise; özellikle Ortadoğu’da küresel gücün çıkarlarına uygun bir ortam yaratılarak BOP desteklenmiş ve Ortadoğu’nun kolaylıkla karıştırılmasına yol açılmıştır. 28 Şubat’ı tenkit edenler, günümüzdeki sivil darbeleri görmemezlikten geliyor ve tenkit dahi edemiyorlar. Her halde ileri demokrasinin sonucu bunlar…

Bölge Kalkınma Ajansları yine gündeme geliyor. Ajanslar, önü açılmış ülkelerin, milli devletlerin küresel çıkarlara göre şekillendirilme süreci olan küreselleşme, küreselleştirme anlaşılmadan fark edilemez. Ajanslar, küreselleştirmenin bir gereğidir.

Küreselleşme, “üretme ithal et, borçlan ve daha çok etki alanıma gir, tüketimi düşün” anlayışını egemen kılmaktadır. Bu anlayış “küresel düşün, milli değil; yerel davran, bütünü değil; parçayı esas al” görüşü ile takviye edilmektedir. Milli kaynaklara el koymak, merkezi devleti dışlayarak ajansların kalkınma kurullarının yabancı ülkelerle doğrudan temasları bunların amaçlarıdır. Kamu denetiminden ve kamu yararından uzak olmaları, merkezi bütçeyi dışlayıcı çalışmaları, bölgesel kalkınma hedefleri ile çelişir.

Devletten kredi alınacak, dışarıdan proje karşılığı AB fonları gelecek ve sermaye-hasıla katsayısı düşük azgelişmiş yöreler kalkındırılacak, rekabet yaratılacak! Belirli seviyede bölgesel kalkınma olmadan bölgelerarası rekabet nasıl hedeflenebilir? Yabancı sermaye kar amacını ikinci plana atarak nasıl kamu yararına düşünebilir? Üstelik dışarıya kar transferi de yapılacak, vergi kolaylıkları ve imtiyazlar tanınacak… Bu sürecin bölge ve yöre kalkınmasını sağlayacağını beklemek liberal körlüktür. Yerli emsallerinden çok daha az vergi alınınca, bu defa vasıtalı vergilerle, beyan dışı gelir vergileriyle halk ve orta sınıf ezilecek, kayıt dışı ekonomiye hiç dokunulmayacak… Bu küresel kapitalizme eklemlenme, ucuz hammadde, yarı mamul ve mamul tedarikinin sağlanmasıdır.

Gelir dağılımını bozucu etkileri olan Bölgesel Kalkınma Ajansları, ülkemizde tartışılmadan 2009 yılında kabul ettirilmiştir. Bunlar, istihdam ve gelir yaratıcı reel sektör olmayıp türev faaliyetlere dayanırlar. İngiltere, kamu harcamalarını arttırdığı gerekçesiyle kalkınma ajanslarının faaliyetlerini iptal etmiştir. Türkiye’de ise; bunun tersi yapılmakta, bir zamanlar “barış gönüllüleri“nin oynadığı siyasi rol, bu defa ekonomik boyutuyla ajanslara verilmektedir.

Önceki İçerikTürklerle Uğraşanın İşi Çok Zor
Sonraki İçerikMüziğimizdeki yapı mükemmelliği, Süleymaniye’yi hatırlatıyor
Avatar photo
1944 İstanbul doğumludur. Orta Öğrenimini Maarif Kolejinde, yüksek öğrenimini İktisadî ve İdari Bilimler Yüksek Okul'unda tamamlamıştır. 1967'de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne asistan olarak girmiştir. Ord. Prof. Dr. Z.F. Fındıkoğlu'na asistanlık yapmıştır. 1972'de "Bölgelerarası Dengesizlik" teziyle doktor, 1977'de "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" teziyle doçent, 1988'de de profesör olmuştur. 1976 Haziranında yurt dışına araştırma ve inceleme için giden Erkal 6 ay Londra ve Oxford'ta inceleme ve araştırmalar yapmış, Doçentlik hazırlıklarını ikmal etmiştir. 1977 yılında hazırladığı "Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri" isimli Eğitim Sosyolojisi ve Eğitim Ekonomisi ağırlıklı tezle Doçent olmuştur. 1988'de Paris'de, 1989'da Yugoslavya Bled'de yapılan milletlerarası UNESCO toplantılarında ülkemizi birer tebliğle temsil etmiştir. 1992 Yılında Hollanda'da yapılan Avrupa Konseyi'nin "Avrupa'da Etnik ve Cemaat İlişkileri" konulu toplantısına tebliğle katılmıştır. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi dışında dönem dönem Harp Akademilerinde, Gazi Üniversitesi'nde, Karadeniz Teknik (İktisadi ve İdari Bilimler Yüksek Okulu) ve Marmara Üniversitelerinde de derslere girmiştir ve konferansçı olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü ve İktisat Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı, Metodoloji ve Sosyoloji Araştırmaları Merkezi Müdürü, İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi, Aydınlar Ocağı Genel Başkanı ve İstanbul Türk Ocağı üyesi olan Prof. Dr. Erkal'ın yayımlanmış ve bir çok baskı yapmış 15 kitabı ve 700 civarında makalesi vardır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde Pazar günleri makaleleri yayımlanmaktadır. Prof. Dr. Erkal evli ve üç çocukludur. Dikkat Çeken Bazı Kitapları : Sosyoloji (Toplumbilimi) (İlaveli 14. Baskı), İst. 2009 Orta Teknik Eğitim-Sanayi İlişkileri, İst. 1978 Bölgelerarası Dengesizlik ve Doğu Kalkınması,(2. Baskı), İst. 1978 Sosyal Meselelerimiz ve Sosyal Değişme, Ankara 1984 Bölge Açısından Az Gelişmişlik, İst. 1990 Etnik Tuzak, (5. Baskı), İst. 1997 Sosyolojik Açıdan Spor, (3. Baskı), İst. 1998 İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri, (5. Baskı), İst. 2000 Türk Kültüründe Hoşgörü, İst. 2000 Merkez Binanın Penceresinden, İst. 2003 Küreselleşme, Etniklik, Çokkültürlülük, İst. 2005 Türkiye'de Yolsuzluğun Sosyo-Ekonomik Nedenleri, Etkileri ve Çözüm Önerileri (Ortak Eser), İst. 2001 Ansiklopedik Sosyoloji Sözlüğü (Ortak Eser), İst. 1997 Economy and Society, An Introduction, İst. 1997 Yol Ayrımındaki Ülke, İst. 2007 Yükseköğretim Kurumlarının Bölgelerarası Gelişme Farklılıkları Açısından Önemi ve İşlevleri, İTO, İst. 1998 (Ortak Araştırma)